İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/2826 K.2020/1697

Hakkında başka suçtan kesinleşmiş hapis cezasından kaçmak amacıyla sahte pasaport ile Fas ülkesinde bulunan sanığın maktulle beraber olay günü birlikte yemek yedikleri, sanığın ifadesine göre sanığın oldukça alkollü olduğu, eve geldiklerinde maktulün işe…

Esas2019/2826Karar2020/1697Tarih7 Temmuz 2020Okuma4 dk · 755 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2019/2826 E., 2020/1697 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Temmuz 2020
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Kasten öldürme
Hüküm
TCK'nin 25/1, CMK'nin 223/2-d maddeleri uyarınca sanığın beraatine dair.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

755 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Hakkında başka suçtan kesinleşmiş hapis cezasından kaçmak amacıyla sahte pasaport ile Fas ülkesinde bulunan sanığın maktulle beraber olay günü birlikte yemek yedikleri, sanığın ifadesine göre sanığın oldukça alkollü olduğu, eve geldiklerinde maktulün işe girmesine engel olduğunu düşündüğü Kadir isimli şahıstan bahsettiği, yine bu konu yüzünden aralarında tartışma başladığı, sanığın iddiasına göre maktulün arkadan sanığa bıçakla saldırdığı ve sanığın bu saldırıyı def etmek amacıyla maktulü yere yatırdığı ve boğazına bastırdığını söylediği, maktul sırtüstü yere düştükten sonra,

sanığın, maktule yönelik onun ölümüyle sonuçlanan göğüs ve omuz bölgelerine bastırması şeklindeki eylemlerini, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla meşru savunmada sınırı aşmak suretiyle gerçekleştirdiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nin 27/2 ve 5271 sayılı CMK'nin 223/3-c maddeleri gereğince "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi yerine, meşru savunmada sınırın aşılmadığı kabul edilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşüncenin aksine BOZULMASINA, 07/07/2020 gününde Heyetimizden sayın Üye ...'in, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 87/4, 29. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine yönelik karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/07/2015 gün ve 2015/16 esas 2015/182 karar nolu ilamı ile sanık ... hakkında 5271 sayılı Yasanın 25. maddesi ve CMK'nin 223/2-d maddeleri uyarınca sanığın beraatine ilişkin verilen kararın katılan vekillerince temyiz istemi üzerine heyetimizce yapılan inceleme sonrasında;

Sanığın eylemini, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla meşru savunmada sınırı aşmak suretiyle gerçekleştirdiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu halde, hakkında 5237 sayılı Yasanın 27/2 ve CMK'nin 223/2c maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine, savunmada sınırın aşılmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Zira, sanığın eyleminin bir bütün olarak 5237 sayılı Yasanın 87/4 ve 29. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi görüşündeyim,

ÇÜNKÜ; sanığın yaşamış olduğu Fas 'a onu ziyaret amacı ile giden maktul ile sanık arasında olay gününe kadar herhangi bir husumet bulunmamaktadır.

Olayın, maktul ile sanığın bulundukları evde yalnız olmaları nedeniyle herhangi bir görgü tanığı da bulunmamaktadır.

Bu durumda, sanığın beyanı, olayın maddi delilleri ile örtüştüğü oranda eylemin meydana geliş şeklini dolayısı ile suçun vasıflandırılmasını belirleyecektir.

Sanığın, olayın başlangıcına yönelik beyanı hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Taraflar arasında normal bir şekilde gelişen konuşma esnasında, aniden maktulün eline bıçak alıp sanığa saldırmasının makul ve kabul edilebilir bir sebebinin bulunmadığı ortadadır.

Sanık savunmasında, maktulün aniden bıçak ile kendisine saldırdığını,saldırı anında bıçakla çeşitli yerlerinden yaralandığını, bu esnada maktulün bıçaklı olan elini iki eliyle tuttuğunu, boğuşma meydana geldiğini, yere yatırdığı maktulün üzerine tek eliyle bastırdığını, bir süre sonra maktulün baygınlık geçirip gözlerinin yana kaydığını,

öldüğünü anlayınca olay yerinden ayrılarak Türkiye'ye gelmek suretiyle iki gün sonra da güvenlik görevlilerine teslim olduğunu beyan etmiştir.

Suç tarihi 22/05/2012 olup, sanığın savunmasında geçtiği hali ile maktulün kendisine saldırı anında almış olduğu yaraların tespitine yönelik olarak sevk edildiği, İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 25/05/2012 tarihli rapor içeriğine göre, sol kulak, alın orta, sağ kol, sol önkol, sağ el 1. ve 2.parmak arasında kısmi raddeli kurutlu yaralar ile sağ el başparmak iç kısmında derin boydan boya açık yara olduğu saptanılmış ise de, bu son yara dışındaki diğer yaraların yüzeysel boyutta kaldığı anlaşılmakla birlikte, raporun eylemin hemen akabinde alınmayıp,

üç gün sonra raporlanması da (Sanığın Türkiye'ye giriş yaptığı an Atatürk havaalanının güvenlik kamera görüntülerine göre elinin sarılı olduğu gözükmekte ise de, yaranın varlığı konusunda tereddüt olmakla beraber), göz önünde tutularak, tespit edilen bu yaraların tamamının olay nedeniyle meydana geldiği konusu şüphede kalmaktadır.

Kaldı ki, bizzat sanık savunmasında, maktulü yere yatırdığını, bıçaklı elini diziyle tuttuğunu, elleriyle de göğsüne bası uygulayıp kalkmasını engellemeye çalıştığını, bu arada maktulün baygınlık geçirdiğini beyan etmektedir. Yani, sanık olay esnasında, maktulü yere yatırıp bıçaklı elini de diziyle engelleyip, onu etkisiz hale getirmiştir. Buna rağmen onun göğsüne bası uygulamış, otopsi raporundaki bulgular meydana gelmiştir.

Bu durumda, sanığın, maktulü etkisiz hale getirdikten sonraki hareketleri ona karşı yaralama kastı ile hareket ettiğinin göstergesidir. Aralarında olay anına kadar öldürmeyi gerekli kılacak derece de husumet bulunmaması da düşünüldüğünde, sanığın maktule karşı onu etkisiz hale getirdikten sonra da eylemine devam edip, onu yaralama kastı ile hareket ettiğini ve maktulün bu nedenle vefat ettiğini ortaya çıkarmaktadır.

BU NEDENLERLE; sanığın, maktulü olay esnasında, yere yatırıp etkisiz hale getirdikten sonra dahi eylemine devam edip, maktulün bedenine kuvvet uygulamak suretiyle onun ölümüne sebebiyet verdiğinden, eyleminin 5237 sayılı Yasanın 87/4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki tartışmayı maktulün başlattığının kabulü ile sanık lehine TCK'nin 29. maddesinin de ayrıca uygulanması gerektiği düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2019/2826, K. 2020/1697, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2019/2826
Karar No
2020/1697
Tarih
7 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/2827 K.2020/3843
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/2827 K.2020/5883
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/2828 K.2020/4128
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/2829 K.2020/3669
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/2831 K.2020/4034
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/2832 K.2020/1874

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.