İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/1486 K.2020/2235

Sanık ... müdafiinin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince sanığa yönelik işlenen kasten yaralama suçundan CMK.nin 237/2. maddesi uyarınca katılma kararı verilmesine karşın vekalet ücreti takdir edilmediğine ilişkin istemi, ilgili hükmün,…

Esas2020/1486Karar2020/2235Tarih7 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.282 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2020/1486 E., 2020/2235 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2020
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Kasten öldürme
Hüküm
Kasten öldürmek suçundan Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesince TCK'nin, 81, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince verilen 14 yıl 2 ay hapis cezasına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.282 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Sanık ... müdafiinin, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince sanığa yönelik işlenen kasten yaralama suçundan CMK.nin 237/2. maddesi uyarınca katılma kararı verilmesine karşın vekalet ücreti takdir edilmediğine ilişkin istemi, ilgili hükmün, katılan vekili sıfatı ile temyiz incelenmesine konu edilmediği anlaşılmakla, inceleme dışı bırakılmıştır.

5271 sayılı Kanunun 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ''sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re'sen duruşma yoluyla yapar'' ibaresi 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile ''uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir'' şeklinde değiştirildiğinden, sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;

Sanık ...’nin, maktul ...’a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede;

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin vermiş olduğu 28/11/2018 tarih ve 2018/2334 esas, 2019/2423 karar sayılı mahkumiyet kararında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç işleme kastının bulunmadığına, meşru savunma hükümlerinin gözetilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Oluşa ve dosya kapsamına göre;

Sanık ...’nin olay gecesi iki arkadaşı ile birlikte maktul ...’un babasına ait eğlence mekanından çıkıp yaya olarak aynı yol güzergahı üzerinde kestane almak için durdukları, maktulün, anılan mekanda bulunan ve dosya kapsamında hakkında sanık ...’ye yönelik nitelikli yaralama eylemi nedeniyle mahkumiyet hükmü tesis edilen sanık ...’in aracını işyerinin önüne getirmek isterken sevk ve idaresindeki aracın tekerinin, sanığın sol ayağının üzerinden geçmesi nedeniyle sanığın elini ön cama vurarak maktule hitaben hakarette bulunduğu,

maktul ...’un da araçtan inerek sanığa doğru koştuğu, sanık ile maktul arasında başlayan kavganın, babasının iş yerinin önü olması dolayısıyla maktulü destekleyenler ile tarafları ayırmak isteyenlerin müdahalesi sonucu kısa sürede arbedeye dönüştüğü, maktulün ve diğer sanıklar ... ve ...’ın da içinde bulunduğu kalabalık grup tarafından aynı mekana sokulan sanık ...’nin, tanıklar ... ve ...’nın olaydan hemen sonra alınan ve zaman itibariyle mevcut delliler ile örtüşen ifadeleri ile sabit olduğu üzere; işyerinin tuvalet kısmında şişe ve bardaklar kullanılarak baş ve batın bölgesinde kesi oluşturacak şekilde yaralandığı,

sanık her ne kadar bir anlık çaba ile mekandan kaçarak dışarı çıkmış ise de; maktulün arkasından sarılmak suretiyle kendisini yakaladığı, yeniden çıkan arbedede sanık ...’nin maktulü üzerinde bulunan bıçakla göğüs bölgesinden yaralayarak iç kanama neticesinde ölümüne sebep olduğu olayda;

Olayın seyri ve gelişimi gözetildiğinde; sanık ...’nin taksirle yaralanması nedeniyle maktule yönelik eyleminin hakaretten ibaret olmasına karşın kendisine yönelik toplu halde tepkinin aşırı bir hal alması, ilk aşamada kalabalık grubun müdahalesi sürerken sanığın halihazırda yanında bulunan suç aletini kullanmadan kaçma çabasına rağmen maktulün peşinden giderek suç yerinden uzaklaşmasına engel olmak suretiyle kavgayı ikinci kez başlatması, sanığa şişe ve bardakla saldıran gruptaki şahısların da aynı anda sanık ve maktulün bulunduğu yere doğru hızla ilerleyerek eylemlerini bu şekilde sürdürmeleri karşısında;

sanığın mevcut ortam ve ruhsal durumunun etkisi ile atılı suçu işlediği değerlendirilmekle; maktulden kaynaklanan ve süregelen haksız hareketlerin şiddeti, yoğunluğu, ulaştığı boyut öncelik ve sonralık durumları da gözetilerek 5327 sayılı TCK.nin 29. maddesi uyarınca azami oranda indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş olup sanık hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünceye hilafına BOZULMASINA, CMK’nin 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Üye ...’in, sanığın eyleminin TCK’nin 27/2. maddesi kapsamına girip girmediğinin karar yerinde tartışılması gerektiğine; Üye ...’in haksız tahrik uygulanmasında isabetsizlik bulunmayıp mahkeme hükmünün yerinde olduğuna ilişkin karşı oyları ve oy çokluğu ile 07/10/2020 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Suçun oluşmasının kastın varlığına bağlı olduğu, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve isteyerek gerçekleşmesi halinde mümkün olduğu yasada belirtilmiştir.

Bu ceza sorumluluğunu kaldıran nedenler içinde kendisine yöneltilen topluca haksız saldırının o andaki hal ve koşullara göre defedilmesi hali de düzenlenmiş olup somut olayda, sanığın; maktulün babasının iş yerinde kendisine topluca yönelen saldırı nedeniyle yaralandığı, olay yerinden elde edilen güvenlik kamerası kayıtlarından da anlaşıldığı üzere;

maktul ile diğer sanıkların da dahil olduğu kalabalık grubun, tek kişi olan sanığın bulunduğu alanı kontrol altına alarak kaçma girişimine engel oldukları, bu ortamda kendisini tutmaya çalıştıklarından ani hareketle üzerinde bulunan montu sıyırarak kısa süreliğine kalabalıktan kurtulan sanığın, maktul tarafından arkadan sarılmak suretiyle yakalandığı, aynı zamanda sanığa saldıran grup üyelerinin de sanık ve maktulün bulunduğu yere doğru hızlıca yaklaştıkları değerlendirildiğinde; henüz bitmeyen olayda sanığın suça konu eylemini gerçekleştirmiş olduğunun anlaşılması karşısında;

suçun TCK'nin 27/2. maddesi kapsamında mazur görülebilecek korku, heyecan ve telaşla işlenip işlenmediğinin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılarak, zaruret sınırının aşılması mı yoksa haksız tahrik mi olduğu hususlarında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yetersiz gerekçeyle olaya uygun düşmeyen gerekçeli hüküm kurulması nedeniyle kararın gerekçeden dolayı bozulması görüşünde olduğumuzdan Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

KARŞI OY

1- Öncelikle, ilk derece mahkemeleri ve İstinaf mahkemesinin olgu-maddi olay mahkemeleri olduğundan CMK.nin 288. maddesine göre temyizin, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanacağı, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasının hukuka aykırılık oluşturacağı, bu nedenle, Yargıtay’ın; ilk derece ve istinafın kabul ettiği maddi olayın hukuki denetimini yapacağı, bu yönden yapılan incelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı,

2- Kaldı ki, oluş ve kabul ile olaya ilişkin CD görüntülerinin izlenmesinde de görüldüğü üzere; olay yerinin oldukça kalabalık olduğu, maktul ...’un müşterisinin aracını getirmekte iken, aralarında sanık ...’nin de bulunduğu insanların araç yolunda bulundukları, kenara çekilmede isteksiz davrandıkları, maktulün zorlanarak bu kalabalığın içinden geçmekte olduğu, sanık ...’nin ayağında kırık ve ezik tarif edilmediğine göre, muhtemelen tekerleğin ayakkabının uç kısmından geçtiği, sanık ...’nin zaten ağır ağır ilerlemeye çalışan maktule “ayağımı ezdin, anasını s..., o... çocuğu, a... koyduğum” şeklinde sövdüğü,

bu küfürler üzerine aracı durduran maktulün koşarak sanık ...’nin üzerine gittiği, kamera saatine göre, saat: 01,58,34’de aracın sağ arka tarafında sanık ile maktulün kavga ettikleri, saat: 01,58,41’de kalabalık grubun tarafları ayırdıkları, sanığın ... isimli işyerine götürülürken, maktulün de oradaki insanlar tarafından olay yerinden uzaklaştırıldığı, ... ve ...’in sanığı bardak ve şişe ile darp edip yaraladıkları, saat: 01,59,05’de maktulün tekrar kamera alanına girdiği, saat: 12,00,16’da sanığın ...

Ocakbaşında yeşil kısa kol tişörtlü sakallı bir şahıs tarafından çıkarıldığı, çekişme sırasında sanığın montunu üzerinden çıkarak oradaki şahıslardan birinin elinde kaldığı, saat: 02,00,20’de sanığın aracın sağ tarafına geçtiği, bu sırada sanığa yönelik darp ve saldırı bulunmadığı, saat: 02,00,22’de maktulün görüntüye girerek sanığa arkadan sarıldığı, bu şekilde birlikte kamera açısından çıktıkları, daha sonra söz konusu aracın olay yerinden uzaklaştırılmış olduğu,

maktulün kendinden oldukça yapılı sanığa arkadan sarılıp olay yerinden uzaklaştırmaya ve olaya son vermeye çalıştığı, daha iri yapıya sahip sanığın isteseydi rahatlıkla maktulün kendisini tutmaktan kurtulacak durumda bulunduğu, görüntüye girildikten sonra maktulün sanığa saldırmasının söz konusu olmadığı, olayı bitirme uğraşısı verdiği, saat: 02,00,41’de maktulün bu defa yalnız olarak görüntüye girdiği ve aracın ön tarafına düştüğü,

Adli Tıp Eskişehir Şube Müdürlüğünün 31/10/2017 tarihli raporuna göre, sanık ...’nin olayda meydana gelen yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, ayakta yaralanmasına dair herhangi bir bulgudan bahsedilmediği, Dairemiz uygulamalarında, başkaca bir özellik bulunmadığı hallerde, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanmalar nedeniyle asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmakta olduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, CD izleme tutanağı ve dosya kapsamına göre, alkollü olarak yoldan çekilmeyen sanık ...’nin maktulün müşteri aracını getirmeye çalışırken, sanığın söverek başlattığı kavgada, çevredekilerin maktul ve sanığı araladıkları, maktulün arkadaşları ... ve ...’in sanığı ... ...’na götürerek onu BTM’lik yaraladıkları, gerçekten kalabalık bir grubun sanığa saldırması halinde, sanığın iş yerinden ve olay yerinden uzaklaşmasının mümkün olmayacağı, görüntüden çıktıktan sonra kendisine arkadan sarılarak olay yerinden uzaklaştırmaya ve olaya son vermeye çalışan maktulün, sanık tarafından bıçakla yaralanarak öldürüldüğü olayda;

sanıktaki yaraların BTM’lik olduğu, son aşamada artık maktulden sanığa yönelik saldırının bulunmadığı da gözetildiğinde sanık hakkında yapılan haksız tahrik uygulaması yerleşmiş genel uygulamaya uygun olduğundan, temyiz itirazlarının reddi yerine sanığın haksız tahrik indiriminden azami olarak faydalandırılması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2020/1486, K. 2020/2235, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2020/1486
Karar No
2020/2235
Tarih
7 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/1486 K.2020/6090
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/1486 K.2020/21419
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/1487 K.2020/6087
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/1487 K.2020/10559
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/1487 K.2020/21420
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/1488 K.2020/4839

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.