KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2021/5899 E., 2021/3016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyetlere, ceza verilmesine yer olmadığına dair
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında tehdit suçlarına ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ... haklarında katılan ...’e yönelik olarak tehdit suçlarından kamu davaları açılmadığı için herhangi bir hüküm de kurulmamış olduğundan, 5271 sayılı CMK'nin 237. maddesine göre tehdit suçu yönünden katılan sıfatını olmayan Servet’in temyiz hakkı da bulunmadığından, Servet vekilinin temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında hakaret suçlarından kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Kovuşturma aşamasında 09.02.2016 tarihli duruşmada müştekinin sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen, 5271 sayılı CMK’nin 234. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği hususunda beyanda bulunmadığı, müşteki vekilinin kararı temyiz ederek katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşıldığından, müşteki Servet’in CMK'nin 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında müştekiler ... ile ...’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de nazara alınarak asgari oran olan (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında eksik cezalar tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında müştekiler ... ile ...’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de nazara alınarak asgari oran olan (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik cezalar tayini,
b) Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların 5237 sayılı TCK'nin 50/1-d maddesi uyarınca belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma seçenek tedbirine çevrilmesine karar verilirken, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve cezanın bir katından anlaşılması gerekenin "cezanın kendisi" olduğu gözetilmeden seçenek tedbirin süresinin hükmolunan ceza miktarından daha fazla belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 50/1-d maddesine aykırı davranılması,
c) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/3. maddesine göre, suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlettirilmeme gerekçesinin kararda belirtilmemesi,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/5899, K. 2021/3016, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama