İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/494 K.2020/1472

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2018 gün ve 2017/346 esas-2018/279 karar sayılı, sanığın "kasten öldürme" suçundan, TCK'nin 81, 53, 58. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık müdafiinin yasal süresi…

Esas2020/494Karar2020/1472Tarih26 Haziran 2020Okuma7 dk · 1.472 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2020/494 E., 2020/1472 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2020
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Kasten öldürme
Hüküm
1- Sanık ... hakkında;
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.472 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Kasten Öldürme Suçu

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2018 gün ve 2017/346 esas-2018/279 karar sayılı, sanığın "kasten öldürme" suçundan, TCK'nin 81, 53, 58. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık müdafiinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca, koşulları oluşmadığından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasıyla ilgili uygulamanın hükümden çıkartılması suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

2- Sanıklar ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı: Kasten Öldürme Suçu: İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2018 gün ve 2017/346 esas-2018/279 karar sayılı, sanıkların "kasten öldürme" suçundan, TCK'nin 81, 53, 58. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanıklar müdafilerinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanıklar ... ile ... müdafileri ayrı ayrı duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş iseler de, 5271 sayılı Kanunun 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re’sen duruşma yoluyla yapar" ibaresi 24.12.2017 tarih 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile "uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir" şeklinde değiştirildiğinden, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmüş ve ayrıca sanık ... müdafiinin süresinden sonra olan duruşmalı inceleme talebinin CMK’nin 291. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...’a yönelik kasten öldürme suçları ve sanık ... hakkında bu suça azmettirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 gün, 2019/252 E. ve 2019/292 K. sayılı kararına ilişkin; sanıklar ..., ..., ... ve ... ... müdafilerinin ayrı ayrı yasal süresi içerisinde yapmış oldukları temyiz talepleri üzerine yapılan incelemede,

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 gün, 2019/252 E. ve 2019/292 K. sayılı kararında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin; meşru müdafaaya ve sübuta yönelen, sanık ... müdafiinin; sübuta ve bu kapsamda sair sebeplere, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanması gerektiğine yönelen, sanık ... müdafiinin; sübuta ve bu kapsamda sair sebeplere yönelen, sanık ... müdafiinin;

sübuta ve bu kapsamda sair sebeplere yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup, sanık ... hakkında atılı suça azmettimekten dolayı mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen azmettirmeye ilişkin TCK’nin 38. maddesinin hükümde gösterilmemiş olması kanuna aykırı ise de,

bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMK’nin 303/1-c maddesinin tanıdığı yetkiye istinaden sanık ... hakkındaki hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan “TCK'nin 81. maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin “TCK'nin 38. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 81. maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi ile değiştirilmesine karar verilmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükümlere yönelen temyiz başvurularının ESASTAN REDDİNE, aynı Kanunun 304/1 maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine,

Yargıtay ilamının bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE ve hükmolunan ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre tahliye

taleplerinin REDDİNE, Başkan ...’nın sanıklar ... ile ...’ın beraat etmesine gerektiğine yönelen, Üye ...’in ise sanık ...’ın TCK’nin 39. maddesi uyarınca sorumlu tutulması ve sanık ...’ın beraat etmesi gerektiğine yönelen karşı oylarıyla ve kısmen oy çokluğu kısmen oy birliği ile 26.06.2020 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen esastan red kararına karşı sanıklar ... ve ... yönünden kararın bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum şöyle ki;

Suç tarihinden beş gün önceki 07.11.2015 günü saat 02.00 sularında sanıklar ..., ... ve ...'ın ...'nin müsteciri, maktul ...'ın güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ... isimli mekana gittikleri, burada çıkan tartışmada sanık ...'ın başından tabure ile sanık ...'ın tabanca ile dudağından yaralandıkları sabittir.

Bu olaydan beş gün sonra sanıklar ... ile ...'ün saat 21.00 sularında ilk olayın gerçekleştiği ...'a yaya olarak geldikleri, ikisinin de 10-15 metre mesafeden ateş etmesi sonucu bar önünde bekleyen ...'ın öldüğü, dolayısıyla maktul Alaaddin ile ilgili olarak bu iki sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet ve Bölge Adliye Ceza Mahkemesince verilen esastan red kararının dosya içeriği ile uyumlu olduğu da açıktır.

Ancak maktul Alaaddin'in öldürülme anında olay yerinde olmayan sanıklar ... ve ...'in cezalandırılması varsayımlara dayandırılmıştır.

Sanıklar ... ve ...'ın beş gün önce aynı barda yaralandıkları, dolayısıyla bar görevlilerine veya sahibine karşı husumet içinde oldukları düşünülebilir.

Dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ...'ın eylemi gerçekleştiren sanıklar... ve ...'a tabanca temin ettikleri, vaadde bulundukları, emir veya talimat verdikleri şeklinde azmettirme sayılabilecek bir fiilleri tespit edilememiştir. Azmettirmeyi ispatlayacak tape bilgileri, iletişim kayıtları yoktur.

Mahkemenin kabul gerekçesi ... ve ...'ın bar görevlilerini ve sahibi ile

husumetli olmasıdır. Eylemi gerçekleştiren sanıkların azmettirilmesi dışında öldürme nedeni bulunmadığı kabulünden hareket edilmiştir. Bu kabul varsımdan ibarettir ve öldürmeye azmettirme suçunun kesin delili olarak kabul edilemez.

Her ne kadar sanıklardan ..., öldürme anından iki-üç dakika önce otel çalışanı ... 'nu telefonla arayarak bar yetkilisi ...'a söyle aşağıya gelsin, dediği sabit ise de bu sözün bar yetkilisini bar önüne çıkartıp vurdurmak için söylendiği mutlak bir şekilde kabul edilemez.

Olay anında ... ve ...'ın bulunduğu yer ile olayın gerçekleştiği bar arasının 500-600 metre olduğu, barın bulunduğu yerin görünmediği, bar önüne giden ve eylemi gerçekleştiren sanıklar ile ... veya ...'ın eylemden hemen önce "biz bar önüne geldik, arayın ... aşağı insin" anlamına gelebilecek bir görüşmelerin bulunmadığı, varsa da tespit edilemediği,

bu durumda eylemden birkaç dakika önceki "... aşağı insin" sözüne anlamlar yükleyerek olay yerinde bulunmayan sanıklar ... ve ...'ın cezalandırılmalarına karar vermek ceza hukukunun temel prensibi olan "şüpheden sanık yararlanır" kuralını ihlal ettiğinden bu iki sanık yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.

KARŞI OY

Maktul ...'in silahla vurularak öldürüldüğü olayda bu suçu sanıklar ... ve...'in birlikte işledikleri sabit olup sanıklardan ...'ın suçun işlenmesinde TCK 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla sorumlu olması gerekeceği, sanık ...'ın da ... ve...'i bu suçu işlemelerine azmettirdiğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği, yerel mahkeme ve istinaf mahkemelerinin sanıklar ... ve ...'ı asli fail olarak sorumlu tutan kararlarının gerekçesinin varsayıma dayandığı ancak varsayım ile mahkumiyet kararı verilemeyeceğini düşündüğümden sanıklar ... ve ...'ı asli fail olarak cezalandıran mahkeme kararına karşı yapılan temyizi esastan reddeden Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Şöyle ki;

Dosyadaki sanıklarımızından ..., olayın meydana geldiği ...'a yaklaşık 600 metre mesafede kahvehane sahibi olup kahvehanesini bir süre önce cezaevinden çıkan...'e devretme,. ...'te kendine yeni bir düzen kurmanın arefesindedir. Sanık ..., ... ile çocukluk arkadaşı olup seyyar manavlık yapmakta ve olayın olduğu ...'a sık sık eğlenmeye gitmektedir. Sanık ... bir süre sanık ... ile cezaevinde yatmış olup zaman zaman ...'ın ailesine ait ... kıraathanesinde yevmiyeci olarak çalışmaktadır.

Davaya konu olaydan beş gün önce sanıklardan ..., ... ve ...'ın ...'da bir kavgaya karıştığı, burada sanık ...'ın darp edildiği, ...'ın da silahla ağızdan yaralandığı ancak bu olayın resmi merciilere yansımadığı, anlaşılmıştır.

Olay günü ...'ın kurşunlanıp ...'in öldürülmesinden bir kaç dakika önce sanıklardan ...'ın bar çalışanı ...'i arayarak ... ortaklarından olan ...'un üç katlı olan ... aşağıya inmesini onunla konuşmak istediğini söylediği bunu ...'in ...'a söylediğini üst kattan aşağı inmeden kendisinini lavaboya girdiğini ...'un'da kendisini beklerken alt kattan silah sesleri geldiğini, silah sesleri bitince bar görevlisi ...'in kapının önünde kurşunlanarak öldürüldüğünü gördüklerini söylediği, oluşunda tanık ...'in anlatımıyla uyumlu olduğu görülmüştür.

