Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/10665 E. , 2023/5869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2643 E., 2021/1556 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/10665 E. , 2023/5869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2643 E., 2021/1556 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2020 tarihli ve 2019/325 Esas, 2020/344 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2020/2643 Esas, 2021/1556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçları işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2019 tarihli ve 2019/14582 Esas sayılı iddianamesinde katılan ve arkadaşları olan tanıklar .... ile ....'nın, suç tarihi gece yarısı .... yönetimindeki otomobil ile gezintiye çıktığı, .... ...... Mh. ........ Cd. üzerine geldiklerinde, yol kenarında bulunan sanığın, elde edilemeyen ancak 6136 sayılı Kanun kapsamında kaldığı belirlenen ateşli silah ile katılanı hedef alarak 2 el ateş ettiği, katılanın, adli raporuna göre basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek ölçüde yaralandığı belirtilerek sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma ve yaralama suçlarından cezalandırılması yönünde kamu davası açıldığı, sanık soruşturma safhasında isnad edilen suçlamayı inkar ettiği, olay anında kız arkadaşı ile birlikte olduğunu ileri sürdüğü ancak kız arkadaşının bilgilerini sunamadığı, kovuşturma safhasında da aynı şekilde suçunu inkar ettiği, olay irdelendiğinde sanığın katılanın bulunduğu aracı ve araç içinde bulunan kişileri gördüğü, bunlardan önde oturan .... ve ....'yi yakından tanıdığı ancak arka koltukta oturan katılan ile herhangi bir samimiyeti bulunmadığı, sanığın diğer iki tanıkla birlikte araç içerisinde bulunan katılana ateş ederek olay yerinden uzaklaştığı, her ne kadar mahkeme safhasında araç içerisinde bulunan tanıklar olaya dair net bir görgülerinin olmadığını belirtmişler ise de olayın hemen akabinde alınan ifadelerinde ve araç içinde yapmış oldukları konuşmalarda olayın Hakkı olarak bildikleri sanık ... tarafından yapıldığını belirttikleri, keza sanık adına aracıların devreye girmesinin ve ifade değişikliği istenilmesinin de bu durumu doğruladığı, sanığın soruşturma safhasında olay anında kız arkadaşı ile beraber olduğunu savunurken mahkeme safhasında bu yönde hiç bir savunma sunmadığı, tanıkların sanığa suç izafe etmelerini gerektirir herhangi bir husumetleri olmadığı gibi sanık ile de yakın arkadaş oldukları, sanığı olayın hemen öncesinde araba ile geçerken ve katılan yaralandıktan hemen sonra da kaçarken gördüklerinden sanığın kız arkadaşı ile beraber olduğu savunmasının da geçersiz olduğu, bütün bu hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın atfedilen suçu işlediği yönünde tam bir vicdani kanaate ulaşılarak tecziyesi cihetine gidildiği, sabıka kaydı ve herhangi bir pişmanlığı görülmemesi sebebi ile takdiri indirim uygulanmadığı belirtilmiştir. 2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, uzmanlık raporları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, olay tutanağı, diğer tutanaklar, HTS kayıtları, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. 3. Katılanın yaralanmasına ilişkin ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.01.2018 tarihli raporunda "Ateşli silah yaralanması nedeniyle başvurduğu, genel cerrahi notunda; sol skapula altından giriş sol alt anterior torakoabdominalden çıkış olduğu, BT leri görüldüğü, intraabdominal patoloji ilk planda izlenmediği, göğüs cerrahisi notunda; sol meme başı 2 cm lateralden ateşli silah yaralanması girişi olan hastanın toraks BT'sinde solda masif hemotoraks tespit edildiği, acil torakotomi endikasyonu konulan hasta acil operasyona alındığı bildirildiğine; mevcut rapor bulgularına istinaden arızasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI" şeklinde görüş bildirilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE A. 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin sanığın atılı suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden; 1. Katılan ve arkadaşları olan tanıklar .... ile ....'nın, suç tarihi gece yarısı .... yönetimindeki otomobil ile gezintiye çıktığı, Ümraniye Dumlupınar Mh. İnönü Cd. üzerine geldiklerinde, yol kenarında bulunan sanığın, elde edilemeyen ancak 6136 sayılı Kanun kapsamında kaldığı belirlenen ateşli silah ile aracın arkasından 2 el ateş ettiği, aracın bagaj kapısı arka plakalık üst kısmında ve arka sağ stop lambası üst kısmı sac üzerinde 1'er adet mermi giriş deliği, araç içerisinde arka sol koltuk tarafında 1 adet mermi çıkış deliği bulunduğunun tespit edildiği, mermilerden birinin arka sol koltukta oturan katılanın kürek kemiğinden girip çıktığı, diğerinin ise sol meme başından girdiği, katılanın hayati tehlike geçirdiği olayda; sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin "kasten öldürmeye teşebbüs" suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle, delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; sanık hakkında kurulan hükümde, katılanın hayati tehlike geçirmesi nedeniyle sanığın cezasında artırım yapılırken uygulanan kanun ve maddesinin (5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi) gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (B-1) ve (B-2) paragraflarında açıklanan suç vasfına, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesine ilişkin nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2020/2643 Esas, 2021/1556 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.