Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/6723 E. , 2023/852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, 1. Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün, 5271 sa
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/6723 E. , 2023/852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, 1. Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın kesin nitelikte olup temyiz incelemesine tabi olmadığı, 2. Sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin birinci fıkrası gereği 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, bölge adliye mahkemesi tarafından ise duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddenin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "mahkumiyet" kararı, istinaf mercii tarafından "beraat" kararı verilerek hüküm türü degiştirildiğinden, kararın temyize tabi olduğu, 3. Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2019 Tarihli ve 2018/168 Esas, 2019/35 Karar Sayılı Kararı İle; 1. Sanık hakkında Kenan’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık hakkında Kenan’a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık hakkında ...'a yönelik basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 03.12.2019 Tarihli ve 2019/1283 Esas, 2019/1989 Karar Sayılı Kararı İle; 1. Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 2. Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 3. Sanık hakkında katılan ...'a karşı tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereği duruşma açmadan yaptığı inceleme sonucu sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin; sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen cezanın az olduğuna, tehdit suçundan verilen beraat kararının hatalı olduğuna, sanığın tehdit suçundan cezalandırılması gerektiğine, 2. Sanık ... müdafiinin; kararın eksik inceleme ile alındığına, kamera kayıtlarına ve bir kısım tanık beyanlarına neden üstünlük tanınmadığının yeterince açıklanmadığına, sanığının kastının öldürmeye yönelik olmadığına, suç vasfına, meşru savunmaya, haksız tahrikin oranına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Aralarında alacak verecek meselesi nedeniyle anlaşmazlık bulunan sanık ... ile katılan ... arasında olay günü çıkan tartışmada sanık ...'ın bıçakla katılan ...'ı hayati tehlike meydana gelecek şekilde, ...'ı ise basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, bunun yanında katılan ...'ı "seni gördüğüm yerde ateş edeceğim, seni Kaynarca'da gezdirmeyeceğim" şeklinde tehdit ettiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunması, katılanların ve tanıkların anlatımları, adli raporlar, tutanaklar, yargılama sürecine ilişkin evraklar dosya arasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, 2.Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde sanığın üzerine atılı suça ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle ilk derece mahkemesinin kararında bu nedenle hukuka aykırılık bulunduğu belirtilerek sanığın tehdit suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; a.Meşru Savunmaya Yönelik, Olay günü kolluk güçlerince yakalanan ve hakkında düzenlenen rapora göre vücudunda darp ve cebir izi bulunmayan sanığın ikrar içeren savunmaları, tanık ve katılan beyanlarına göre olayın başlangıç ve gelişiminde Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin 1 inci fıkrasındaki koşulların bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. b.Haksız Tahrike Yönelik, Sanığın aralarındaki para meselesi ile ilgili olarak katılanı çağırdığı, anlaşmazlığı sürdürecek şekilde tehdit içeren söylemlerde bulunduğu, olay tarihinde buluştuklarında da katılanı bıçakladığı, katılandan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. c.Suç Vasfına Yönelik, Katılan hakkında düzenlenen ve hüküm kurmaya elverişli adlî muayene raporlarından anlaşılacağı üzere sanığın elverişli vasıta niteliğindeki bıçak ile birden fazla darbe vurmak suretiyle katılanı yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, yara yerleri ve niteliği, darbe sayısı, taraflar arasında bulunan önceye dayalı anlaşmazlık ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. d.Eksik İncelemeye Yönelik, İddia, savunma, hükme esas alınan yasal ve yeterli delillere göre kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. e.Takdirî İndirim Hükümlerine Yönelik, Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, "..sanığın duruşmalardaki saygılı tutum ve davranışları göz önüne alınarak..." şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. f.Ceza Miktarı Yönünden, Sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalar ile eylemin son bulduğu aşama dikkate alınarak meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre müebbet hapis cezası için dokuz yıldan onbeş yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Tehdit Suçu Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nin oluşu ve kabulü değiştirmeksizin dosyadaki delil durumuna göre duruşma açmadan yapmış olduğu değerlendirme ile verdiği kararda isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. 3.Basit Kasten Yaralama Suçu Yönünden; Sanık hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın kesin nitelikte olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Basit Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2019 tarihli ve 2018/168 Esas, 2019/35 Karar Esas N: 2022/6723 sayılı kararına konu eylem için 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırı, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/1283 Esas, 2019/1989 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası bendi uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.