KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2021/12938 E., 2022/1204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli kasten yaralama
- Hüküm
- TCK'nin 86/1, 86/3-b-e, 87/1-a, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca "3 yıl 9 ay" hapis cezasına mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan vekili
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya okunarak incelendi; Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın katılana yönelik nitelikli kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanık savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin;
kararın eksik inceleme ile alındığına, meşru müdafaa olduğuna, meşru müdafaada sınırın aşıldığına, haksız tahrik hükümlerinin üst sınırdan uygulanması gerektiğine, yaralanmanın niteliğine, ek savunma hakkı verilmediğine; katılan vekilinin, alt hadden daha fazla uzaklaşarak ceza verilmesi gerektiğine, sanık hakkında TCK'nin 29 ve 62. maddelerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak; 1) Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; ... de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak
şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Bozma sonrası katılan vekilinin, CMK'nin 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, CMK'nin mağdur için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezalarına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
4) Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nin 63. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/12938, K. 2022/1204, 16 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama