Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/8406 E. , 2022/8452 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1607 E., 2021/1590 K. SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin es
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/8406 E. , 2022/8452 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1607 E., 2021/1590 K. SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/56 Esas, 2021/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü maddesinin (e) bendi, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1607 Esas, 2021/1590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü maddesinin (e) bendinin uygulandığı paragrafların hükümden çıkarılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilen hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; 1. Sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine bu nedenle suç vasfının hatalı belirlendiğine, 2. Sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ile ölen arasında olay tarihini de kapsayacak şekilde dört yıllık gönül ilişkisinin bulunduğu, olay gecesi sanığın, evinde arkadaşı olan tanık ... ile oturdukları ve alkol aldıkları, saat 00:30 civarında ölenin alkollü vaziyette sanığın evine geldiği, kendisinde bulunan anahtar ile içeri girdiği, saat 02:00'ye kadar üçünün birlikte oturdukları, sonra ...'in kendi evine gittiği, sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına göre ölenin sanığa hakaret içerikli sözler sarf ettiği, borcunu ödemesini istediği, tarafların bu nedenle tartışmaya başladıkları belirlenmiştir. Bu tartışma üzerine sanığın, olay yerinde masa üzerinde bulunan bıçağı alarak kendisine arkası dönük olan öleni, arka üst bacağından tek bıçak darbesi ile yaraladığı, otopsi raporuna göre ölenin, kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanması nedeniyle gelişen dış kanama sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Aralarında gönül ilişkisinin bulunduğu gerek sanık savunması gerek tanık beyanı ile sabit olan taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmadığı, sanığın eylemini, aralarında çıkan tartışma neticesinde, ölenin hayati bölgelerini hedef almaksızın ve tek hamle ile gerçekleştirdiği, ölenin hayati bölgelerini de hedef alarak eylemine devam etme imkânı bulunan sanığın eylemine devam etmemesi, olayın hemen akabinde önce arkadaşı tanık ...'i aradığı, akabinde 112'yi aramak istemiş ise de içinde bulunduğu panik durumu nedeniyle 03:43'te 212212 şeklinde arama yaptığı, 03:44'te ablam isimli arama kaydı olduğu, 03:45'te yine tanık ...'i aradığı, 03:46'da 1212 şeklinde arama yaptığı, ancak sonunda 112'yi arayarak ambulans çağırdığı, olay sonrası arkadaşı tanık ...'i de arayarak yardım istediği belirlenmiştir. Buna göre sanığın öleni, yaşadıkları tartışma sırasında tek hamle ile bıçakla yaraladığı, öldürme kastı ile hareket etmediği ancak bu yaralanma sonucunda ölenin hayatını kaybettiği tespit edildiğinden sanığın eyleminin kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçu kapsamında kaldığı belirlenerek bu suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca belirlenen temel cezada, kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması ve tehlikelilik boyutu, maktulun ayakta ve arkası dönük iken sanığın eylemini gerçekleştirmesi hususları dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmasının takdir kılındığı, olay anına ilişkin görgü tanığının bulunmaması nedeniyle sanığın aksi ispat olunamayan savunmalarına göre ölenin kendisine hakaret içerikli sözler sarf ettiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı ve sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmolunacak cezanın, geleceği üzerindeki etkileri nazara alınarak aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlenmiştir. 2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir. 3. Tanık F.A.'nın beyanları dava dosyasında mevcuttur. 4. Kesin ölüm sebebini belirten Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 28.12.2020 tarihli otopsi raporunda; "Sol uyluk üst arka iç açısı dar, dış açısı geniş ve kenarında çentik bulunan 2,6 cm lik kesici delici alet yarası görüldü. 1. Kişinin vücudunda 1 (bir) adet kesici delici alet yarası tespit edilmiş olup oluşturduğu yaralanmanın müstakilen ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, 2. ... 3. Kişinin ölümünün, kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu ..." Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir. 5. Sanığın olaydan sonra yaptığı aramaları gösterir arama kayıtları ile ölenin eve giriş anını gösterir kamera görüntüleri dava dosyasına eklenmiştir. 6. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Suç Vasfı Yönünden Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı ve taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, eylemin tek bıçak darbesiyle ve vücudun hayati bölgeleri hedef alınmaksızın gerçekleştirilmesi, ölenin hayati bölgelerini de hedef alarak eylemine devam etme imkânı bulunan sanığın, eylemine devam etmemesi ve olaydan hemen sonra yardım arayışına girmesi gibi hususlar göz önünde tutularak öldürme kastıyla hareket etmediğinin kabul edildiği, ancak yaralama kastıyla hareket eden sanığın eylemi neticesinde ölüm sonucunun meydana geldiği, eylemin bu nedenlerle 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmakla, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayanan suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Haksız Tahrik Olay anına ilişkin görgü tanığı bulunmayan olayda, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın aksi ispat olunamayan savunmalarına itibar edilerek ölenin hakaret etmesi nedeniyle duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Takdiri İndirim Güncel adlî sicil kaydının yapılan incelemesinde eskiye dayalı herhangi bir adlî sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, hükmolunacak cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığı, ilgili düzenlemenin söz konusu indirimin en fazla altıda birine kadar uygulanabileceğini öngördüğü anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2021/1607 Esas, 2021/1590 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2022 tarihinde karar verildi