KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2011/5772 E., 2012/3772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten öldürme
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
1- Katılanlar vekilinin yetkisi olmadığından duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nun 317. Maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklardan ...'in öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanık ...'in savunmaları inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin suç vasfına, yasal savunmaya vesaireye, katılanlar vekilinin suçun tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik bulunmadığına, cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A- Sanık ... hakkında kasten öldürme suçunda kurulan hükümde sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin cezasından mahsubu sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 63.maddesi yerine 62.maddesi olarak yazılması yasaya aykırı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında mahsup ile ilgili uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 63.maddesi olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322.maddesiyle tanınan yetkiye istinaden DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA)
B- Sanık ...'in bıçakla maktül ...'i öldürdüğü olayda, sanık ...'ın da sanık ... ile eylem ve fikir birliği içinde haraket ettiği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Maktül ... ile sanık ...'in olaydan önce arkadaş oldukları, maktulün evli çocuk sahibi olduğunu öğrenen sanık ...'in bu ilişkiyi tek taraflı sonlandırdığı, maktül ...'in tekrar birlikte olma teklifini kabul etmediği, sanık ...'in diğer sanık ... ile nişanlanmasına rağmen maktül ...'in ısrarla sanık ...'i arayarak telefonla ve yüzyüze "benim olacaksın başkasının olamazsın "şeklinde sözler söyleyerek tehditlerde bulunduğu, en son olay günü bu tür tehdit ve tekliflerinde ısrar edip sanık ...e, durumu onun ve
nişanlısı ...'ın ailesine söyleyeceğini belirtmesi üzerine, sanık ...'in nişanlısından ayrılmasının sözkonusu olamayacağı artık peşini bırakması gerektiğini söylemek amacıyla maktül ...'in görüşme teklifini kabul ettiği, durumu nişanlısı sanık ...'a da anlattığı, sanık ...'ın sanık ...'i araba ile görüşme yerine yakın bir yere bıraktığı, sanık ...'in dolmuşla maktülle buluşma yerine gittiği, sanık ...'ın da endişelenip sanık ...'i takip ettiği, sanık ... ile maktül ... maktulün bir yakının evinin bahçesinde buluştuklarında aralarında tartışma ve kavga çıktığı,
maktulün sanık ...'in üzerine yürüdüğü boğazını sıkınca sanık ...'in çığlık atması üzerine sanık ...'ın ne oluyor diye müdahale ettiği, sanık ...'in ... diye seslenmesi üzerine maktulün, sanık ...'ı tanıdığı ve üzerine yürüdüğü aralarında boğuşma olduğu, maktulün ittirmesi ile sanık ...'ın yere düşmesine rağmen maktulün sanık ...'a karşı saldırılarını devam ettirdiği,
sanık ...'in ani bir kararla çantasına koyduğu bıçağı çıkartarak gelişigüzel rastgele birkaç kez maktüle vurarak maktülün ölümüne sebebiyet verdiği olayda sanık ...'ın sanık ...'in maktül ...'i öldürme eylemine katıldığına dair savunmasının aksine, mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığının kabulü ile, sanığın atılı suçtan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2011/5772, K. 2012/3772, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama