KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2021/3450 E., 2021/2497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi ve mahkûmiyet kararının kesinleşmesi halinde açıklanabileceği, sanık hakkında Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2019 tarih, 2019/224 Esas ve 2019/510 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, "mahkûmiyet" hükmü niteliğinde olmaması nedeniyle, anılan ilama istinaden hükmün açıklanamayacağı anlaşılmakla, sanığın denetim süresinde işlediği ihbara konu olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkûmiyetinin olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkındaki hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Deneme süresi içinde suç işleyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, yeni kurulan hükümde önceki hükümden farklı olarak 5237 sayılı 29. maddesi uygulanmayarak fazla cezaya hükmolunması suretiyle CMK'nin 231/11. maddesine ve CGK'nin 15.01.2019 tarih, 2015/330 Esas ve 2019/8 Karar sayılı kararına aykırı olarak karar verilmesi,
3) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla.
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin,
19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla;
her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/3450, K. 2021/2497, 25 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama