KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2018/5379 E., 2019/1020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Kasten öldürme
- Hüküm
- TCK'nin 81, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine(2 kez).
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Sanık ... müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 299. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında, kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 24.11.2017 tarih 2017/888 Esas, 2017/944 Karar sayılı ilamında bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ...'in tanık ...'a 25.000 TL borcu olduğu, borcun bir kısmını ödediği, kalan kısmın ödenmesi konusunda aralarında tartışma çıktığı, tanık ...'ın yeğenleri olan maktulleri arayıp kalan borcu sanıktan tahsil etmelerini istediği, bunun üzerine maktullerin sanığın özel güvenlik olarak çalıştığı iş yerine gittikleri, sanığı araca aldıkları, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre; maktullerin kendisine hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ederek dayılarının borcunu istedikleri, bunun üzerine sanığın bir anlık kızgınlıkla maktullere üzerinde bulundurduğu silahla ateş ederek öldürdüğü anlaşılan olayda;
a) Sanık ... hakkında TCK. 29 maddesi gereğince asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanıktan ele geçirilen, ancak sanığın çalıştığı ... İş Merkezine ait olduğu anlaşılan silahın ilgili şirkete iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2018/5379, K. 2019/1020, 20 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama