Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/14905 E. , 2023/6434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/967 E., 2022/1225 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yöne
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/14905 E. , 2023/6434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/967 E., 2022/1225 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun'un) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/967 Esas, 2022/1225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eylemin tasarlanarak işlendiğinden bahisle vasfa, takdiri indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafinin temyiz sebepleri; kasten yaralama sonucu ölüm meydana geldiğinden vasfa ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Maktul ... ile görgü tanığı olan ... isimli şahısların maktulün ikameti olan ......... Mahallesi ........,Cad. No:44 sayılı ikamet önünde sokakta sandalyede oturup konuştukları esnada ....., Caddesi üzerinden gelen 59 T 5121 plaka sayılı ticari taksinin şahısların yanlarına gelerek durakladığı, ticari taksinin açık olan sağ arka kapı camından beline kadar camdan dışarı çıkan sanık ...'ın elindeki Beretta marka tabanca ile ...'ya nişan almak suretiyle bir el ateş ederek maktulü sol göğüs kısmından yaralayarak olay yerinden kaçtığı, yaralanan ...'nın yanında bulunan ... ile ...'nın eşi olan katılan ... tarafından mahalleden bir araç ile Çorlu Devlet Hastanesine götürüldüğü, şahsın yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı, dava konusu olayın bu şekilde gerçekleştiği değerlendirilerek sanık hakkında kasten nitelikli öldürme suçundan uygulama yapıldığı, olay anında taksiyi kullanan ve yargılamada tanık sıfatıyla dinlenen ... hakkında eyleme iştirak etme ihtimaline binaen suç ihbarında bulunulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak düzenlenen, ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü'nün 01.12.2020 tarihli otopsi raporuna göre; "07.05.2020 tarihine ateşli silah yaralanması sonucu öldüğü bildirilen, ... ve ... oğlu, 28/07/1973 Çorlu doğumlu, ... 'nın cesedine 10.05.2020 tarihinde yapılan otopsiden elde edilen bulgular ile Kimya İhtisas Dairesinde yapılan analizlerin sonuçları birlikte değerlendirildiğinde; 1-Kan örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan analizlerinde tespit edilen ilaç etken madde düzeylerinin terapötik(=tedavi dozlarında) düzeylerde olduğu, 2-Kişinin vücuduna 1(bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup, tek başına öldürücü nitelikte olduğu, 3-Otopsideki ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası cilt cilt altı bulgularına göre; atışın bitişik atış mesafesi dışından yapılmış olduğu, kesin atış mesafesi tayini için olay günü kişinin üzerinde bulunan ve delik ihtiva eden elbise bölümlerinin incelenmek üzere Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi yada Emniyet/Jandarma Kriminal Laboratuarlarına gönderilmesi gerektiği, 4-Cesetten mermi çekirdeği elde edilmediği, 5-Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu" tespit edilmiştir. 3. Sanık savunmaları, olay yeri inceleme raporu ile basit kroki, adlî muayene ve otopsi raporu, görüntü inceleme tutanakları, tanıkların oluşa uygun beyanları, taraflar arası adlî mercilere yansıyan dosyalar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılanlar vekilinin eylemin tasarlanarak işlendiğinden suç niteliğine, takdiri indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin kasten yaralama sonucu ölüm meydana geldiğinden suç niteliğine yönelen temyiz sebepleri yönünden İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, sanık ile maktul arasında önceye dair husumetin bulunması, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olması, maktulün hedef alınan vücut bölgesi ile otopsi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktule yönelik ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu haliyle sanık hakkında maktule yönelik silahla kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan uygulama yapılmasının mümkün olmayacağı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, belirtilen temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık müdafiinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebebi yönünden; 1. Dosya kapsamına göre; sanığın önceden husumetli olduğu maktulün ikametinin önüne, ...'in kullandığı ticari taksi ile geldiği, taksinin yavaşlaması ile birlikte sanığın arka camdan maktule bir el ateş etmesini müteakip taksinin hızla olay yerinden ayrıldığı, taksi sürücüsü ... hakkında hükümle birlikte suça iştirak etme ihtimaline binaen suç duyurusunda bulunulduğu ve UYAP sisteminden yapılan kontrolde soruşturmanın Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/1669 Soruşturma sayılı dosyasında derdest olduğu, işbu dosyanın akıbetinin araştırılarak dava açılması halinde birleştirilerek, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve kesinleşmesi halinde dosya içerisine alınması veya onaylı suretinin dosyaya celp edilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Temyiz dışı 28.04.2018 tarihinde maktulün oğlu ile sanık ve kardeşi Bahattin arasında başlayan tartışma sonrasında, maktulün ateşli silahla sanığı ve kardeşini bacağından yaraladığı, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5685 soruşturma sayılı dosyasında olay hakkında soruşturma yapıldığı, taraflar arasında bu olay nedeniyle husumet bulunduğu, maktulün anılan soruşturma dosyasındaki şikayetinden vazgeçmesi yönünde sanığa tehdit ve baskıda bulunduğunu ve sanığın bu sebeple karakola giderek şikayette bulunduğunu 07.05.2020 tarihinde kollukta alınan ifadesinde beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; anılan soruşturma dosyasının tümüyle temyiz denetimine olanak sağlayacak şekilde getirtilerek, sanığın ve kardeşinin bu olayda ne şekilde yaralandıklarının kati adlî raporlarıyla birlikte tespit edilmesi, sanığın ifadesinde geçen şekilde şikayetinden vazgeçmesi husunda tehdit edildiği yönünde karakola başvuruda bulunup bulunmadığına dair kolluktan, savcılık makamından ve UYAP kayıtlarından detaylıca araştırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılıp yapılmayacağının karar yerinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule ve uygulamaya göre de; sanığın adlî sicil kaydında yer alan Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/157 Esas 2017/301 Karar sayılı dosyasından 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında TCK 58/6-7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, kararın 24.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve sanığın suç tarihinde ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından hakkında TCK 58/6 ve 5275 sayılı CGTİHK 108/3 maddeleri gereği verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/967 Esas, 2022/1225 Karar sayılı kararının "bağlantılı dosya, haksız tahrik hükümleri ve tekerrür hükümleri yönünden" 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.