İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/3659 K.2012/9331

Temyizin kapsamına göre, sanık ... hakkında ...'u töre saikiyle kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak yapılan incelemede;

Esas2012/3659Karar2012/9331Tarih12 Aralık 2012Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2012/3659 E., 2012/9331 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2012
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Töre saikiyle öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
Hüküm
Sanık ...'un ; a) 5237 sayılı TCK'nun 82/1-k, 62/1.maddeleri gereğince müebbet hapis cezası; b) 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK'nun 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına.
Hüküm
Sanık müdafii.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma

Temyizin kapsamına göre, sanık ... hakkında ...'u töre saikiyle kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak yapılan incelemede;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın ...'yi öldürme eylemi ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun sübutu kabul, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun olarak suç niteliği tayin, her iki suç yönünden ise takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, haksız tahrikin bulunduğuna ve vesaireye yönelen sair temyiz itirazlarının reddiyle;

a) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,

b) Sanık ...'ın, ...'yi öldürmesi eyleminden kurulan hükümle ilgili olarak yapılan incelemede;

Sanık ...'ın kardeşi ...'in, ... ile evli iken o sırada 15 yaşından küçük olan ... ile cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra bu nedenle ... hakkında kamu davası açıldığı, ...'in de cezadan kurtulmak amacıyla eşi ... ile boşanıp ... ile evlendiği, ancak ...'in ailesine göre daha rahat olan giyim ve yaşam tarzı itibarıyla ...'nin aile tarafından benimsenmediği, her iki hususla ilgili olarak da aileden sürekli olarak olumsuz eleştiri aldığı, buna rağmen tarzını değiştirmeye yanaşmadığı, ...'in genellikle gece çalışıyor olması nedeniyle, en çok da ...'in ağabeyi olan ...'ın ...'ye müdahalede bulunduğu,

onun evden çıktığında nerelere gittiğini, telefonda kimlerle görüştüğünü bilmek istediği, hatta bu müdahalenin sınırlarını ...'yi takip etmeye kadar vardırdığı, olay günü de ...'ın, birisiyle telefonla görüşen ...'nin hareketlerinden şüphelenerek kiminle görüştüğünü sorması üzerine, ... tarafından "dostumla görüşüyorum" şeklinde "seni ilgilendirmez" manasında ters cevap verilmesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında ...'nin kendi telefonunu mutfak tezgahına vurarak kırdığı,

daha sonra her ikisinin de kızgınlıkla dışarı çıktıkları ve maktulenin bir şekilde otomobile binmesini sağlayan sanığın onu uyarılarına aldırış etmemesi ve kendisinin sanık tarafından kontrol edilmesine izin vermemesi nedeniyle ıssız bir yere götürüp tabanca ile öldürdüğü olayda;

Her ne kadar sanık hakkında "töre saikiyle öldürme" suçundan hüküm kurulmuş ise de;

Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü'nde "töre" kelimesinin; "bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, adet, bir topluluktaki ahlaki davranış biçimleri, adap" olarak tanımlandığı, ayrıca "saik" kelimesinin, "sebep, güdü, kasta öngelen ve onu hazırlayan düşünce", "öldürmenin töre saikiyle gerçekleştirilmesinin" ise "öldürmeye yönelik kastın, töre anlayışının etkisi altında şekillenmesi" anlamlarına geldiği,

genelde iyi davranış biçimlerini ifade etmek için kullanılan "töre" kavramının zaman zaman "kötü" davranış biçimlerini ifade etmek için de kullanılabildiği, bu anlamda, Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin konusunu oluşturan "töre"nin, "belli bir davranışı gerçekleştirenin veya belli bir yaşam biçimini tercih edenlerin öldürülmesini gerektiren", "kötü bir töre"yi ifade ettiği, bir davranışın töreden kaynaklandığını söyleyebilmek için, bu davranışın "bir toplulukta genel olarak benimsenmiş, yerleşmiş yaşam biçimlerinden veya değer yargılarından kaynaklanmasının" gerekli olduğu,

yasal düzenlemede geçen "saik" kelimesinin, öldürme fiilinin fail tarafından "başka her türlü etkiden uzak olarak sırf toplumda benimsenmiş olan genel bir davranış veya yaşam biçimine aykırı davranılmış olmasını cezalandırmayı görev addedip onun etkisiyle" işlenmesini, başka bir deyişle, "öldürme kastının, kötü törenin etkisiyle oluşması lüzumunu" ifade ettiği, bu durumdaki failin "öldürme eylemini" gerçekleştirirse toplum tarafından "saygınlık" ile ödüllendirileceğini, gerçekleştirmediği takdirde ise "kınanacağını" düşünmesi ve bu eylemi saygınlık kazanmak ya da kınanmamak için işlemesi gerektiği,

dolayısıyla "töre saikiyle öldürme"den bahsedilebilmesi için, öncelikle mağdurun "toplumda genel olarak benimsenmiş olan bir davranış veya yaşam biçimine aykırı davranmış olmasının, ikinci olarak bu aykırı davranışın "ölümle" cezalandırılması gerektiğinin o toplumda yaşayanlar tarafından beklenen bir tepki olduğunun kabul edilebilmesinin, üçüncü olarak ise öldürme fiilinin fail tarafından toplumun öldürme beklentisinin yönlendirmesiyle sırf aykırı davranışın cezalandırılması görevi üstlenilerek işlenmesinin" şart olduğu,

burada "toplumdan" kastedilenin "tüm ülke" olabileceği gibi "köy, mahalle, geniş aile gibi" küçük bir topluluk da olabileceği, "töre saikiyle öldürme" suçunun oluşması açısından bunlar arasında fark bulunmadığı, "töre" kavramıyla sık sık karıştırılan "namus" kavramının ise "bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet, doğruluk, dürüstlük" olarak tanımlandığı,

bu anlamda, töre ile namusun benzer ancak farklı kavramlar oldukları, törenin belli koşullarda namusu da içine alan üst bir kavram olarak ortaya çıkabileceği durumlar var ise de, diğer koşulların bulunmadığı hallerde, sırf kişilerin sübjektif namus anlayışından, kıskançlıktan, cinsel arzu ve isteklere karşılık alamamaktan, kınamaktan, hoşlanmamaktan, tasvip etmemekten, söz geçirememekten kaynaklanan öldürme fiilerinin "töre saikiyle öldürme" olarak nitelendirilemeyeceği, aynı şekilde,

toplumun tasvip etmediği veya kınadığı davranışları işleyenlerin ya da yaşam biçimini tercih edenlerin öldürülmesi" biçiminde gerçekleştirilen her fiilin de toplumdaki öldürme beklentisi açıkça ortaya konulmadan", sırf bu nedenle "töre saikiyle öldürme" olarak değerlendirilemeyeceği, buna göre, "töre cinayeti ile namus cinayetinin" aynı kavramlar olduğunun söylenemeyeceği, zira, suçta ve cezada kanunilik prensibi ile ceza hukukundaki kıyas yasağının, "töre saikiyle öldürme" suçunun uygulanma alanını bu şekilde genişletmeye izin vermeyeceği,

Bu açıklamalar ışığında, somut olayda;

Sanık ...'ın, erkek kardeşi ...'in eşi olan maktuleyi kendisinin dayattığı yaşam biçimine uymadığı için "toplumda bu şekilde davrananların öldürülmesi gerektiği yönünde her hangi bir beklenti bulunmadığı halde", sırf kendi sübjektif değerlendirmelerine dayalı olarak öldürmesinin, töre saikiyle öldürme biçiminde nitelendirilmesinin mümkün olmayacağı gibi, kardeşi ile evli olan maktuleye kendi tercih ettiği yaşam biçimini dayatma hakkı bulunmayan sanığın bu yöndeki davranışlarına karşı, maktuleden "tersleme" şeklinde gelen tepkinin de sanık açısından "haksız tahriki oluşturmayacağı" cihetle,

Sanık hakkında tahriksiz kasten öldürme yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde "töre saikiyle öldürme" suçundan hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sanık hakkında töre saikiyle öldürme suçundan kurulmuş olan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 12/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

12/12/2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'ın yokluğunda 13/12/2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2012/3659, K. 2012/9331, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2012/3659
Karar No
2012/9331
Tarih
12 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/3659 K.2012/26118
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2012/3659 K.2012/4421
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/3660 K.2012/29274
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/3660 K.2012/27393
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2012/3660 K.2012/4422
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/3661 K.2012/32140

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.