İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/5625 K.2014/1769

Sanık U.. U.. hakkında maktulü kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; İncelenen dosya içeriğinden;

Esas2013/5625Karar2014/1769Tarih21 Mart 2014Okuma8 dk · 1.508 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2013/5625 E., 2014/1769 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2014
Tebliğname No
1/B - 2013/60180
Mahkemesi
Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ ve NO
26/12/2012, 2012/213 (E) ve 2012/376 (K
Suç
Kasten öldürme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.508 kelime·8 dk okuma

Sanık U.. U.. hakkında maktulü kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; İncelenen dosya içeriğinden;

- Olay yeri tespit tutanağın göre.

31.01.2008 günü Esenyurt Beldesi, İnönü mahallesi, 374. sokak üzerinde, maktul ve yakınlarının işlettiği Acar Kafe isimli kahvehane önünde ateşli silah ile yaralama ihbarının alınması üzerine, jandarma görevlilerinin olay yerine gittikleri, olayla ilgili bir emare bulamadıkları ve yaralıların hastaneye götürüldüğünü öğrendikleri, yaralılar Orhan ve Murat ile hastanede yaptıkları görüşmede, mağdurların mahalle pazarında pazarcılık yaptıklarını, olayın alacak verecek meselesinden çıktığını, kendilerini vuran şahsı tanımadıklarını,

kahvehanede bulunan kişilerin ve kahvehane sahibinin yaralayan şahsı gördüklerini veya kahvehane sahibinin kendilerini vurduğunu belirledikleri, bunun üzerine jandarma görevlilerinin Acar Kafe isimli işyerine gelip, katılanlar Zabit, İbrahim ve Necati’yi dışarıya çağırdıkları, bu sırada olay yerine yakın yerde bulunan mahalle pazarından 15- 20 kişilik bir grubun gelerek,

kahvehanede bulunan 10 kişilik grupla tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında her iki grubun birbirlerine taş ve sopalarla saldırdıkları, kavga etmeye başladıkları, hakkında verilen beraat kararı temyiz edilmeksizin kesinleşen ve pazarcıların akrabası olan sanık Adnan’ın belinde tabanca görülerek jandarma arabasına bindirildiği, kavga devam ettiği sırada maktulün ağız ve boyun kısmından kan aktığının görülmesi üzerine havaya uyarı ateşi açıldığı, maktulün yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı, olay yerinde bir adet tabanca ile üzerinde kan lekesi olan bir adet bıçak ele geçirildiği,

- Otopsi raporuna göre; maktulün kesin ölüm sebebinin boyun sol yanda muhtemelen iki hareketle oluşturulması mümkün bir adet kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesilmesinden gelişen dış kanama ve kan aspirasyonu olduğu,

- 02.05.2008 tarihli ekspertiz raporu ile bıçak üzerinden transfer edilen kan lekesinin maktulün genotip özellikleri ile uyumlu olduğunun belirlendiği,

-Olay günü haklarında verilen beraat kararı kesinleşen sanıklar Necdet, Kemalettin ve Adnan’ın yakalandıkları, aynı gün maktulün kardeşi olan katılan Necati ile tanık A.. C..’un maktule bıçakla vuran kişi olarak sanık Kemalettin’i teşhis ettikleri, sanıklar Ufuk ve Hasan’ın isimlerinin bu aşamaya dosyada yer almadığı,

- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2008 gün ve 2008/1636 iddianame numaralı iddianamesi ile sanıklar Necdet, Kemalettin ve Adnan hakkında maktul Ahmet’i kasten öldürme suçundan kamu davası açıldığı,

- İlk oturumdan bir gün önce mahkemeye gönderilen isimsiz mektupta, kahvehane önünde Orhan ve Murat isimli kişilerin tabanca ile yaralanmasını öğrenen H.. U..’nun olay yerine taksi ile gelerek kavgayı başlattığı, U.. U..’nun ise maktule bıçakla vurarak öldürdüğü ve bu kişilerin yakalanamadığının belirtildiği,

- Katılanın hazırlık aşamasında tanık listesi sunduğu, bu listede ismi bulunan tanık Hıdır’ın hazırlık aşamasında maktule bıçakla vuran kişiyi gördüğünde kesinlikle tanıyabileceğini beyan etmesine rağmen teşhis yaptırılmadığı, tanık Gülabi’nin ise maktulü öldürenin yüzünü tam göremediğini belirttiği, 14.11.2008 tarihli oturumda sanık Kemalettin müdafiinin, sanık U.. U..’nun iki adet resmini ibraz etmesi üzerine, tanık Hıdır’ın fotoğraf net olmadığı için teşhis yapamayacağını, tanık Gülabi'nin ise fotoğraftaki şahsın maktule bıçakla vuran şahsa yüz şekli olarak benzediğini beyan ettiği, ayrıca her iki tanığın da huzurdaki sanıklar Necdet, Kemalettin ve Adnan’ın maktulü bıçaklayan kişi olmadığını belirttikleri,

- Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık Kemalettin’in hazırlık aşamasında suçu inkar ettiği, maktule bıçakla kimin vurduğunu görmediğini belirttiği halde, yargılama aşamasında maktulü sanık U.. U..’nun öldürdüğünü, diğer sanıkların da olay yerinde olduğunu söylediği,

- Mahkemece yapılan suç duyurusu üzerine sanıklar H.. U.. ve U.. U.. hakkında olay tarihinden 1 yıl 3 ay sonra maktul Garip’i öldürme suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2009 gün ve 2009/1634 iddianame numaralı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, diğer sanıklar hakkındaki kamu davası ile birleştirilmesine karar verildiği,

- Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık Adnan’ın hazırlık aşamasında, suçu inkar ederek, olay yerinde olduğunu, kolluk kuvvetlerinin belindeki silahı görmeleri üzerine jandarmaya ait araca götürüldüğünü, maktule bıçakla vuran şahsı görmediğini belirttiği, yargılama aşamasında ise maktulün yaralanmasından sonra sanık Kemalettin’i elinde bıçakla kaçarken gördüğünü savunduğu,

- Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık Necdet hazırlık aşamasında suçu inkar ederek, olay yerinde olduğunu, maktul haricinde bir başka kişiyle kavga ettiğini belirttiği, yargılama aşamasında ise önce sanık Ufuk’u olay sırasında görmediğini belirtmesine rağmen, 08.04.2010 tarihli oturumda olay sırasında amcasının oğlu olan sanık Ufuk’un maktul ile kavga ettiğini, maktulün ağzından ve boğazından kan geldiğini, bunun üzerine sanık Ufuk’un yanına giderek ne yaptın diye sorduğunda sanığın şok halinde elindeki bıçağı öne doğru boşluğa dürter gibi yaptığını, sonra bıçağı atarak kaçtığını savunduğu,

- Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık Hasan’ın suçu inkar ederek, akrabaları olan mağdurlar Orhan ve Murat’ın tabanca ile yaralandıklarını öğrenmeleri üzerine kardeşi olan sanık Ufuk ile birlikte hastaneye gittiklerini, olay sırasında hastanede olduklarını, bu sırada maktulün hastaneye getirildiğini, bir hemşirenin maktulün ve akrabalarının hastaneye geldiği belirtilerek sorun çıkmaması için kendilerini bir odaya götürüldüğünü, 3-4 saat oda da beklediklerini savunduğu,

- Sanık Ufuk’un ise suçu inkar ettiği, akrabaları olan mağdurlar Orhan ve Murat’ın yaralandıklarını öğrenmeleri üzerine ağabeyi olan sanık Hasan ile birlikte hastaneye gittiklerini, olay sırasında hastanede olduklarını, bu sırada maktulün hastaneye getirildiğini, hemşirenin, maktulün ve akrabalarının hastaneye geldiği belirtilerek sorun çıkmaması için kendilerini bir odaya götürdüğünü, oda da 3-4 saat burada beklediklerini savunduğu,

- Katılan Necati’nin, kollukta maktule bıçakla vuranın sanık Kemalettin olduğunu teşhis etmesine rağmen, yargılama aşamasında maktule bıçakla vuran kişiyi arkasından gördüğünü, siyah saçlı birisi olduğunu belirttiği, teşhis edemediği, olay yerinde sanık Ufuk’u görmediğini, sanık Hasan’ı gördüğünü belirttiği,

- Katılan İbrahim’in kollukta esmerimsi yüzlü, orta boylu genç birinin maktule bıçakla vurduğunu, yargılama aşamasında ise kendisinin sanıklardan Necdet ile kavga ettiği sırada maktule bıçakla vuran kişiyi arkadan gördüğünü belirttiği, teşhis edemediği, diğer sanıklar Necdet, Hasan ve Kemalettin’in de kavgaya karıştığını belirttiği,

- Tanık A.. C..’un kollukta maktule bıçakla vuran kişi olarak sanık Kemalettin’i teşhis ettiği ancak ölmesi nedeniyle mahkemece dinlenemediği,

- Tanık Hıdır’ın hazırlık aşamasında maktulü öldüreni teşhis edebileceğini belirttiği, yargılama aşamasında 23.01.2009 tarihli oturumda sanık Ufuk’un fotoğrafının net olmadığını belirterek teşhis edemediği, maktule vuran kişinin pazar önlüklü, esmer, siyah saçlı, zayıf biri olduğunu, 22.10.2009 ve 24.06.2010 tarihli oturumlarda ise maktule bıçakla vuran şahsı sanık Ufuk olarak teşhis ettiği,

