Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/11632 E. , 2023/358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/11632 E. , 2023/358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/155 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/2812 Esas, 2019/5224 Karar sayılı kararı ile haksız tahrik indiriminin makul düzey ile azami düzey arasında yapılması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/14 Esas, 2021/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Suç vasfının hatalı belirlenmesi, 2. Takdîri indirim hükümlerinin uygulanmamasına, 3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, İlişkindir. B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinden yaklaşık 4 yıl kadar önce maktul ...'nın annesi olan maktul ... ile gayrı resmi olarak sanık ... ile evlilik hayatı yaşadığı, maktul ...'nin sanık ...'tan şiddet gördüğünü ve geri dönmek istediğini söylemesi üzerine olay tarihinden önce maktul ...'nın annesi olan maktul ...'yi alarak yanına getirdiği, oğlu olan maktul ... ile yaşamaya başlayan maktul ... ile barışmak isteyen sanık ...'un tanık...ün evinde maktul ... ile birkaç kez bir araya geldiği ve yaptıkları görüşmeler neticesinde maktul ...'nin tekrar sanık ile birlikte yaşamaya karar verdiği, sonrasında 16.10.2014 tarihinde üvey kızı olan...'nın evinden hastaneye gideceğinden bahisle ayrılan maktul ...'nin sanık ... ve tanık ... ile buluşarak Cumayeri ilçesine gittiği, burada bir süre vakit geçiren sanık, maktul ... ve tanık...ün daha sonrasında sanık ...'un ... köyünde bulunan evine gittikleri, burada cinsel birliktelik yaşayan sanık ... ve maktul ...'nin daha sonra tanık ... ile fasulye topladıkları esnada en başından beri annesi olan maktul ...'nin sanık ... ile birliktelik sürdürmesine karşı olan maktul ...'nın maktul ... ile telefon görüşmesi yaptığı, maktul ...'nın maktul ... ile telefonla konuştuğunu duyan sanık ...'un maktul ...'nin elinden telefonu alarak maktul ... ile konuşmaya başladığı, annesinin sanık ile gayrı resmi olarak birliktelik sürdürmesine razı olmayan maktul ...'nın sanık ...'a karşı hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, bu durum nedeniyle tedirgin olan sanık ...'un jandarma ihbar hattını arayarak maktulün oğullarının silah ile evini basma ihtimallerinin olduğundan bahisle yardım istediği, jandarma personelinin gelerek bir müddet sanığın güvenliğini sağladığı ancak gelen gidenin olmaması üzerine jandarma personelinin olay mahallinden ayrıldığı, jandarma personelinin gitmesi üzerine tedbir amacıyla sanık, maktul ... ve tanık...ün bir süre evden uzaklaştıkları, bu aşamada maktul ...'nin üvey kızı...'nın telefonla maktul ...'nın üzerinde bıçak bulunur şekilde yanlarına doğru geldiğini haber verdiği, maktul ...'nin tekrardan maktul ... ile iletişime geçerek sadece eşyalarını toplamak maksadıyla sanığın evine geldiğini söylediği, ancak maktul ...'nın oraya geleceğine, hem maktul ...'yi hem de sanık ...'u sinkaf edeceğine dair hakaret ve tehdit içerin sözler sarf ettiği, daha sonra ilk aşamada maktul ...'nin sanığa ait eve dönme isteğini geri çeviren sanık ...'un daha sonrasında maktul ...'nin ısrarı üzerine tanık ... ve maktul ... ile birlikte ... köyünde bulunan olay mahalli konutuna geri döndüğü, maktul ..., tanık ve sanık eve döndükten kısa bir süre sonra sanık ...'nın motosikleti ile sanık ...'un evine doğru seyir halinde olduğunu gören tanık...ün sanığa ve maktul ...'ye haber verdiği, maktul ... ile tanık...ün bir müddet holde saklandıkları, sonrasında tanık...ün üst kata doğru çıktığı, bu aşamada sanığın evine gelen maktul ...'nın kapıyı zorladığı, maktul ...'nın evine geleceğini öğrenen ve kendilerine zarar vermesinden çekinen sanık ...'un maktul ...'nın kapıyı zorlaması üzerine holde askıda bulunan Düzce Adlî Emanetinin 2014/3130 sırasında kayıtlı atışa elverişli tüfeği eline aldığı, sonrasında maktul ...'nın içeri girdiğini gören sanık ...'un önce duvara doğru bir el ateş ettiği, akabinde ise maktul ...'nın sol hemotorask meme başının hemen üzerine doğru hedef gözeterek ateş ettiği, daha sonra ise mutfak kısmında bulunan maktul ...'nin sağ lomber bölgesi ve yüz sağ yarımında mandibula sağ köşesi ile sağ zigomu arasında kalan bölgeye denk gelecek şekilde maktul ...'ye iki kez ateş ettiği, sanık ... tarafından tüfekle ateş edilmesi neticesinde maktul ...'nın baş kısmı ahşap giriş kapısının kapalı bölmesine temas eder vaziyette sol kolu açık olan kapıdan dışarıya uzanmış ve avuç içi yere bakar şekilde, sağ kolu dirsekten kıvrılmış vaziyette ve el kısmı vücut altında kalacak şekilde, ayakları ise holün karşı duvar istikametinde olacak şekilde yüz üstü yere düştüğü, maktul ...'nın cesedinin kaldırıldığı noktada ve maktul ...'nın cesedinin altında sol yüzünde sonradan yapılan incelemede maktul ...'ya ilişkin parmak izi tespit edilemeyen üzerinde '... Paslanmaz-...' ibaresi bulunan bir adet ahşap saplı bıçağın bulunduğu, yine Sefa'nın montunun cebinde kapalı vaziyette bir adet bıçağın bulunduğu, olay yerinde yaşamını yitiren maktul ...'nın yapılan fizikî muayenesinde bir adet av tüfeği toplu giriş yarası ve çok sayıda aralarında sekme sonucu isabette bulunan av tüfeği saçma taneleri yaralanmaları mevcut olduğunun ve toplu giriş yaralanmasının tek başına öldürücü nitelikte olduğunun tespit edildiği, bu şekilde maktulün av tüfeği yaralanmasına bağlı kot ve omurga kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu vefat ettiği anlaşılmıştır. 2. Tanık B. K.'nin beyanı dava dosyasında mevcuttur. 3. 21.05.2019 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre, "Kişide 1 adet av tüfeği toplu giriş yarası ve çok sayıda aralarında sekme sonucu isabet de bulanan av tüfeği saçma taneleri yaralanmaları mavcut olduğu , toplu giriş yaralanmasının tek başına öldürücü nitelikte olduğu, kişinin ölümünün av tüfeği yaralanmasına bağlı kot ve omurga kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği" Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir. 4. Olay yeri inceleme ve elde edilen delillere ilişkin kriminal raporlar dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Suç Vasfı Yönünden Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı ve sanığın öldürme kararını ne zaman aldığı hususunun somut olarak ortaya konulamaması sebebiyle, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 81 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmakla, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayanan suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanmaması Talebi Yönünden Maktulün üzerinde bıçak bulunur vaziyette sanığın evine rızası dışında girmesi, hakaret ve tehdit içeren sözler sarf etmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Takdîri indirim Hükümlerinin Uygulanmaması Talebi Yönünden Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, olaydan sonra ve yargılama aşamasındaki olumlu davranışları dikkate alınan sanık hakkında takdîri indirim nedenlerine ilişkin 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Meşru Savunma Yönünden Mahkemenin "maktulden sadır olan haksız eylemler ile sanığın eyleminin karşılaştırılmasında, sanığın maktul ...'yı zorunlu olmamasına rağmen av tüfeği ile hayatî bölgesinden orantısız şekilde yaralayarak kasten öldürmesi" gerekçesine ilişen yasal savunma hükümlerinin uygulanmamasına yönelen takdîrinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Adil Yargılanma Hakkının İhlali Sanık müdafii keşfin yargılamayı yürüten mahkeme heyeti tarafından bizzat yapılmadığı gerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunarak, anılan hükmü temyiz etmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesine göre; "Keşif, hâkim veya mahkeme veya naip hâkim ya da istinabe olunan hâkim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir". Bu düzenleme karşısında istinabe yoluyla keşif yapılması hususunun yasal dayanağa haiz olduğu anlaşıldığından , hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2020/14 Esas, 2021/271 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.