İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/1953 K.2019/3650

5271 sayılı Kanunun 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re'sen duruşma yoluyla yapar'' ibaresi 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100.…

Esas2019/1953Karar2019/3650Tarih10 Eylül 2019Okuma5 dk · 941 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2019/1953 E., 2019/3650 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Eylül 2019
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Olası kastla kardeşini öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
Hüküm
TCK'nin 81, 21/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

941 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

5271 sayılı Kanunun 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re'sen duruşma yoluyla yapar'' ibaresi 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile ''uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir'' şeklinde değiştirildiğinden, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminde, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;

Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu nedeniyle verilen hükmün incelenmesinde, yerel mahkemece hükmolunan cezanın miktarı gözetildiğinde istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesi uyarınca temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nin 298. maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine yapılan incelemede; ...

Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12/06/2018 gün, 2018/1661 esas, 2018/1639 karar sayılı kararında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin suçun niteliğine, vesaire yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının 5271 sayılı CMK'nin 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, aynı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ...

Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, hükmolunan cezaların miktarı ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre göz önüne alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 10/09/2019 gününde Üye ...’ın suçun bilinçli taksirle öldürme olduğuna yönelen karşı oyu ile oy çokluğu ile karar verildi.

(M)

KARŞI OY

Olay günü sanığın düğünde ateş etmesi sonucu, atılan mermilerden birinin maktule isabet etmesi ile ölüm neticesi meydana gelmiştir.

Sayın dairemizin çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın eyleminin olası kastla öldürme suçunu mu? yoksa bilinçli taksirle öldürme suçunu mu? oluşturduğu noktasında toplanmaktadır.

Olası kast 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuza girmiş olup, TCK'nin 21/2 maddesinde, ''suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.'' olarak tarif edilmiştir. TCK'nin 21/2 maddesindeki bu tarif yeterli düzeyde açıklık taşımamakta, gerek uygulamada gerekse doktrinde tartışmalar yaratmaktadır.

Olası kast genel olarak ''olursa olsun'' kastı olarak tanımlanmaktadır. Bir şey olmayacağı inancıyla hareket edilmiş ise bilinçli taksirin söz konusu olacağı söylenmiştir. Neticenin kabullenildiği durumlarla, neticenin göze alındığı durumlarında olası kast olarak kabul edilmesi gerektiği görüşleri ileri sürülmüştür. Kuşkusuz bu görüşlerin doğru olduğu kabul edilmekle birlikte, olası kast bilinçli taksir ayrımını yapma noktasında yeterli olduklarını söylemek mümkün değildir.

Olası kast, kastın bir türümüdür? yoksa, hareketin temelinde kast olmasa bile, kastın var sayıldığı bağımsız bir suç türümüdür.. Bu durumun açıklığa kavuşturulması lazımdır. Olası kastı, kastın bir türü olarak kabul ettiğimizde, temel hareketin kastî olması gerektiği sonucu ortaya çıkar.

Ancak olası kastı, kastın bir türü olarak algılamayıp ortaya çıkan neticeye göre hareket ederek belirlediğimizde yani kast olmadan da olası kastı var saydığımızda, kasttan soyutlanmış bir suç türü ortaya çıkar. Olası kastın, bağımsız bir suç türü olarak kabul edildiği durumda temel hareketin kastî olup olmadığına bakılmaksızın sonuca gidileceği için, olası kast kavramının daha geniş yorumlanması ve suçun kapsamının genişletildiği bir durum ortaya çıkacaktır.

Bu nedenle olası kastı, kastın bir türü olarak kabul etmek daha doğru olacaktır.

Olası kastı sadece ''olursa olsun'' kavramıyla açıkladığımızda hem sonuca gitmek zorlaşacak hemde bilinçli taksir olarak kabul edilmesi gereken hallerde bu kavram içerisinde sayılarak, olası kast kavramının içine sokulacak, bu da haksız uygulamaları beraberinde getirecektir. Temel hareketin taksirli olduğu durumlarda sorun bulunmamaktadır. Temel hareket taksirli ise sonucunda oluşacak suçlar taksirli veya bilinçli taksirlidir.

Temel hareket kastî ise burada nasıl bir ayrım yapılmalıdır. Kuşkusuz bilerek ve istenerek bir hareket yapılmış ise bu suç kasten işlenmiştir. Kasten işlenen suçlarda hem hareket kasten yapılmalı hem de gerçekleşen veya gerçekleşmesi istenen netice arzulanmış olmalıdır. Hareketin kasten olduğu ancak meydana gelen neticenin göze alınmadığı, kabullenilmediği haller ile göze alındığı ve kabullenildiği hallerin birbirinden ayrılması gerekmektedir.

Şayet fail kasten bir hareket yaparken, kasten yaptığı hareketinin sonucunda meydana gelen neticeyi istememiş ancak neticeyi kabullenmiş ve göze almışsa burada olası kast vardır. Meydana gelen neticeyi istememiş ve katlanmayı göze almamışsa bu durumda bilinçli taksir vardır.

Kasten yapılan hareketin sonucunda istenmeyen bir netice meydana gelmiş ise, failin mağdurda dahil olmak üzere bir başkasına karşıda netice suçun gerçekleşmesini istemediği hallerde bir başka deyişle neticelenen suç bakımından ne mağdura yönelik ne de bir başkasına yönelik bir kastı bulunmamakta ise bu durumda bilinçli taksir vardır.

Failin öngördüğü neticeyi istememiş olması ancak öngörülen neticenin gerçekleşmesi hukukumuzda bilinçli taksir olarak tarif edilmiştir. Olası kastla bilinçli taksirin ortak yönleri her ikisinde de neticenin öngörülüyor olmasıdır. Olası kast ile bilinçli taksiri ayıran nokta bilinçli taksirde neticenin istenmemiş olmasına rağmen gerçekleşmesi, olası kastta ise gerçekleşen neticenin dolaylı bir netice olması, bu neticenin gerçekleşmesini istemenin mutlak olmaması ancak bu netice ile ilgili olarak kayıtsız kalınmasıdır.

Olayımızda sanık düğünde havaya ateş etmiş ve istenmeyen bir netice meydana gelmiştir. Sanığın havaya ateş etmek şeklinde gerçekleşen hareketi kasta bağlı bir harekettir. Sanığın eylemi sonucunda ölüm neticesi meydana gelmemiş olsaydı, bu hareketinin karşılığı olan suç TCK'nin 170/1-c maddesinde tarifi yapılan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu olacaktı. Oysa sanığın istemediği bir netice meydana gelmiştir.

Sanığın havaya ateş etmesi sırasında ne ölene karşı ne de 3. bir şahsa karşı kasti bir suç işlemek amacıyla hareket etmediği sabittir. Meydana gelen netice suç bakımından taksir söz konusudur. Bu taksirde bilinçli taksir düzeyindedir. Düğünde ateş etmek yanlış bir davranış biçimi olsa da ülkemizde gelinin ateş edip damadı vurduğu, babanın ateş edip çocuğunu vurduğu, kardeşin kardeşi vurduğu gibi örnekler çoktur.

Bunların hiç birisinde de sonucuna katlanıldığını, sonucun göze alındığını söylemek mümkün değildir.

Bu gerekçelere bağlı olarak düğünde ateş eden sanığın, gerçekleşen ölüm neticesini istememesinin ancak sonucun gerçekleşmesinin bilinçli taksir olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun eylemin olası kast olduğu yönündeki düşüncesine katılmıyorum.

... Muhalif Üye

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2019/1953, K. 2019/3650, 10 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2019/1953
Karar No
2019/3650
Tarih
10 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/1953 K.2019/15845
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/1953 K.2019/5994
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/1954 K.2019/16725
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/1955 K.2019/13695
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/1955 K.2019/11090
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/1956 K.2019/3963

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.