- Tanık Gülabi’nin hazırlık aşamasında maktule bıçakla vuranın yüzünü tam göremediğini belirttiği, yargılama aşamasında 19.09.2008 tarihinde maktulü bıçaklayının zayıf, esmer, sakallarının üçte biri sarışın bir şahıs olduğunu, gördüğünde teşhis edebileceğini, 23.01.2009 tarihinde sanık Ufuk’un fotoğrafı net olmamasına rağmen çene ve yüz yapısı ile maktulü öldürene benzediğini, 22.10.2009 tarihinde ise maktule vuranın sanık Ufuk olmadığını ve olay yerinde görmediğini, maktulü öldürenin sakallarının sarı olduğunu beyan ettiği,

- Tanık Orhan’ın 19.09.2008 tarihli beyanında tabanca ile ismini bilmediği kişiler tarafından yaralanınca hastaneye götürüldüğünü, olayı duyan amca çocukları olan sanıklar Hasan ve Ufuk’un hastaneye geldiğini belirttiği, 27.01.2010 tarihli oturumda ise tanıklıktan çekinme hakkını kullandığı,

- Tanık Şerafettin’in mahkemede gençten kirli sakallı birinin maktule vurduğunu beyan ettiği,

- Tanık Halise kollukta maktulü bıçaklayan şahıslardan birinin orta boylu, hafif tombul, gri bereli biri olduğunu, yargılama aşamasında tarif ettiği kişinin olay yerinde olduğunu, maktulü öldüreni görmediğini belirttiği,

- Sanık Ufuk savunma tanıkları Fermani, Müjdettin ve Sadık'ın tabanca ile yaralama olayı olduğunu öğrenince sanıklar Hasan ve Ufuk ile hastaneye gittiklerini, öldürme olayı sırasında hastanede olduklarını belirttikleri,

- Mahkemece yapılan gözlem sonucu sanık Ufuk’un 1.70 boylarında, 70-75 kilo ağırlığında, esmer, siyah saçlı ve saçlarının başın üst kısmında dökülmüş olduğunun belirtildiği,

Mahkemesince sanık Ufuk’un öldürme suçundan mahkumiyetine, sanıklar Necdet, Kemalettin, Adnan ve Hasan’ın beraatine karar verildiği, hakkında beraat kararı verilen sanıklar yönünden hükümlerin temyiz edilmeği,

Her ne kadar sanık Ufuk’un kavga sırasında maktul Garip’i bıçakla vurarak öldürdüğü kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkûmiyetinin yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil,

kesin ve açık bir ispata dayanması ve bu ispatın hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği, ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmünün büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği, adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolunun da bulunmadığı gözetilerek;

Katılan İbrahim ile tanık Abbas’ın olay günü maktulü öldürenin hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık Kemalettin olduğunu, tanık Hıdır’ın ise 22.10.2009 tarihinde maktule bıçakla vuran kişinin sanık Ufuk olduğunu beyan etmeleri, sanıklar Kemalettin ve Necdet’in hazırlık aşamasındaki ifadelerinde sanık Ufuk’tan bahsetmemesine rağmen yargılama aşamasında maktule bıçakla vuranın sanık Ufuk olduğunu savunmaları, sanık Adnan’ın hazırlık ifadesinde maktulü öldüreni görmediğini ifade etmesine rağmen, 22.10.2009 tarihinde sanık Kemalettin’inin elinde bıçakla kaçarken gördüğünü savunması,

sanık Hasan’ın ise olay sırasında sanık Ufuk ile birlikte hastanede olduklarını savunmaları ve dosya içeriği ile sanık Ufuk’un öldürme suçunu işlediğini gösterir, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşıldığı halde, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı olup, sanık Ufuk müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla kabul edilerek re’sen de temyize tabi bulunan hükmün bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık U.. U..'nun tahliyesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal tahliyesinin temini için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına 21.03.2014 günü oybirliği ile karar verildi.

21.03.2014 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı H.. Y.. K..'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık U.. U.. müdafii Avukatlar E.. S.. ile T.. B..’ın yokluklarında 27.03.2014 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2013/5625, K. 2014/1769, 21 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2013/5625
Karar No
2014/1769
Tarih
21 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/5626 K.2014/1361
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/5627 K.2014/5358
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/5627 K.2014/6967
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/5627 K.2014/4842
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/5629 K.2014/1874
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/5629 K.2014/7803

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.