İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2022/7831 Karar: 2023/8300 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/7831 K.2023/8300

1. Ceza Dairesi 2022/7831 E. , 2023/8300 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuklar müdafileri, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2022/7831 E. , 2023/8300 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuklar müdafileri, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜ

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2022/7831 E. , 2023/8300 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuklar müdafileri, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/141 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a ve e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a ve e) bentleri, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yollamasıyla 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2022/395 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekilinin, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocukların da sanık ile iştirak halinde eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiklerine, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın olay yerinde bulunmadığına, üzerine atılı suçu işlemediğine, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun suça iştirak iradesinin bulunmadığına, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ...'ın suça sürüklenen çocuk ...'nın babası olduğu, diğer suça sürüklenen çocuk ...'ın maktul ile birlikte aynı sürüye çobanlık yaptıkları, sanık ...'ın kızının maktulün kardeşi tarafından kaçırılması ve akabinde hamile olduğu halde evine gönderilmesi nedenleriyle iki aile arasında husumet bulunduğu, olaydan önce sanık ve suça sürüklenen çocukların tasarladıkları şekilde maktulün hayvan otlatırken uyuduğu sırada suça sürüklenen çocuklardan ... veya Lokman tarafından sanığa haber verilmesi üzerine sanığın maktulün yanına gelerek uyurken yanına bıraktığı kendi tüfeğiyle maktulün başına ateş ederek öldürdüğü, suça sürüklenen çocuk ...'dan elde edilen tüm svap örneklerinde atış artığı tespit edilmesine göre suça sürüklenen çocuk ...'nın da ateş etme eylemi sırasında sanığın yanında bulunduğu, sanığın ateş ettiği tüfeği ve maktule ait cep telefonunu suça sürüklenen çocuk Lokman'a verip saklamasını istediği, suça sürüklenen çocuk ...'ın tüfeği sakladığı, cep telefonunu da atarak kaybettiği olayda kasten öldürme eyleminin sanık ... tarafından gerçekleştirildiği, suça sürüklenen çocukların da suçun işlemesine manevi destek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle kasten öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları kabul edilmiştir. 2. Sanık, suça sürüklenen çocuk ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya kapsamına alınmıştır. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri raporu, maktul hakkında Erzurum Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.01.2018 tarihli otopsi raporu, 18.09.2017 tarihli kolluk tutanağı, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 12.10.2017 tarihli uzmanlık raporu, HTS kayıtları dosya kapsamında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik: Maktulün 15.09.2017 tarihinde sabah 07.00 sıralarında tanıklar H.Ç, B.Ç ve F.Y ile suça sürüklenen çocuklar Lokman ve ... ile yarım saat kadar birlikte oturduğunun sabahın bu saatlerinde maktulün hala hayatta olduğunun tanık beyanlarıyla sabit olduğu, sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmeyip suç tarihinde sabahın erken saatlerinden itibaren Tutak ilçe merkezinde olduğunu savunduğu, sanığın bu savunmasının dosyada mevcut HTS kayıtları ve tanıkların beyanlarıyla sabit olduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediğine dair suça sürüklenen çocuk ...'ın aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Suça sürüklenen çocuklar Lokman ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik: Suça sürüklenen çocuk ...'ın hayvan otlatma sırası meselesinden maktule husumet beslediği, yine suça sürüklenen çocuk ...'nın kız kardeşinin maktulün erkek kardeşi tarafından kaçırılıp daha sonrasında hamile haliyle evine gönderilmesi meselesinden iki aile arasında husumet bulunduğu, maktulün ... süre köye dönmeden dağlık yerlerde çobanlık yapması nedeniyle aile bireyleri arasında en korunaksızı olduğu, olay günü suça sürüklenen çocuk ...'ın maktulün alkollü içki içip uyuduğunu suça sürüklenen çocuk ...'ya haber verdiği, suça sürüklenen ...'nın uyuyan maktulün yanına gelerek yerde bulunan maktule ait av tüfeğini alıp beden bakımından kendisini savunamayacak şekilde uyuyan maktulün baş bölgesine yakın mesafeden bir el ateş ettiği, akabinde suçta kullandığı tüfeği suça sürüklenen çocuk ...'a verdiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın suçta kullanılan bu silahı sakladığı ve maktule ait cep telefonunu kaybettiği, maktulün olay yerinde vefat ettiğini bilmesine rağmen olaydan bir gün sonra maktulün kaybolduğunu sürü sahibine bildirdiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocukların kasten öldürme eylemine ortak suç işleme kararına bağlı olarak, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle katıldıkları ancak suça sürüklenen çocukların öldürme kararını ne zaman aldıklarının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetlmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan veklinin, sanık müdafiinin ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.02.2022 tarihli ve 2022/395 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanık ... hakkındaki hükmün oy birliği ile, suça sürüklenen çocuk ...'ın suça iştirakının derecesi bakımından Üye ...'ın ve suçun nitelikli halinin uygulanması bakımından ise Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Bozma nedeni göz önünde bulundurulduğunda, sanık ...'un başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal TAHLİYESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Patnos Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) K A R Ş I O Y SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK ... YÖNÜNDEN; İlk derece mahkemesinin isabetli gerekçesinde belirtildiği üzere ...'ın ... tarafından öldürüldüğü esnada ...'ın olay yerinde olduğu, ...'ın cesedinin bulunduğu sırada olayda kullanılan ...'a ait av tüfeğini de teslim ettiği, SSÇ'nin olayda kullanılan av tüfeğini sakladığı, ...'ın uyurken av tüfeği ile vurulduğunun bilimsel deliller ile ispatlanarak beyanların doğrulandığı, olay günü maktulün uyuması üzerine suça sürüklenen çocuk Lokman'ın suça sürüklenen çocuk ...'ya haber verdiği, suça sürüklenen ...'nın uyuyan maktulün yanına gelerek yerde bulunan maktule ait av tüfeğini alıp maktulün baş bölgesine yakın mesafeden bir el ateş ettiği, akabinde suçta kullandığı tüfeği suça sürüklenen çocuk ...'a verdiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın suçta kullanılan bu silahı sakladığı ve maktule ait cep telefonunu kaybettiği, maktulün olay yerinde vefat ettiğini bilmesine rağmen olaydan bir gün sonra maktulün kaybolduğunu sürü sahibine bildirdiği, Yerel mahkemenin dosya kapsamına uygun gerekçesine katılmakla birlikte sanıkların daha önce yaptıkları planın işbölümü gereği olarak maktulü takip ederek maktulün uyuduğunu suça sürüklenen ...'ya haber verdiği, ...'nın olay yerine gelerek maktulün silahını alıp onu Ateş edip vurmak suretiyle öldürdüğü olayda, Asıl husumetin ... ile maktul arasında bulunması, ...'nın maktulü kendisinin de takip ederek onu öldürebileceği, mutlaka Lokmanın yardımına ihtiyacının olmadığı , Suça sürüklenen çocuk ... ile maktul arasında geçmişte kayda değer bir husumetin bulunmaması sebebiyle Lokman tarafından maktulün öldürülmesini düşünmesi halinde bu eylemi ...'ya haber vermeden de kendisi bizzat yapabileceği halde eylemi kendisinin gerçekleştirmemesi, ...'nın eylemden vazgeçmesi halinde Lokmanın maktulü öldürüp öldürmeyeceğinin belli olmaması, Olay yerinde bulunmasının uyuyan maktulün savunmasını zorlaştıracak veya ...'nın eylemini kolaylaştıracak bir yanının bulunmaması nedeniyle suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurma değerlendirilemeyeceği, Bu olayda lokman'a başlangıçtan beri yardımcı rolü verildiği, Dolayısıyla lokmanın öldürme eyleme katkısının yardım olarak değerlendirilmesi gerektiği, TCK'nin 39/2-c maddesinde düzenlenen suçun işlenmesinden önce ve işlenişi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırarak tasarlayarak adam öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. K A R Ş I O Y Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında tasarlayarak beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı kasten adam öldürmeye yardım suçundan Erzurum BAM Ceza Dairesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı Dairemizce her iki SSÇ'nin eyleminin aslî fail olarak beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle dairemiz çoğunluğunca bozulmuştur, Dairemizin bozma kararına her iki SSÇ'nin eyleminin TCK'nin 82/1-e maddesinde düzenlenen beden veya ruh bakımından kendiniz savunamayacak kişiyi öldürme suçunu oluşturmayıp TCK'nin 81. maddesinde düzenlenen kasten adam öldürme suçunu oluşturduğunu düşündüğümüzden her iki SSÇ yönünden dairemizin oy çokluğuyla verdiği bozma kararına muhalifim. Şöyle ki; 15.9.2017 tarihinde maktul ...'ın cesedi çobanlık yaptığı arazide köye 18 kilometre mesafede dağlık alanda sağ yanına yatar vaziyette ölü olarak bulunmuş yapılan araştırma sonucu maktulün birlikte çobanlık yaptığı SSÇ ... ile SSÇ ... tarafından av tüfeği ile kafasının sağ arka tarafından vurulmak suretiyle öldürüldüğü yerel mahkeme tarafından kabul edilmiş ve bu kabul dairemiz tarafından da uygun görülerek mahkûmiyet kararı onanmıştır. Karşı oyunumuzun konusu her iki SSÇ için maktule karşı eyleminin TCK'nin 81. maddede düzenlenen kasten adam öldürmenin basit halini mi oluşturduğu yoksa TCK'nin 82/1-e maddesinde düzenlenen suçun kendini beden ve ruh bakımından savunamayacak kişiye karşı mı işlendiği hususunun tespitinde toplanmaktadır. Arazide bulunan cesedinin fotoğrafları dosyada mevcuttur ceset ve fotoğraflar ve olay yeri inceleme tutanağı incelendiğinde maktule ait cesedin sağ yan tarafına yatar vaziyette ölü olarak bulunduğu, maktulün kafa arka sağ taraftan aldığı av tüfeği toplu saçma girişine bağlı yaralanması sonucu saçmaların kafa tasına toplu şekilde girerek alın üst tarafta kafa tasını ve saçlı deriyi parçalayıp dışarı çıktığı, kafatasının ön taraftan bütünlüğünün bozulmuş olduğu görülmektedir. Olayın oluş şekli ile ilgili SSÇ Lokman savunmasında maktulün uyuduğunu diğer ise SSÇ ... ve sanık ...’a söylemesi üzerine maktulün SSÇ ... ve sanık ... tarafından uyurken av tüfeği ile vurularak öldürüldüğünü, söylemişse de maktulün cesedinin arazide bulunuş şekli itibarıyla sağ yanına yatar halde öldüğü bu şekilde maktulün yattığı sırada vurulmasını fiziken mümkün olmadığı ayrıca maktulün cesedinin etrafında kafatasının yakın mesafeden toplu saçma girişiyle parçalanmış olmasına rağmen cesedin etrafında hiçbir doku parçası veya kan birikintisinin olmadığı bunun da maktulün cesedinin bulunduğu yerde öldürülmeyip başka bir yerde öldürüldükten sonra olay mahalline taşındığının maddi delili olduğu bu haliyle maktulün uyuduğu sırada sanık ... ve SSÇ ... tarafından vurulduğuna dair SSÇ Lokman’ın beyanının doğru olmadığı, delillerle örtüşmediği, maktulün kafasının arkasından aldığı öldürücü yaranın maktul yatar vaziyette değil oturur veya ayakta iken yapılan atış sonucu olabileceği hususunda sanıklar lehine şüpheli bir halin bulunduğu SSÇ Lokman’ın aşamalarda defalarca savunma değiştirdiği dikkate alındığında teknik bulgularla örtüşmeyen SSÇ Lokman’ın aleyhe olan savunmasına itibar edilmeyerek cesedin başka bir yerde öldürülerek olay yerine getirildiği kabul edilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği her iki SSÇ hakkında daha ağır cezayı gerektiren TCK’nin 82/1-e maddesi gereği mahkûmiyet kararı verilmesinin doğru olmadığını düşündüğümüzde Dairemizin onamaya yönelik çoğunluk görüşüne muhalifim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla