KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2011/2679 E., 2011/5397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yağma suçunu kolaylaştırmak maksadıyla ...'yi öldürmekten ve yağmadan sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (...) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/06/2010 gün ve 184/126 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Oluş ve kabule göre; olay günü olan 03.03.2009 tarihinde sanık...’nın telefon makinesine tefrikli sanık Iraklı’nın GSM hattı takılarak 20.29-21.44 saatleri arasında 5 görüşme yapıldığı, maktulün ikameti ile çalışmış olduğu tanık ...’ya ait market arasında bu şahısların kullandığı telefon baz istasyonlarının tespit edildiği, sanıklar ..., Iraklı ve Mamuka’nın, 04.03.2009 günü saat 05.29’da Sarp Sınır Kapısından çıkış yaptıkları, olay yerinden elde edilen “Viceroy” marka tütünü boşaltılmış sigara izmaritine bulaşmış tükürük örneğinin sanık ...’nın genotipi ile uyumlu olduğu,
müteveffanın kayıp cep telefonunun IMEI numarası üzerinden yapılan sorgulaması sonucuna göre, Gürcistan ülkesinde sanık ...’nın babası olan ... tarafından kullanıldığı, tanık beyanlarına göre, 2008 yılında sanık ...’nın, maktulün evinden hırsızlık yaptığı, sanığın maktulü kendisine para vermesi için tehdit ettiği, maktülün, korkusundan cep telefonu hattını değiştirdiği ve arkadaşlarına yeni telefon numarasını ...’ya vermemeleri hususunda ricada bulunduğu, yine bu olaydan bir süre sonra da maktulün evinin küçük penceresinin demiri sökülerek evine girildiği,
sanığın Türkiye’ye giriş yapmasının ardından yakalandıktan sonra hazırlık soruşturmasındaki savunmalarında ısrarla 3 yıldan beri maktulün evine hiç gitmediğini, kendisini de görmediğini beyan ettiği, yargılama sırasında olaydan bir gün önce maktulün evinde olduğunu kabul ettiği anlaşılmakla; sanığın suçunun sübutunu gösteren kesin ve yeterli kanıtların bulunması, hukuka aykırı delil niteliği taşımayan ve sanığın cezaevinde ziyaretçisi ile yaptığı ve kayda alınan görüşmenin tek başına hükme esas alınmamış olması nedenleriyle, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2011/2679, K. 2011/5397, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama