KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2011/7044 E., 2012/4438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tasarlayarak öldürme ve bu suça yardım, suç delillerini gizleme
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
1-) Cumhuriyet Savcısının süresinde verdiği 27.01.2011 tarihli temyiz dilekçesinde hakim havalesinin bulunmadığı, hakim havalesini içeren 22.04.2011 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin ise yasal süreden sonra olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin CMUK.nun 310 ve 317.maddeleri uyarınca reddine, 2-) Sanıklar ... ve ... hakkında suç delillerini gizlemek suçundan kurulan hükümler yönünden;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin sübuta ilişen, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bentlerin, "sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d,
e bentlerinde belirtilen haklarından mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322.maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
3-) Sanık ...'ın tasarlayarak öldürme, sanık ...'ın tasarlayarak öldürmeye yardım suçundan kurulan hükümler yönünden; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden;
Sanıklar ... ve ...'ın müdafiiliğini üstlenen avukatın; sanık ...'in evin bahçesinde gece vakti maktulü görünce öldürdüğünü, sanık ...'ın öldürme suçuna katılmadığını savunması, sanık ...'in, gece vakti eşi olan ...'ın bahçede tedirgin vaziyette tuvalete doğru gittiğini görünce evden av tüfeği ile dışarı çıkarak, bahçeye giren maktulü ateş ederek öldürdüğünü söylemesi,
sanık ...'ın, maktulün sık sık telefon ile arayarak rahatsız ettiğini ve kendisine tecavüz ettiğini, bu durumu eşi olan sanık ...'e anlattığını, olay gecesi ...'in bilgisi dahilinde maktulü telefonuna çağrı bıraktığını ve maktulün araması üzerine buluşma kararı aldıklarını, sanık ...'in "sen onu buraya düşür, gerisine karışma ben hallederim" diyerek,
tuvaletin yanında beklediğini, maktul gelince kendisinin eve girdiğini, sanık ...'in bir süre sonra eve gelerek "hallettim götürüp attım" dediğini söylemesi karşısında, sanıklar arasında menfaat çatışması olduğu anlaşıldığı halde, sanıkların başka müdafiiler tarafından savunulmasının sağlanması gerektiği düşünülmeyerek, her iki sanığın da aynı müdafiiler ile temsil ettirilerek kamu davasının yürütülüp sonuçlandırılması suretiyle CMK.nun 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddelerine aykırı davranılması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2011/7044, K. 2012/4438, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama