İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/3283 K.2018/4629

2- Suça sürüklenen çocuk ...'ın ...'ı tasarlayarak öldürmek suçundan TCK'nin 82/1-a, 29, 31/3-son, 62/1, 63, 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası, 3- Sanık ...'ın kasten adam öldürmeye azmettirme suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için…

Esas2018/3283Karar2018/4629Tarih13 Kasım 2018Okuma6 dk · 1.171 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2018/3283 E., 2018/4629 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2018
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Tasarlayarak öldürme
Hüküm
1- Sanık ...'ın ...'ı tasarlayarak öldürmek suçundan TCK'nin 82/1-a, 29, 62/1, 53/1-2-3, 63, 54. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası,
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.171 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

2- Suça sürüklenen çocuk ...'ın ...'ı tasarlayarak öldürmek suçundan TCK'nin 82/1-a, 29, 31/3-son, 62/1, 63, 54. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası, 3- Sanık ...'ın kasten adam öldürmeye azmettirme suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması için mahkememize kamu davası açılmışsa da sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin bir kanaate varmak münkün olmadığından sanığın CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraati.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...’in maktul ...’i tasarlayarak kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında maktul ...’i tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış,

incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaireye, sanık ... müdafiinin sanığın beraat etmesi gerektiğine, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin az olduğuna vesaireye, katılan ... ve Cumhuriyet savcısının... hakkında verilen beraat kararının hatalı olduğuna vesaireye, katılan ...vekilinin, beraat kararının hatalı olduğuna, haksız tahrik indiriminin olmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ... açısından re’sen de temyize tabi,

hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA, 13/11/2018 gününde, üye ...'in “sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... haklarında TCK'nin 82/1-k maddesinde düzenlenen töre saikinin uygulanması gerektiği, haksız tahrik hükümlerinin ise uygulanmaması gerektiği” şeklindeki karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Kardeş olan sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın dosya kapsamına göre birlikte hareket ile maktul ...'ı tasarlayarak kasten öldürdüklerine ilişkin sübuta yönelik tespitte heyetimiz ile herhangi bir görüş ayrılığı bulunmamakla birlikte, sanıkların eylemlerini hangi olay yada olayların etkisi altında ve hangi kast ile gerçekleştirdiklerine yönelik sayın çoğunluk görüşünden farklı düşündüğüm için olayda 5237 sayılı Yasanın 29. maddesinin uygulanmaması ve dolayısı ile eylemin 5237 sayılı Yasanın 82/a-k maddelerince vasıflandırılması gerektiği düşünce ve kanaati ile muhalifim.

ŞÖYLE Kİ; sanıkların olay öncesi ve sonrası ile ilgili olarak aşamalardaki tüm beyanları dahi kendi içerisinde birbiriyle, hatta ve hatta diğer sanık beyanlarıyla dahi çelişmektedir.

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/27 E. 2012/224 K. ve 06/12/2012 tarihli, Dairemizin ilk bozma kararına konu kararı ile bozma kararı sonrası verilen yine Ağrı l. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/126 E. 2015/100 K. ve 06/05/2015 sayılı kararlarında bu sanıklara yönelik olayın kabul ediliş şekli ve nedeni birbirleriyle örtüşür biçimde ve net olarak aynı doğrultudadır.

Yani, bozma öncesi Ağrı l.

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen karardan aynen alıntı ile “... sanıkların anneleri ve maktul arasındaki gönül ilişkisinin dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları uyarınca da rızaya dayalı olduğu, maktulün sanık ve suça sürüklenen çocuğun annesine rıza dışı zorla bir eyleminin olmadığı ve ilişkinin uzun yıllardır devam ettiği, bu durumun her ne kadar sanık ve suça sürüklenen çocuk yönünden ahlaki bir zafiyet yaratsa bile hukuk sınırları içerisinde öldürmeyi gerektirir haksız bir eylem oluşturmayacağı,

ayrıca bu ilişkinin uzun yıllardır devam ettiği de göz önüne alındığında sanık ve suça sürüklenen çocuk yönünden haksız bir hareket oluşturması kabulünün hukuk düzeni ve hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun olayı niçin gerçekleştirdikleri hususunda açıkça bir şey anlatmadıkları, sadece 24 nolu celsede, aslında kendilerinin maktulü öldürmeyi düşünmediklerini, aralarında inceleme dışı sanık ...'ında bulunduğu kişilerin kendilerinden maktulü öldürmelerinin istediği,

hatta baskı ve tehdit uyguladıklarına dair beyanlardan suç işleme kararının azmettirme sonucu oluştuğu, ....vs.” şeklinde olayın kabul şekli belirtilmiş olup,

Dairemizce bu karar, sanıkların yaş küçüklüğü nedeniyle maktul ile annelerinin arasındaki ilişkiyi kavrayamadıkları, yaşlarının büyümesi ve çevresindeki kişilerin bu olayı anlamlandırarak maktulden bu ilişkiyi sona erdirmesini istedikleri, buna rağmen anneleri ile ilişkisini sürdüren maktule kin besledikleri, çevrenin baskısı nedeniyle şehir merkezine taşındıkları, olaydan yaklaşık 6 ay önce cezaevinden tahliye olan babalarının kısa süre içerisinde kalp krizinden vefat etmesinden sonrada maktul ile sanıkların annesi arasındaki ilişkinin devam ettiği,

yaklaşık 2 ay önce annelerinin ortadan kaybolması sonrasında bu duruma da maktulün neden olduğunu düşünerek husumet besleyen sanıkların, anlatılan nedenlerle maktulü öldürdükleri gerekçesiyle leyhlerine TCK’nin 29. maddesi uyarınca makul oranda tahrik indirimi uygulanması gerekeceği belirtilerek bozma kararı verilmiştir.

Ayrıca dairemizin bu kararında eleştirisel biçimde Kabule göre de; sanıklar hakkında tahrik hükmünün uygulanmamasına karşın, eylemin TCK’nin 82/1-k maddesinde düzenlenen töre saikiyle işlenip işlenmediğinin hüküm yerinde tartışılmaması vurgulanmış, bu vurgulamanın da eleştirisel biçimde yapılamayacağı, Zira, karar metni içeriğinde eylemin töre saiki ile işlendiğini anımsatır biçimde vasıflandırma yapılmakla birlikte, hüküm ile gerekçe arasında ÇELİŞKİ olacak bir biçimde TCK’nin 82/1-k maddesi ile uygulama yapılmadığı, bu durumda eleştiri değil, bozma nedeni olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden YİNE MUHALİF KALMIŞTIM.

Ağrı l.

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Dairemizin bozma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamada (her ne kadar dosya kapsamı ile alakası bulunmayan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05/12/2013 tarihli, 2013/3953 E. 2013/15141 K. sayılı bozma ilamı okunarak taraflardan sorulmuş ise de, bu hususun maddi bir hatadan kaynaklı olarak zabıtlara geçtiği anlaşılmış olup, ) bozma ilamına uyulmak suretiyle bu doğrultuda verilen kararda, maktul ile anneleri arasında yıllardan beri süregelen ve rızaya dayalı olan ilişkinin ve devamında olaydan yaklaşık 2 ay önce annelerinin ortadan kaybolması üzerine,

bu durumu da maktulün neden olduğunu düşünerek husumet besleyen sanıkların eylemlerini maktulün haksız tahriki altında gerçekleştirdiklerinin kabulü yoluna gitmiş, taraf vekillerince temyiz edilmeleri üzerine heyetimizce bozma sonrasında yapılan inceleme üzerine, oy çokluğu ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

Oysa ki, olayda sanıklar lehine TCK’nin 29. maddesinin uygulanmaması gerekir. Bu yönü ile sayın çoğunluk görüşüne yine muhalif olmak durumunda kalınmıştır.

Şöyle ki; maktul ile sanıkların anneleri arasındaki ilişkinin zora dayalı olduğu söylenemez, onların çocukluk çağından beri süregelen bir ilişki olduğu, bizzat kendi beyanlarından, hatta aynı evi paylaşan sanık ...'ın eşi tarafından dahi belirtilmektedir. Babalarının cezaevinden çıkması ile ara verilen ilişkiye, kısa bir süre sonra ölmesi neticesi devam edildiği de yine sanıkların beyanlarından anlaşılmaktadır. Yani, babalarının ölmesi sonrasında maktul ile anne ... arasındaki rızaya dayalı ilişki, sanıklarında rızasını gerektirecek bir durumu oluşturmaz. Annenin Medeni Kanunun 185. maddesi anlamındaki sadakat yükümlülüğü sadece eşine karşıdır.

Ayrıca, Ağrı l. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından maktulün, doğrudan sanıklara haksız tahrikini oluşturacak müspet bir “Fiil” den de bahsedilmemiştir.

Suça sürüklenen çocuk ...'in Mahkemede 12/09/2012 tarihli tespit olunan beyanında da isimlerini verdiği inceleme dışı bir takım kişilerin “sen namusunu temizleyeceksin, deyip beni tehdit ettiler, hatta annemi de ölümle tehdit ettiler, annemde bu tehditler nedeniyle kendi rızasıyla Ağrıdan kaçtı ve sonradan öğrendiğim kadarı ile ...'da birisi ile evlenmiş,bana sen 17 yaşındasın, fazla ceza almazsın. v.s” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Bu beyan dahi göstermektedir ki, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, olayda sanıklar lehine doğrudan maktülden sanıklara yönelen haksız fiilin varlığı bulunmayıp, TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasını gerektirecek bir durum da bulunmamaktadır. Aksine, töre gereğine uygun olmayan biçimde, maktul ile anneleri Melike'nin arasındaki rızai ilişki dolayısı ile yok olduğu düşünülen ailenin namusunun temizlenmesine yönelik bir eylem söz konusudur.

Bu durumda sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in fikir ve eylem birliği içinde “töre saiki ile tasarlamak suretiyle maktulü öldürdükleri”, dolayısı ile 5237 sayılı Yasanın 29. maddesinin belirtilen kabulde uygulanmasının hukuken mümkün olamayacağı gerekçesi ile sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2018/3283, K. 2018/4629, 13 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2018/3283
Karar No
2018/4629
Tarih
13 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/3284 K.2018/7032
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/3284 K.2018/12090
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/3285 K.2018/8146
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/3285 K.2018/9955
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/3285 K.2018/4591
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/3285 K.2018/12089

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.