KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2012/4179 E., 2012/8318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 2009/5-33,162 esas ve karar sayılı, 16/06/2009 tarihli kararında, kanunda aksine hüküm bulunmadığı hallerde, süreli hapis cezalarında üst sınırın 20 yıl olacağına dair TCK.nun 49/1. fıkrasındaki hükmün yalnızca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağının belirtildiği, kamu davasına konu çocuğun cinsel istismarı suçunda, mağdurenin ruh sağlığının bozulması halinde en az 15 yıl hapis cezası öngören TCK.nun 103/6. fıkrasında, suçun neticesi itibari ile ağırlaşmış halinin düzenlendiği ve ilgili fıkranın tek başına bağımsız bir suç oluşturmadığı anlaşılmakla;
somut olayda TCK.nun 103/6. fıkrası yönünden, TCK.nun 49/1. fıkrasında yer alan üst sınırın uygulama olanağı bulunmadığından, tebliğnamede TCK.nun 103/6. fıkrasının uygulama imkanını yitirdiğine yönelen ve düzelterek onama talep eden düşünce benimsenmemiştir.
2- Sanığın adli sieilkaydına göre, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/272, 2000/17 esas ve karar sayılı 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan
hapis cezasından çevrili adli para cezasına ilişkin ilamının, 06/03/2000 tarihinde kesinleştiği, ancak kamu davasına konu suçların işlendiği tarihlerinde henüz infaz edilmediği; ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2000/1, 103 esas ve karar sayılı nitelikli tehdit suçundan hapis cezasından çevrili ve erteli adli para cezasına ilişkin ilamının, 12/09/2002 tarihinde karara bağlandığı ve 5 yıllık yasal süre dolmadan kamu davasına konu suçların işlendiği anlaşılmakla; ilgili ilamların kesinleşme şerhli ve infaz tarihlerini gösterir onaylı örneklerinin mahal mahkemelerinden temin edilerek, sanık hakkında TCK.nun 58. madde hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nin yenidoğan çocuğu maktul Selcen'e karşı bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten insan öldürme; mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin edilmiş, sanık savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a- Sanık hakkında yenidoğan çocuğu maktul Selcen'e karşı bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten insan öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b- Sanığın, mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 2007/5-142, 240 esaskarar sayılı, 20/11/2007 tarihli kararında belirtildiği üzere, çocuğun üst soy tarafından teselsülen nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden, somut olayda, sırasıyla,
TCK.nun 103/2. ve 3. fıkraları uyarınca temel cezanın, 18 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin ardından, aynı maddenin 6. fıkrasına göre, mağdurenin ruh sağlığının bozulması nedeniyle, 18 yılın üzerinde ve 20 yıla kadar (20 yıl dahil) hapis cezası takdir edilip; ruh sağlığının bozulması hali teselsül etmeyeceğinden, TCK.nun 103/2 ve 3. fıkralarına göre hükmedilen temel ceza üzerinden, 1/4'ten 3/4'e kadar arttırım öngören TCK.nun 43. maddesi uyarınca arttırım yapılarak tespit edilen hapis cezası ile temel ceza arasındaki farkın,
TCK.nun 103/6. fıkrasına göre takdir edilen cezaya eklenmesi suretiyle sonuç cezanın tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama hatası yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2012/4179, K. 2012/8318, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama