İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/1410 K.2017/1390

TCK'nun 125/1, 125/4, 62, 53 ve CMK'nun 231. maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası

Esas2016/1410Karar2017/1390Tarih25 Nisan 2017Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2016/1410 E., 2017/1390 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2017
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Kasten öldürmeye teşebbüs, hakaret
Hüküm
TCK'nun 81, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

TCK'nun 125/1, 125/4, 62, 53 ve CMK'nun 231. maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası

TÜRK MİLLETİ ADINA

Temyizin kapsamına göre, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in mağdur ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin subuta, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,

a- Sanığın, olay yerine gelen şahıslara yaralanan mağduru hastaneye götürmelerini söylediğini savunması karşısında, bu hususta ilgililerin detaylı beyanının alınması ve buna göre savunma doğrultusunda sanık hakkında TCK'nun 36. maddesinde düzenlenen "gönüllü vazgeçme" hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün, tebliğnamedeki düşünce hilafına

BOZULMASINA, 25/04/2017 gününde sayın Üye ... ve sayın Üye ...'in hükmün onanması gerektiğine ilişen karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında, katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK.nun 81, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen mahkeme kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan temyiz istemi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde, sayın çoğunluk görüşü tarafından “... sanığın, olay yerine gelen şahıslara yaralanan mağduru hastaneye götürmelerini söylediğini savunması karşısında, bu hususta ilgililerin detaylı beyanının alınması ve buna göre savunma doğrultusunda sanık hakkında TCK.nun 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği...” yönündeki bozma düşüncesine katılmıyoruz.

ÇÜNKÜ

Maddi olaya bir göz atarsak; katılanın Akseki Belediyesinden almış olduğu su borusu döşemesine ilişkin ihale gereği, yaptığı iş sırasında, sanığın evinin önünde meydana gelen hasarlar ve susuz kalması nedeniyle zarar gördüğünü iddia etmektedir. Bu konuda bir ihtilaf da yoktur. Daha önce, bu konuda katılanı da “ Başımı belaya sokma” şeklide uyardığı da sabittir.

Suç tarihinde sanık, alkollü olarak evine gittiği esnada, yerlerinde çamur olmasından dolayı kayarak yere düşmüş ve üstü başı çamur olmuştur.

Bu duruma sinirlendiği için, evine gidip suç konusu av tüfeğini ve fişeklerini de alarak katılanın bulunduğu şantiyeye geldiği ve katılana seslenmek suretiyle ona tüfeğini hedef alıp, doğrultmak suretiyle bir el ateş etmesi neticesinde, öldürücü nahiye olarak tabir edilebilecek, kafada, yüzde, göğüste, el ve parmaklarda isabet edip, hayati tehlike teşkil edecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralamıştır.

Sayın çoğunluk görüşü ile olayın bu şekilde meydana geldiğine yönelik bir ihtilaf da yoktur.

Ancak, sanığın tüfeğini ateşledikten sonraki, söz ve davranışlarının işlediği suçun vasıflandırılmasında önem arzettiği de muhakkaktır.

Olayın sıcaklığı ile beyanına başvurulan görgü tanığı ...'ün de beyanı burada çok önem arzetmektedir. Beyanından aynen alıntı ile, “... ... elindeki tüfek ile koşarak şantiyeye geldiğini gördüm. Ofis penceresinin yanına geldi ve bu sırada ofiste bulunan ...'ya hitaben “çık lan pzvk. seni öldürmeye geldim diyerek bir el ateş etti.” bende hemen bağırdım, beni görünce silahını doldurmaya çalıştı, bizde kaçtık ve ...'ya yardım etmek amacıyla aşağı indik. İndiğimiz zaman Avni yolun ortasında kanlar içinde yatıyordu ve ... bize hitaben “ben vurdum, siz gelmeseydiniz öldürecektim” dedi ve arkasındaki araçtan bahisle buradan kaldırın dedi. Daha sonra aynı şantiyede çalıştığım ... ve Bedir Bostancı ile birlikte şantiyeye ait araç ile Avni'yi hastaneye götürdük.” demektedir.

Bu tanığın beyanında geçen diğer görgü tanıkları ... ve Bedir Bostancı'da daha sonraki aşamalarda değiştirseler bile olayın sıcaklığı ile verdikleri ilk beyanları da aynı doğrultuda beyanda bulunmuşlardır. Diğer bir kısım tanık beyanlarında da sanığın kendilerine “ alın bunu hastaneye götürün, ölmesin” şeklinde beyanda bulunduklarını belirtmektedirler.

Tanık Ömer Faruk Yılmaz, silah sesinden hemen sonrasında mağduru yerde yatarken gördüğünü ve 112 ve 155'i aradığını beyan etmişlerdir.

Olay yeri şantiye önü ve yol üzeridir. Olay yerine çok yakın bir yerde bulunan Jandarma Lojmanları önündeki nöbetçi askerlerin beyanlarından da anlaşılacağı üzere, silah sesinin geldiği ve yaralının bulunduğu yere çok sayıda insan toplanmıştır.

Olaynı bu şekilde başladığı, geliştiği ve sonlandığı anlaşılmaktadır.

ŞİMDİ HUKUKSAL DÜZENLEMEYE BİR BAKARSAK

Sayın çoğunluk görüşünün bozma gerekçesinde ileri sürdüğü gibi “gönüllü vazgeçme”nin unsurlarını irdelememiz gerekmektedir. 5237 sayılı Yasanın 36. maddesi, failin, üç aşamada gönüllü vazgeçmesinin mümkün olduğunu kabul etmiştir. Birincisi suçun icra hareketlerine hiç başlamayarak suçtan gönüllü vazgeçmek, ikincisi, icra hareketlerine başlamışsa, kendi çabalarıyla icra hareketlerinin, dolayısıyla suçun tamamlanmasından gönüllü vazgeçmek ve nihayet, icra hareketlerini tamamlamışsa gönüllü olarak neticenin gerçekleşmesini önlemek. 1) İcra hareketlerine başlamış olmak ve kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını önlemek; Kanunda bahsedilen suçun tamamlanmasını önlemek, hiç ../..

S/4

şüphesiz icra hareketlerinin tamamlanmamasıdır ve Kanunun 35/1 fıkrasında bahsedilen “ elinde olmayan nedenler” ibaresiyle birlikte düşünülmelidir. Failin icra hareketlerine gönüllü olarak son verdiği noktada, eylemi öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturuyorsa, bu suç açısından da icra hareketleri tamamlanmıştır. Artık bu noktada failden beklenen, neticenin meydana gelmesini önlemek olup, icra hareketlerine devam etme imkanı olduğundan bahisle, sadece icra hareketlerinden vazgeçmiş olması, maddenin uygulanmasını gerektirmez.

2) Kendi çabasıyla neticenin gerçekleşmesini önlemek: Neticenin gerçekleşmesini önleme, gönüllü vazgeçmeden yararlanmak isteyen faile, icra hareketlerini bitirdikten sonra yüklenen aktif bir yükümlülüktür.

3) Vazgeçmenin gönüllü olması: Vazgeçmenin gönüllü olması, failin kendi istek ve iradesiyle icra hareketlerini tamamlamaktan vazgeçmesi, yada neticenin oluşmasını engellemesidir. Failin, elverişli hareketlerle yada elverişli araçlarla icra hareketlerini tamamlama olanağına sahip olduğunu, ancak istek ve iradesi ile icra hareketlerini tamamlamadığını, icra hareketlerini tamamladığı halde neticenin gerçekleşmesini yine istek ve iradesi ile önlediğini söyleyebiliyorsak, vazgeçme gönüllüdür.

ŞİMDİ, TÜM BU UNSURLARIN OLAYIMIZDA BULUNUP BULUNMADIĞIN İRDELER İSEK

Sanık öldürmeye elverişli alet kullanmış, öldürücü nahiyelere hedef almış ve isabet kaybetmiştir.

Sanık olay yerine gelen tanıkları görünce eylemine devam etmediğini ve katılanı öldüreceğini bizzat tanıklara söylemiştir. Başlangıçtaki kastını da, katılana “ seni öldüreceğim” şeklinde beyanı ile birlikte ateş etmek suretiyle göstermiştir.

Artık bu aşamada eylemi vasıflandırmamız gerektiğinde öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Zira, suçun manevi kast unsurunu, seni öldüreceğim demek suretiyle açığa çıkarmış, buna yönelik icrai hareketlerine de başlamış ve katılanı doktor raporunda belirtildiği gibi, hayati tehlike geçirecek şekilde de yaralamıştır. Eyleme devam etmemesininde iradi olmadığı, tanıkların olay yerine gelmesiyle zorunlu olarak son verdiği, yine sanığın beyanı ile açığa çıkmaktadır. Yani, sanık kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin tüm icra hareketlerini tamamlamıştır.

Bu aşamadan sonra gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanabilmesi ise neticeyi önlemeye yönelik olarak aktif bir davranış ve çabada bulunması ile oluşabilir. Evet, sanık silah sesi üzerine olay yerine gelen bir kısım tanıklara, “ alın bunun hastaneye götürün.” şeklinde bayanda bulunmuştur. Ancak, zaten olay yeri yol üzeridir ve olay yeri silah sesi üzerine anında kalabalıklaşmıştır. Bir tanık silah sesi üzerine hem 112, hem 155'i kendiliğinden aramış, bizzat katılanın iş arkadaşları

da, çağrılan ambulansı dahi beklemeden iş yerine ait araç ile zaten onu hastaneye götürmüşlerdir. Yani, sırf sanığın alın, bunu hastaneye götürün şeklindeki beyanı onun neticeyi önlemeye yönelik aktif bir çabasını göstermez. Bizzat alıp, kendisi götürmesi durumunda aktif bir çaba kabul edilebilir ise de , sadece beyan ile yetinmenin neticeyi önlemeye yönelik aktif bir davranış olarak kabulü de azınlık görüşüne göre doğru değildir.

TÜM BU DEĞERLENDİRMELER IŞIĞINDA,

Sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçu ile ilgili olarak, tüm icrai hareketlerini tamamladığı, neticeyi önlemeye yönelik aktif bir hareketinin bulunmadığı, sadece bir kısım tanık beyanlarının sayın çoğunluk görüşünde belirtildiği gibi, sanığın, alın bunu hastaneye götürün şeklindeki beyanının da gönüllü vazgeçme kapsamında kabulü tüm dosya kapsamına göre açık ve net olarak zaten mümkün olmayacağından, sayın çoğunluk görüşünde belirtildiği üzere bu hususun mahkemenin kararında sadece tartışılmamış ve gerekçelendirilmemiş olması nedeniyle bozma isteyen düşünceye tarafımızdan iştirak edilmediğinden dolayı,

Mahkeme kararının ONANMASI düşüncesi ile muhalifiz.

15/04/2017 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüsamettin Yuca'nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ...'un yokluğunda 27/04/2017 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2016/1410, K. 2017/1390, 25 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Karşı Oy
  5. Çünkü
  6. Şimdi Hukuksal Düzenlemeye Bir Bakarsak
  7. S/4
  8. Şimdi, Tüm Bu Unsurların Olayımızda Bulunup Bulunmadığın İrdeler İsek

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2016/1410
Karar No
2017/1390
Tarih
25 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/1411 K.2017/4684
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/1412 K.2017/4685
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/1413 K.2017/4686
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/1414 K.2017/4687
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/1415 K.2017/4688
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2016/1416 K.2017/1436

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.