Sanıklar ... ve... olayı tasarlamadıklarını, kimsenin kendilerini azmettirmediğini, olay mahallinden karakola imza atmak için giderken geçtiklerini beş gün önceki olayı bildiklerini ve ani kastla olayın meydana geldiğini söylemişlerdir. Bu iki sanığın eylemlerinin sübutunda sorun yoktur. Diğer sanıklar ... ve ...'ın olaydaki konumları belirlenmelidir.

Sanıklardan ..., dosya kapsamına göre ...'a sık sık gidip eğlenen, sanık ... ile arkadaş olan olay gecesi de bar çalışanları tarafından dövülen hatta silahla yaralanan bir kişi olup sanıklar ... ve...'i azmettirdiğine yönelik hiçbir delil bulunmasa da tanık ...'in beyanı,

HTS kayıtları ve ...'ın kendi savunmasından da beş gün önce kendisinin silahla yaralandığı olayı sormak için ... çalışanını arayıp patronlardan ...'u üç katlı barın alt katına çağırdığı bu telefondan kısa süre sonrada (telefonda aşağı inin konuşacağım dediği zaman ile kurşunlanma olayı arasında hem zamanlılık vardır) sanıklar... ve ...'ın ...'ı kurşunladıkları ve korumalık yapan ...'in olay yerinde öldüğü anlaşılmış olup ...'ın yaralandığı kolluğa intikal ettirilmeyen birinci olayda ...'ın da bulunup darp edilmesi,

...'ın telefonla aramasına rağmen olay yerine kendisinin gelmeyip sanıklar... ve ...'ın barı kurşunlaması nedeniyle sanık ...'ın asli failleri azmettirdiğine yönelik kesin deliller olmadığı ancak ...'ın hareketlerinin dosya kapsamına göre önceki olayın hesaplaşmasının teminine yönelik Şilan Barın ortaklarından birini zemin kata indirerek onunda yaralanmasını temine yönelik asli faillere yardım niteliğinde olduğu, zira sanıklardan en çok ...'ın bar çalışanları ve patronlarınca tanındığı (... her hafta bara giden bir müşteridir) anlaşılmakla, sanık ...'ın asli faillerin fiiline yardım eden sıfatıyla katıldığı kabul edilmiştir.

Sanıklardan ...'ın ... kıraathanesinin sahibi olmadığı ancak onun ailesince işletildiği, olaydan beş gün önce diğer sanıklar ... ve ... ile ...'da çıkan kavgada darp edildiği hatta silahına bar çalışanlarınca el konulduğu ancak bu olayın resmiyete intikal etmediği sabittir. Birinci olay resmiyete intikal etmese de bu olaydan

haberdar olan sanıklar ..., ..., ...'da bar çalışanlarına ve sahiplerine yönelik husumet oluşturabileceği ancak bu varsayımın sanık ...'ın suç işleme kanaati ve iradesi olmayan sanıklar ... ve...'e ve yine ...'ı bu suçu işlemeleri konusunda azmettirdiğine dair dosyada hiçbir delil olmadığı,

sanık ...'ın diğer üç sanık üzerinde fiili hakimiyeti olduğunu gösterir bir bulgununda söz konusu olmadığı böyle olunca "birinci olayda ... da yaralanmıştır onun asli failleri azmettirmesi hayatın olağan akışına uygundur" gibi şüpheden öteye dahi geçmeyen bir gerekçe ile sanık ...'ın kasten adam öldürme suçuna diğer sanıkları azmettirmekten cezalandırılmasını dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun görmediğimden beraati gerektiği kanaatiyle yukarıda ayrıntılı gerekçelerimle sanıklar ... ve ...'ın kasten adam öldürülmesi suçundan sorumluluklarını kabul eden Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2020/494, K. 2020/1472, 26 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Kasten Öldürme Suçu
  4. Türk Milleti Adına
  5. Karşı Oy
  6. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2020/494
Karar No
2020/1472
Tarih
26 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/494 K.2020/3464
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/494 K.2020/2166
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/495 K.2020/1456
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/495 K.2020/13842
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/495 K.2020/1956
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2020/496 K.2020/5231

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.