İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/7384 K.2012/10146

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ş.. D..'ın maktül Nail'i öldürme suçunun sübutu kabul,takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma…

Esas2010/7384Karar2012/10146Tarih28 Aralık 2012Okuma5 dk · 957 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2010/7384 E., 2012/10146 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Aralık 2012
Tebliğname No
1 - 2010/257338
Mahkemesi
Bafra Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi ve no
07/07/2010, 2010/94 (E) ve 2010/130 (K
Suç
Çocuğu olası kastla öldürme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

957 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Ş.. D..'ın maktül Nail'i öldürme suçunun sübutu kabul,takdiri cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suç vasfına ilişen, müdahiller vekilinin takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

Oluşa ve dosya kapsamına göre; Çoban olan sanık ve maktülün olay günü arazide tanık Sefer de olduğu halde yaktıkları ateşin başında iken sanığın, maktülün yakasından tutup daha evvelde yaptığı şakalar gibi,"sana ateş edeyim mi" diyerek, omzunda asılı tüfeğini indirerek tüfeği çapraz tuttuğu, maktülün "dur fişek vardır,beni vurursun",tanık Sefer'in de "içinde mermi olabilir" sözü üzerine, sanığın,"tüfekte fişek yoktur "diyerek tetiğe basması neticesi, maktülün sağ uyluk 2/3 orta anteriorda 2,7x2,7cm. giriş medialde 10x10cm çıkış ve sağ uyluk orta medialde 10x8 cm giriş olacak şekilde yaraladığı sanığın kemeri ile maktülün bacağını bağlaması ve gelen tanıkların müdahalesine rağmen maktülün bu yaralanmaya bağlı femoral arter ve ven de hasar neticesi gelişen dış kanama sonucu öldüğü olayda;

Sanığın, boş olup olmadığını kontrol etmeden, ancak boş olduğuna inanarak av tüfeği ile ateş etmesi gözönüne alındığında eylemin"bilinçli taksirle öldürme" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 85/1, 22/3,62 maddeleri uyarınca hüküm kurulması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek olası kast ile öldürme suçundan hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin sair temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabii hükmün tebliğnamadeki düşünceden farklı gerekçe ile (BOZULMASINA), Üye .... ve Üye ..... sanığın eyleminin kasten adam öldürme suçunu oluşturduğu yolundaki karşı oyları ve oyçokluğu ile 28/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

1- OLAY;

a)Mahkemece kabul edilen oluşa göre, "sanık ve abisi Ali'nin zaman zaman avtüfeğini insanlara tevcih edip, muhtemel bir olaya sebebiyet verebilecekleri yönünde köydekilerde ciddi bir endişenin olduğu, bu hususta babasının dikkatini çekmesi hususunda muhtar nezdinde girişim faaliyetlerinin bulunduğu,

suç tarihinde de maktul ve tanık Sefer'in birlikte hayvan otlattıkları merada yaktıkları ateşin başında iken, elinde tüfeği ile gelen sanık Şükrü'nün, maktulün yakasından tutup diğer eliyle omuzuna asılı avtüfeğini maktulün bacak üst kısımlarına gelecek biçimde doğrultup "seni vururum" diye sözler sarfettiği, bu sırada maktulün sanığı ittirdiği ve sanığın hem maktul tarafından, hemde tanık Sefer tarafından "yapma dur, fışek vardır" gibi sözlerle uyarıldığı,

buna rağmen sanık Şükrü'nün yaklaşık iki metre mesafeden saçma taneleri dolu fişeğin yer aldığı tüfekte maktulün bacağına doğru bir el ateş ettiği şeklinde " olayın cereyan ettiği "belirlenmiştir.

B) Uyuşmazlık; Tüm dosya kapsamı ile yerel mahkemenin kabul ettiği oluş çerçevesinde, suçun sübutuna ilişkin herhangi ayrık bir görüş bulunmamasına karşın, çoğunluk görüşü ile azınlık görüşü olan bizlerin ayrıldığı yön, eylemin vasıflandırılmasına ilişkindir.

-Çoğunluk görüşü, sanığın avtüfeğini doğrultarak tetiğe basması neticesi tüfeğin ateş alması ile birlikte karşısında bulunan maktulün yaralanarak ölebileceğini öngörmesi gerektiğinden, eylemin "bilinçli taksirle öldürme" suçunu oluşturduğuna ilişkin isede,

-Azınlık görüşü olarak bizlerin görüşü ise, avtüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan iradi atışlarda, toplu saçma girişi meydana getirecek şekilde atış yapılması halinde muhakkak olan ölüm neticesinin gerçekleşeceğinin sanık tarafından bilinmesi gerektiğinden eylemin kasten öldürme olarak nitelendirilmesi gerektiği yönündedir.

II-MUHALEFET GEREKÇESİ

a)Yasal teorik gerekçe;Burada irdelenmesi gereken husus, sanığın elindeki avtüfeğini iradi olarak ateşleyip ateşlemediği noktasıdır. Zira; sanığın kastının belirlenmesi neticesinde eylemin vasıflandırılması mümkün olacaktır.

5237 sayılı TCK'nun 21/1 maddesinde tanımlandığı üzere, "kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir".Suçun kanuni tanımındaki unsurlardan maksat ise, fiilin haksızlık tipini oluşturan tüm unsurlardır. Sanık hareketiyle hedeflediği doğrudan neticelerle birlikte, hareketin zorunlu veya kaçınılmaz olarak ortaya çıkan sonuçlarıda, açıkça istenmese dahi doğrudan kastın kapsamı içinde değerlendirilmelidir. Belli bir sonucun gerçekleşmesine yönelik hareketin, günlük hayat tecrübelerimize göre diğer bazı sonuçları da doğurması muhakkak ise, failin bu sonuçlar açısından da, doğrudan hareket ettiği kabul edilmelidir.

b)Teorik gerekçemizi sunduktan sonra, somut olaya uyguladığımızda; Dosyada mevcut suç aletine ait ekspertiz raporu incelendiğinde, herhangi bir arızasının bulunmadığı, ayrıca bu yönde bir ihtilaf da olmadığı sabittir.

Sanık ve abisi Ali'nin zaman zaman bu tüfeği 3.kişilere tevcih eder biçimde şaka yolu ile de olsa davrandıkları, bu durumun köyde tedirginlik yarattığı Bafra Ağır Ceza Mahkemesi kararının kabul gerekçesinde de belirtilmektedir.

Olay tarihinde de sanık omuzundaki tüfek ile maktul ve tanık Sefer'in yanlarına gelip, maktulün yakasından tutup, "sana ateş edeyim mi? " diyerek, omuzunda asılı tüfeğini indirerek maktulün bacağına doğrultarak, "dur fişek vardır, beni vurursun", tanık Sefer'inde "içinde mermi olabilir" sözü üzerine, sanığın "tüfekte fişek yoktur" şeklindeki beyanı ihtimali bir durumda kalmakta olup, bu ihtimali duruma rağmen tetiğe basmıştır.

Sayın çoğunluk görüşüde bu ihtimale rağmen, sanığın iradi olarak tetiğe bastığını oyçokluğu ile Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin kararının bozulmasına ilişkin kararda kabul etmektedirler. Kaldı ki, sanık Ş.. D.. soruşturma aşamasında, Jandarmada müdafii huzurunda " ..... tüfeği çarpraz tutarken tüfek birden ateş aldı ve Nail ayağından vuruldu, ben bu esnada tüfeğin dolu olduğunu unuttum, tüfeğimi ben daha önce Nail ile buluşmadan önce doldurmuştum". Şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık, maktul ve tanık Sefer'in yanına gitmeden hemen önce beyanına göre doldurduğu tüfeğinin şayet dolu olduğunu unutma durumu olsaydı, olayın hemen öncesinde, gerek maktulün gerekse tanık Sefer'in "içinde mermi olabilir" şeklindeki ikazı üzerine doluluğunu unuttuğu tüfeğin içindeki fişekleri de ayrıca hatırlaması gerekir idi.

SONUÇ / HÜKÜM

III)SONUÇ

Tüm bu hususlar sanığın, dolu olan tüfeğin tetiğine iradi olarak bastığı neticesini çıkarmaktadır.

Dairemizin yerleşmiş içtihatları çerçevesinde, av tüfeği ile yakın mesafeden bacağa yönelik yapılan atışlarda, toplu saçma girişi meydana getirecek şekilde atış yapılması halinde muhakkak olan ölüm neticesinin gerçekleşeceğinin sanık tarafından bilinmesinin gerektiği, nitekim maktulün femoral arter ve ven yaralanmasından ileri gelen dış kanamadan oluşan şok nedeni ile öldüğü, bu durumda kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması,

atış mesafesi ve meydana gelen yaraların nitelikleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile kasten öldürme suçundan 5237 sayılı yasanın 82/l-e,62 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2010/7384, K. 2012/10146, 28 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşı Oy
  4. Iı-muhalefet Gerekçesi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2010/7384
Karar No
2012/10146
Tarih
28 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/7389 K.2012/22068
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/7391 K.2012/33259
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/7397 K.2012/33205
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/7398 K.2012/33214
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/7400 K.2012/31126
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/7401 K.2012/31125

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.