KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2022/4313 E., 2022/4915 K.·İncelenen Kararın
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/45 E., 2021/165 K.
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/324 Esas, 2016/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/324 Esas, 2016/609 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/10092 Esas, 2020/16205 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanığın yargılama konusu suçu için 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2021/45 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usûlünün takdiren uygulanmamasına karar verilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; 1. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 3. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanması gerektiğine, 4. Vesaire, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Eşler arasında anlaşmazlık bulunması nedeniyle mağdurun kendi ailesinin evine gittiği, olay günü sanığın da buraya geldiği, eşine birlikte evlerine dönmeyi teklif ettiği, mağdurun kabul etmemesi üzerine mağdura elleri ile vurarak onu basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Mağdur ile tanık A.D.'nin beyanları birbiri ile uyumludur.
4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Altunhisar Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan, 26.02.2016 tarihli; "Boyun ve omuz bölgelerinde kızarıklıklar, sol diz üstünde kızarıklık, sol el yüzük parmağında 0,5x0,5 cm.'lik hemorojik lezyon, basit bir tıbbî müdahale ile giderilir." görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Tarafların suç tarihinde evli olduklarına dair resmî nüfus kayıt örnekleri dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Talebi Yönünden
Mağdur ile tanığın her aşamadaki istikrarlı anlatımları ile mağdur hakkında tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Takdiri İndirim Nedeni Yönünden
Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, "Sanığın adli sicil kaydından anlaşılan geçmişi..." şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bor Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2021/45 Esas, 2021/165 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2022 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/4313, K. 2022/4915, 13 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama