İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2022/11953 Karar: 2024/3526 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/11953 K.2024/3526

1. Ceza Dairesi 2022/11953 E. , 2024/3526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/535 E., 2020/248 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıy

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2022/11953 E. , 2024/3526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/535 E., 2020/248 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıy

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2022/11953 E. , 2024/3526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/535 E., 2020/248 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/85 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında maktule yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii, Cumhuriyet savcısı (aleyhe), sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2017/3478 Esas, 2019/4875 Karar sayılı kararı ile özetle "suça sürüklenen çocuk ...'ın sanık ...'in kasten öldürme eylemine iştirak ettiği, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi", sanıklar ... ve ...'in 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilen eylemleri bakımından şikayet bulunmadığı, sanıklar hakkında şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle bozulmasına, 2. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/535 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar ... ve Muhammet hakkında maktule yönelik kasten yaralama (5237 sayılı Kanun'un 86/2) suçundan açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 73/4. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği düşürülmesine, b. Suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar Yahya, Havva, Zehra, Halide, Reyhan vekilinin temyiz sebepleri özetle sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi kapsamında kasten öldürme suçundan ceza verilmesi, aksi halde kasten öldürme suçuna yardım ettiklerinin kabulü gerektiğine, takdirî indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun olaya katılmadığına, maktulü sadece darp ettiğine öldürme suçuna ilişkin kastı ve iştirak iradesinin bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuk ..., sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanık ...'in arkadaş grubu olarak İstiklal Caddesinde gece vakti gezdikleri, alkollü olmaları nedeniyle suça sürüklenen çocuk ve sanık ...'in şaka amaçlı birbirlerini itekledikleri, bu sırada kendi arkadaşı ile gezmekte olan maktul ile suça sürüklenen çocuğun çarpıştığı, bu nedenle taraflar arasında kavga başladığı, suça sürüklenen çocuk ile sanıklar ... ve ...'in maktule tekme ve yumruk vurmak suretiyle yere düşürdükleri, sanıklar ... ve ...'in maktul yere düştükten sonra vurmadıkları, yere düşen maktule suça sürüklenen çocuğun vurmaya devam ettiği, bu sırada üzerinde bıçak bulunan temyiz dışı sanık ...'in gelerek yerde bulunan maktulü bıçakladığı, 11 kesici delici alet yarası alan maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisi ile birlikte iç organ kesisinden gelişen iç kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suça sürüklenen çocuk ...'ın eyleminin temyiz dışı sanık ...'in eylemine iştirak niteliğinde bulunduğu, diğer sanıklar ... ve ...'in kasten öldürme eylemine iştirak ettiklerine dair delil bulunmadığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair yönlere ilişkin yapılan incelemede hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkûmiyet, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan düşme hükümlerinin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2019/535 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla