İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/13258 K.2023/1090

Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2 nci maddesi ile 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu, bu itibarla sanık hakkında…

Esas2022/13258Karar2023/1090Tarih16 Mart 2023Okuma7 dk · 1.300 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2022/13258 E., 2023/1090 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2023
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kasten yaralama
Hüküm
Mahkûmiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.300 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2 nci maddesi ile 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu, bu itibarla sanık hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi gereği katılma hakkına sahip olduğu, adı geçen Kurumun, bozma sonrası basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilen yargılamada yapılan tebligat üzerine katılma iradesini bildirdiği 01.07.2021 havale tarihli dilekçe sunduğu, ayrıca gerekçeli kararın tebliği üzerine kanunî süresi içinde temyiz başvurusunda bulunduğu ve inceleme konusu kamu davasına katılma iradesi gösterdiği

anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 06.03.2007 tarihli ve 2007/31 Esas, 2007/56 Karar sayılı ve 19.10.2010 tarihli ve 2010/149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararları uyarınca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddeleri gereği kamu davasına katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan Kurum vekili ve sanığın hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istekler+inin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/299 Esas, 2020/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

2. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/299 Esas, 2020/333 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/3908 Esas, 2021/7595 Karar sayılı ilâmıyla sanığın yargılama konusu eylemi yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/611 Esas, 2021/666 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2021 tarihli ve 2021/611 Esas, 2021/666 Karar sayılı kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 01.04.2022 tarihli ve 2021/783 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE

1. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen yargılamada Mahkemece, sanık ve müdafiinin hazır bulunduğu hüküm duruşmasında; Hazır bulunan sanığa son söz hakkı tanınmadan duruşmaya son verilerek hükmün kurulduğu, Anlaşılmaktadır.

2. Ceza yargılamasının temel amacı olan maddî gerçeğin açığa çıkarılması için sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulması ve tartışılması aşamasına geçilir. Ceza yargılamasında maddî gerçek iddia ve savunma makamlarının görüşlerinin tartışılması sonucu ortaya çıkar. Hâkim de kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.

3. 5271 sayılı Kanun'un yargılama aşamasında ve hükümden önce duruşmada hazır bulunan taraflara hangi sırayla söz verileceğini, başka bir ifadeyle delillerin tartışılması sırasında kimin hangi sıra ile söz alacağını, süjelerin cevap haklarını nasıl kullanacaklarını ve duruşmanın en son kimin sözü ile bitirileceğini düzenleyen "Delillerin tartışılması" başlıklı 216 ncı maddesinde;

"1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir.

"2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.

"3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir."

Hükmü yer almaktadır.

4. Buna göre ortaya konulan delillerle ilgili tartışmalarda söz, sırasıyla katılana ya da vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve varsa müdafiine veya kanunî temsilcisine verilecek katılmış bulunduğu takdirde son söz hakkı da mutlaka sanığa tanınarak yargılama sonlandırılacaktır. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından birisi de savunma hakkı olup hazır bulunduğu duruşmada son söz sanığa verilmeden hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır.

5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 01.03.2016 tarihli ve 2016/216 Esas, 2016/109 Karar; 03.03.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/20 Karar; 03.06.2014 tarihli ve 2014/1207 Esas, 2014/309 Karar; 29.01.2013 tarihli ve 2013/1406 Esas, 2013/30 Karar; 28.04.2009 tarihli ve 2009/77 Esas, 2009/111 Karar; 29.01.2008 tarihli ve 2008/193 Esas, 2008/7 Karar; 04.12.2007 tarihli ve 2007/246 Esas, 2007/261 Karar; 25.04.2006 tarihli ve 2006/3 Esas, 2006/124 Karar; 06.07.2004 tarihli ve 2004/138 Esas, 2004/159 Karar sayılı kararlarında açıkça belirtildiği üzere; savunma hakkı ile yakından ilgili bulunan "son sözün sanığa ait olduğuna" ilişkin usûl kuralı emredici nitelikte olup bu kurala uyulmaması kanuna mutlak aykırılık oluşturmaktadır.

6. Temyiz merciince verilen bozma kararından sonra Mahkemece yargılamaya devam olunduğunda kamu davası henüz sonuçlanmamış bulunduğundan, ilk defa hüküm kurulurken "son sözün sanığa verilmesi" kuralı, bozmadan sonra tekrar başlayan yargılamalarda da "kamu davasının kesintisizliği ve

sürekliliği" ilkesinin doğal sonucu olarak geçerli olacaktır. Kovuşturma sona erdirilip hükmün tesis ve tefhimine geçilmesinden önce en son söz alan tarafın sanık olması gerektiği şeklinde anlaşılması gereken "son sözün sanığa verilmesi" kuralına uyulmaması durumu, "savunma hakkının kısıtlanamayacağı" kuralı ile 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına açık aykırılık teşkil edecek ve bu durum, temyiz incelemesi aşamasında hükmün esasına geçilmeden önce bozma nedeni kabul edilecektir.

7. Öğretide. "Son söz sanığındır. Son sözün sanığa verilmesi, müdafaa bakımından çok önemlidir. Bunun içindir ki son sözün hazır bulunan sanığa verilmemesi mutlak temyiz sebebi hukuka kesin aykırılık ve dolayısıyla bozma sebebi sayılmaktadır." (..., Ceza Muhakemesi Hukuku, 18. Baskı, İstanbul 2014 s.1484). "Hüküm safhasına geçmeden önce son söz hazır olan sanığa verilmek zorundadır.

Bu hüküm silahların eşitliği ve suçsuzluk karinesi ilkelerinin gereği olarak düzenlenmiş, uyulması zorunlu ve emredici bir hükümdür. Son sözün sanığa verilmesi bozmadan sonraki yargılamada da uyulması zorunlu bir usul kuralıdır." (..., Ceza Muhakemesi Hukuku, 7. Baskı, ... 2013, Cilt: 2, s.146–149) şeklinde görüşler ileri sürülmek suretiyle, hükmün tesis ve tefhim edildiği duruşmada hazır bulunan sanığa mutlaka son sözün verilmesi gerektiği düşüncesi ittifakla benimsenmiştir.

8. 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki delillerin tartışılmasında söz sırasına ilişkin kural ile üçüncü fıkrasındaki hükümden önce son sözün duruşmada hazır bulunan sanığa ait olduğu kuralı nitelikleri ve kurala aykırılığın hukuki sonuçları itibari ile birbirinden farklıdır. Delillerin tartışılmasındaki söz sırasına ilişkin kural gerek son oturumda, gerekse ara celselerde uygulanması gereken genel bir kural iken son sözün duruşmada hazır bulunan sanığa ait olduğu kuralı delillerin tartışılması aşamasının tamamlanmasından sonra son celse sanığa tanınan bir haktır. Sanığın son söz hakkını kullanmasından sonra tekrar duruşmaya geri dönülmez ve artık hüküm kurulur.

9. Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, iddia makamının esas hakkındaki görüşünün tespit edilmesi, esas hakkındaki görüşe ilişkin sanık ile müdafiinin aynı sıralamaya göre beyanlarının tespitine müteakip yargılamanın bitirildiği 01.04.2022 tarihli hüküm duruşmasında hazır bulunan sanığa son sözü sorulduktan sonra hükmün kurulması gerekirken sanıktan son sözü sorulmadan yargılamanın bitirilmesiyle hükmün tesis ve tefhimi, 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesine açıkça aykırılık teşkil edeceğinden savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bu usûl kuralına aykırılık nedeniyle hükmün, esasa ilişkin yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2021/783 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/13258, K. 2023/1090, 16 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13258
Karar No
2023/1090
Tarih
16 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13264 K.2023/2357
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/13265 K.2023/3181
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/13266 K.2023/2109
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/13269 K.2023/3774
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13275 K.2023/2758
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/13276 K.2023/2983

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.