İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/12349 K.2021/14733

Mağdur ... ...’ı kasten basit yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi…

Esas2021/12349Karar2021/14733Tarih7 Aralık 2021Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2021/12349 E., 2021/14733 K.·(Kanun Yararına Bozma İstemi)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mağdur ... ...’ı kasten basit yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/769 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararının 17.06.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 19.06.2017 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/725 Esas, 2018/1083 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.07.2021 tarihli ve 2021/5823 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2021 tarihli ve 2021/92783 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, sanığın, dosyanın diğer mağduru ... ...’a yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı kasten yaralama suçu yönünden mahkumiyetine dair anılan Mahkeme kararının istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/3260 Esas, 2020/1916 sayılı kararı ile,

"…1-Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarih, 2014/769 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle, sanığın denetim süresi içinde suç işlediği gerekçesiyle verilen, söz konusu hükmün açıklanmasına yönelik aynı Mahkemenin 16.11.2018 tarih, 2018/725 Esas, 2018/1083 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve hukuken yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın istinaf davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ortada istinaf yasa yoluna tâbi bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından,

incelenen kararın hukuken yok hükmünde olduğunun TESPİTİNE, bu kapsamda söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun CMK'nin 279/(1-b) maddesi gereğince REDDİNE,

2-Sanığın istinaf isteminin Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarih, 2014/769 Esas, 2015/374 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına yönelik itiraz niteliğinde olduğu anlaşıldığından, CMK'nun 267, 268 ve 231/12. maddeleri gereğince İTİRAZ YOLUYLA MERCİİNCE İNCELENMESİ GEREKTİĞİNE,,..." şeklinde karar verildiğinin anlaşılması karşısında,

Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 05.05.2015 tarihli kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebellüğ edecek şahsın hasım olması" başlıklı 39. maddesindeki "Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanığın babası ve davaya konu dosyada müşteki sıfatına haiz olan ... ...’a 10.06.2015 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz olduğu,

mağdur ... ...’a yönelik eylemi nedeniyle kasten yaralama suçundan sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli kararının kesinleşmediği cihetle, hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de; Adı geçen sanığa Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesi uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceğinin ihtarını içerir duruşma gününü bildiren meşruhatlı davetiye gönderildiği ve adresin yetersiz olması nedeniyle tebliğin iade edildiği, sanığın savunması alınmaksızın cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de;

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,

7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ

imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda sanığa yapılan tebliğin iade edilmesi nedeniyle anılan Kanun’un 21/2. maddesi gereğince mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği cihetle, tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanık savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

7201 sayılı Kanun’un 39. maddesinde; “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre tebliğ yapılan şahsın, muhatapla arasında husumet bulunması halinde, bu kişi muhatapla birlikte oturuyor ve ... olsa bile kendisine yapılan tebligat hukuken geçersiz niteliktedir.

İncelenen dosyada; sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, sanık hakkında yargılamaya konu olayda arasında ihtilaf bulunan babasına tebliğ edilmiş olması nedeniyle yapılan tebligat usulüne uygun değildir. Böylece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesi usulüne uygun olmadığından hükmün açıklanmasına karar verilmesi de isabetsizdir.

Bununla birlikte, 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK'nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile sanığın duruşmaya çağrılması gerektiği, dosyanın incelenmesinde;

her ne kadar duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı sanığa tebliğe çıkmış ise de sanık adına çıkarılan davetiyenin “adresin yetersiz olması” gerekçesi ile tebliğ edilemeden merciine iade edildiği anlaşılmakla, usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden, yargılama konusu suça ilişkin savunması tespit edilmeden, sanık hakkında hükmün açıklanması ile mahkumiyet kararı verilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Correia de Matos/Portekiz, No: 48188/99, 15.11.2001.

Foucher/Fransa, No: 22209/93, 18.03.1997, P. 36) kararlarında belirtildiği üzere sanığa kendini savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanmasında da isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/725 Esas, 2018/1083 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/12349, K. 2021/14733, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12349
Karar No
2021/14733
Tarih
7 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2021/12349 K.2021/16460
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/12350 K.2021/14627
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2021/12350 K.2021/16447
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/12351 K.2021/18710
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2021/12351 K.2021/11622
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/12351 K.2021/14737

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.