İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/4155 K.2013/8136

Sanık ... hakkında ihmali davranışla kendi çocuğunu öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;

Esas2013/4155Karar2013/8136Tarih25 Aralık 2013Okuma4 dk · 759 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2013/4155 E., 2013/8136 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2013
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
İhmali davranışla isimsiz bebeğini öldürme
Hüküm
5237 sayılı TCK.nun 82/1-d-e maddesi delaletiyle TCK.nun 83/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Sanık ... hakkında ihmali davranışla kendi çocuğunu öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin duruşmalı elemede ve temyiz dilekçesinde eksik incelemeye, sübuta, gerekçenin yetersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, re'sen de temyize tabi bulunan hükmün teblignamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),

Başkan Vekili ...'in sanığın eyleminin töre saikiyle kendi çocuğunu kasten öldürme suçunu oluşturduğu yönündeki, Üye ...'nin sanığın, TCK.nun 97/2 maddesi yollaması ile TCK.nun 87. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesi gereğince cezalandırılması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oyçokluğu ile 25/12/2013 gününde karar verildi.

25/12/2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... ... huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ...'ın yokluğunda 26/12/2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı. Dosya içeriğine göre; sanığın aynı köyde akrabası Şerafettin ile girdiği cinsel ilişki sonucunda hamile kaldığı, hamilelini gizlediği, olay tarihinde de kimse görmeden dedesinin kullanılmayan evinde doğum yaptığı, bebeğin kordonunu bağlamadan ve çıplak şekilde kimsenin gelip geçmediği patika yol kenarındaki çalılıkların üzerine attığı, ailesi ile birlikte yaşadığı eve dönerek günlük yaşamına devam ettiği olayda;

Sanığın ilişkisini ve hamileliğini gizlemesi, hamileliğinden kimsenin haberdar olmaması, bebeğin kordonunu dahi bağlamadan çıplak şekilde kimsenin gelip geçmediği patika yolun yanındaki çalılıkların üzerine atması ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 30.09.2010 tarihli raporun da da bebeğin çıplak olarak açık alana terk edilmiş olmasının ölümün meydana gelmesinde etkisi olduğunun belirtilmesi karşısında, bebeğin bu şekilde atılmasının ölüm sonucunu meydana getireceği, sanığın kastının gayri meşru olarak edindiği bebeğini,

namusunu kurtarmak (töre) saikiyle doğrudan doğruya ve iradi biçimde ölümünü sağlamaya yönelik olduğu ve bu nedenle de TCK.nun 82/1-d-e-k maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği görüşünde olduğumdan, sanığın eyleminin TCK.nun 83/3 maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Muhalif Başkan Vekili

KARŞI OY

Dosya içeriğine göre; sanığın aynı köyde akrabası Şerafettin ile girdiği cinsel ilişki sonucunda hamile kaldığı, hamileliğini gizlediği, 20.07.2005 tarihinde saat 11:00 sıralarında kimse görmeden dedesinin kullanılmayan evinde doğum yaparak, bebeği

çıplak şekilde patika yol kenarındaki çalılıkların üzerine bıraktığı, saat 19:30 sıralarında patika yoldan geçmekte olan tanık Şükrü tarafından bebeğin fark edildiği ve tedavi amacı ile hastaneye kaldırıldığı, bebeğin 21.07.2005 tarihinde saat 05:35'de tedavi gördüğü hastanede öldüğü, Adli Tıp Genel Kurulu'nun 30.09.2010 tarih ve 353 sayılı raporuna göre, olayın gelişimi, tıbbi belgelerde kayıtlı veriler ile otopside saptanan makroskobik bulgular birlikte değerlendirildiğinde, bebeğin ölümünün kendinde mevcut akciğer iltihabı (neonatal pnomoni) hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu,

bu hastalığı mevcut olan bebeğin özel bakım ve tedavisinin gerekli olduğu, bu tip hastaların tedavisine gecikme olmaksızın başlanması durumunda dahi kurtarılmasının kesin olmadığı, ancak; bebeğin çıplak olarak açık alana terkedilmiş olması, bulununcaya kadar geçen süre ve sonrasındaki tedavi süreci dikkate alındığında bebeğin doğum sonrası terk edilmesinin ölüm meydana gelmesinde etkisi olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, olayda;

TCK.nun 97. maddesinde terk suçunun düzenlendiği, maddenin ilk fıkrasında terk olgusunun başlı başına bağımsız bir suç olarak tanımlandığı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüş ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunacağının belirtildiği, suçun konusu yaşı ve hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan kimseler olduğu, suçun failinin ise bu kimseler üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler olduğu,

sözkonusu suçun yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan kimseyi kendi haline terk etmekle oluşacağı ayrıca bir bebeğin cami avlusu gibi belli bir mahale götürülüp bırakılması gibi icrai davranışla da gerçekleştirilebileceği, maddenin ikinci fıkrasına göre; terk edilen kişinin bir hastalığa yakalanması,

yaralanması veya ölmesi hâlinde, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunacağı, failin meydana gelen ağır ve başka neticeden dolayı sorumlu tutulabilmesi için, bu netice açısından en azından taksirinin bulunması gerektiği, fakat, bu madde kapsamında sözkonusu edilen terk olgusu hâlinde, meydana gelen netice açısından failin çoğu zaman muhtemel kastla hareket ettiğini gözönünde bulundurmak gerektiği,

Sanığın, bakım ve gözetim altında bulunan ve doğuştan akciğer iltihabı bulunan bebeğini bıraktığı yer ile sanığın yaşadığı bölge, bırakılan zamanın gündüz saatleri ve mevsimin yaz mevsimi olması, bebeğin bulunması için geçen zaman dikkate alındığında sanığın icrai bir hareketle terk suçunu işlediği ancak terkin ölümün meydana gelmesinde etkisin bulunması nedeniyle sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre TCK.nun 87. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesi gereğince cezalandırılması gerektiği görüşünde olduğumdan, sanığın eyleminin TCK.nun 83/3 maddesinde öngörülen suçu oluşturduğu yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2013/4155, K. 2013/8136, 25 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2013/4155
Karar No
2013/8136
Tarih
25 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/4155 K.2013/43138
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/4156 K.2013/24729
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/4156 K.2013/6980
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/4157 K.2013/24148
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/4157 K.2013/8026
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/4157 K.2013/45641

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.