İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/10404 K.2021/13876

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek;

Esas2021/10404Karar2021/13876Tarih3 Kasım 2021Okuma5 dk · 980 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2021/10404 E., 2021/13876 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2021
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Olası kastla öldürme
Hüküm
Sanık ... hakkında; maktule yönelik eylemi nedeniyle TCK'nin 81/1, 21, 62, 53. maddeleri gereğince 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

980 kelime·5 dk okuma

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın maktul ...'e yönelik eyleminin sübutu kabul edilmiş, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin TCK'nin 24. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak; sanık hakkında hüküm tesis edilirken kast, olası kast, taksir ve bilinçli taksir gibi ceza hukuku kavramlarının incelenmesi ve somut olaya tatbik edilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.06.2012 tarih ve 2011/840 Esas - 2012/214 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi doğrudan kast, failin hareketinin yasal tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesini gerektirir. Ancak, failin hareketiyle hedeflediği doğrudan sonuçların yanısıra, hareketinin zorunlu sonuçları ya da kaçınılmaz yan sonuçları da, açık bir isteme olmasa dahi doğrudan kast kapsamında değerlendirilmektedir.

Öğreti ve uygulamada "dolaylı kast", "belirli olmayan kast", "gayrimuayyen kast" "olursa olsun kastı" olarak da adlandırılan olası kast, TCK'nin 21. maddesinin 2. fıkrasında; "öngörmesine rağmen fiili işlemesi" şeklinde tanımlanmıştır. Olası kastı, doğrudan kasttan ayıran temel ölçüt ise; suçun yasal tanımındaki unsurların gerçekleşmesinin mutlak olmayıp, muhtemel olmasıdır. Fail, böyle bir durumda, bu ihtimalin gerçekleşmesini kabullenerek, olursa olsun düşüncesi ile ve ona katlanmayı da göze alarak hareket etmekte ve muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için de önlem almamaktadır.

Taksirdeki düzenlemeye bakıldığında ise; kural olarak suç, ancak kastla işlenebilir, fakat, yasada açıkça gösterilen hallerde suçlar taksirle de işlenebilir. Taksir, TCK’nin 22/2. maddesinde; "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi" şeklinde tanımlanmıştır.

Öte yandan, olası kastın, başka bir ayırıcı unsura yer verilmemesi nedeniyle, anılan Yasanın 22. maddesinin 3. fıkrasında; "kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır" şeklinde tanımlanan bilinçli taksirle karıştırılabileceği hususu öğretide dile getirilmiş ise de, yasa koyucu, madde metninde yer vermediği "kabullenme" ölçütüne, madde gerekçesinde; "olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşeceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir, diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir" şeklinde açıklama yapmak suretiyle, olası kastı bilinçli taksirden ayıracak ölçütü ortaya koymuştur.

Olası kast ve bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçütleri, yargısal kararlar ve bilimsel görüşlerden de yararlanmak suretiyle şu şekilde belirlemek olanaklıdır;

Gerek olası kast, gerekse bilinçli taksirde netice fail tarafından öngörülmektedir. Bilinçli taksirde, öngörülen neticenin gerçekleşmeyeceği ... edilmekte, olası kastta ise bu netice fail tarafından göze alınmakta ve kabullenilmektedir.

Bu açıklamalar ışığında özetle; gerçekleşmesi mutlak görünen neticenin failce bilinmesi ve istenmesi halinde doğrudan kast, öngörülen olası neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmek suretiyle neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır.

Somut olayın kabulünde ise; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'in polis memuru olarak İstanbul İli Beyoğlu İlçesi'nde görev yaptığı, olay günü yanında tanıklar ... ve ...

Akçil ile birlikte sivil olarak asayiş uygulamaları yaptıkları esnada yanında Mamina isimli şahıs olan maktulün şüpheli davranışlar sergilemesi üzerine, kimlik kontrolü akabinde üst araması yapıldığı, yapılan aramada daha sonra niteliği kokain olduğu anlaşılan uyuşturucu madde ele geçirildiği, bunun üzerine, Mamina isimli şahsın tanıklar ... ve ... tarafından, maktulün ise sanık ... tarafından yasal işlemler yapılmak üzere Beyoğlu Asayiş Büro Amirliğine götürüldüğü, nezarethanenin tamiratta olması nedeniyle maktulün sanık tarafından avukat görüşme odasına alındığı,

burada yapılan detaylı üst aramasında maktulün iç çamaşırına gizlenmiş vaziyette 13 parçaya bölünmüş olan kokain maddesi ele geçirildiği, tüm bu işlemler esnasında sanığın beylik tabancasının kemer ile vücudu arasında konulmuş, namlusuna mermi sürülü ve horoz emniyeti kapalı vaziyette bulunduğu, sanık ...'in maktule el kol hareketleriyle giyinmesini söyleyip tanık polis memuru ...'ı çağırmak için kapıya yöneldiği anda, tanık ... dışında tarafsız tanığı bulunmayan olayda sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre; maktulün sanığın beline davranarak silahını almaya yeltendiği,

sanığın da silahına davranıp tuttuğu, maktulün namlu kısmından sanığın ise kabze kısmından tutarak silahı aralarında çekiştirdikleri ve sanığın sert bir şekilde çekmesiyle maktulün namluyu bırakmadığı ancak dizlerinin üzerine düştüğü, sanığın tekrardan silahını maktulden kurtarmak istediği sırada silahın ateş aldığı ve maktulün sol klavikula bölgesinden aldığı isabet nedeniyle iç organ harabiyeti ve iç kanama sonucu hayatını kaybettiği anlaşılan olayda;

Nijerya uyruklu maktul ... ile polis memuru sanık ... arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetleri olmadığı gibi, olay öncesi tanışıklıkları dahi bulunmadığı, maktulün yakalanmasıyla asayiş büro amirliğine götürülüp ölüm olayını gerçekleştiği aralıkta da sanık ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek derecede husumete neden olacak bir olayın yaşandığına dair bir delilin bulunmadığı, maktulün cesedi üzerinde yapılan otopsi ve ölü muayeneye ilişkin tutanaklardan anlaşılacağı üzere kötü muameleye maruz kaldığına dair bir tespitin de bulunmadığı,

atış mesafesinin tayinine ilişkin delil niteliği taşıyan maktulün gömleğinin kasten yok edildiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, olayın oluşuna ilişkin sanığın tanık ... tarafından da doğrulanan savunmasına itibar edilmesinin gerektiği ve buna göre,

Nezarethanesi tamiratta olan karakolun avukat görüşme odasının şüphelilerin gözetim altında tutulduğu yer olarak kullanılması nedeniyle nezarethane olarak kullanıldığı hususu göz önünde bulundurulduğunda; silah kullanma ve bulundurma konusunda tecrübeli olan sanık ...'in, Polisin Merasim ve Topluluklardaki Rolüne ve Polis Karakolları Teşkilatlanmasına dair talimatnamenin 215. maddesine göre polisin silah bulundurma kaidesinin istisnası olan nezarethaneye, silah emniyeti konusunda gerekli tedbirleri almadan, uyuşturucu madde bulundurmaktan şüpheli olan maktulün tek başına bulunduğu odaya girmesiyle,

dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve yaşanan olaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, meydana gelen neticenin sanık tarafından öngörülmesinin mümkün olmaması nedeniyle sanık hakkında TCK'nin 85. maddesi uyarınca taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi yerine suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 03.11.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/10404, K. 2021/13876, 3 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10404
Karar No
2021/13876
Tarih
3 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/10405 K.2021/15287
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/10406 K.2021/11324
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/10408 K.2021/10461
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/10412 K.2021/10310
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/10417 K.2021/10303
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/10418 K.2021/9883

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.