İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2022/8757 Karar: 2024/5489 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/8757 K.2024/5489

1. Ceza Dairesi 2022/8757 E. , 2024/5489 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2477 E., 2022/2330 K. ÖLEN : ... KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı MÜŞTEKİ : ... SUÇLAR : Kasten yaralama, şantaj, cebir veya tehdit kullanmak su

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2022/8757 E. , 2024/5489 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2477 E., 2022/2330 K. ÖLEN : ... KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı MÜŞTEKİ : ... SUÇLAR : Kasten yaralama, şantaj, cebir veya tehdit kullanmak su

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2022/8757 E. , 2024/5489 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2477 E., 2022/2330 K. ÖLEN : ... KATILANLAR: ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı MÜŞTEKİ : ... SUÇLAR : Kasten yaralama, şantaj, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle intihara yönlendirme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararları Kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Şantaj suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan 2 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezasının tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle intihara yönlendirme suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/20 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle intihara yönlendirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 84/4. maddesi delaletiyle 81/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/2477 Esas, 2022/2330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin, katılan ... vekilinin ve sanık ile müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz istemleri özetle; eksik incelemeye, sanığın adil yargılanma ve savunma haklarının ihlal edildiğine, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve ikinci kez mükerrirliğe dair uygulamanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Ölen ... ile sanık ...'ın 2020 yılı başlarında sosyal medya aracılığı ile tanışıp görüşmeye başladıkları, bir süre duygusal ve cinsel birliktelik yaşadıkları ancak sanık ile ilişkisinden rahatsız olan ölenin bu ilişkiyi sonlandırmaya çalıştığı, sanığın ise ilişkiyi sona erdirmeyi kabul etmeyip, öleni darp ettiği, sürekli takip ettiği, başkalarıyla görüşmesine izin vermeyerek baskı altına aldığı, tehdit ettiği ve şantaj yoluyla üzerinde tahakküm kurduğu, ölenin sanığın kendisine yönelik baskı ve tahakkümünden her türlü çabasına ve yaptığı başvurularına rağmen kurtulamadığı, yaşadığı bu durumdan kurtulmak amacıyla intihar etmeyi kendisine bir kurtuluş yolu olarak gördüğü, bu yönde birden fazla kez intihar girişiminde bulunduğu, son olarak sanığın ölene "git kendini öldür, yoksa ben seni öldüreceğim" şeklinde tehdidi ile birlikte fiziksel ve ruhsal şiddet sebebiyle yaşadığı baskılara dayanamayan ölenin 30.09.2021 günü gece saatlerinde ikamet ettiği evin yanında bulunan binanın 6. katına çıkıp, 6. kat merdiven boşluğu penceresinden atlayarak yaşamına son verdiği anlaşılan olayda; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın adil yargılanma ve savunma haklarının ihlal edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği ve sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddelerinin uygulanması karşısında incelemeye konu dosyada, 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Cebir veya Tehdit Kullanmak Suretiyle İntihara Yönlendirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/2477 Esas, 2022/2330 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sayın çoğunlukça hükmün onanmasına karar verilmişse de ölen ...’ün intihar etmesinden ötürü sanık ... hakkında TCK’nın 84/4. maddesinin uygulanmasına dair yeterli delil bulunmadığından beraatinin gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğa katılmıyorum. Şöyle ki; intihar eden Aleyna’nın ölmeden hemen önce karakola başvurduğunda sanığın kendisine "ya kendini öldür ya ben seni öldüreceğim." dediği şeklindeki şikayetine konu sözlerin bu haliyle söylendiğine ve hatta söylenip söylenmediğine dair intihar eden Aleyna'nın beyanından başka delil bulunmadığı, intihar edenin tek taraflı beyanına itibar edilerek hüküm kurulamayacağı, intihar eden Aleyna'nın sanığı tanımadan önce 06.09.2019 tarihinde ve sanığı tanıdıktan sonra 14.05.2020 tarihinde olmak üzere iki defa daha intihar girişiminde bulunduğu, ölen ...'nın içinde bulunduğu sosyal durum sebebiyle ölüm olayından önce de iki kez daha intihar ettiğinin, ölen ...'nın normal kişilerden daha kolay intihar kararı alabildiğinin verilecek hükümde gözetilmesi gerektiği, ölen ile sanık arasında sorunlu bir kadın erkek ilişkisi olduğunun sabit bulunduğu, her ne kadar ölenin bir kısım beyanlarında sanığın kendisine zorla cinsel istismarda bulunduğu iddiaları var ise de resmi makamlarda yaptığı bildirimlerde rızasıyla cinsel ilişkiden bahsetmesi sebebiyle bu eylemden ötürü sanığın cezalandırılmadığı, aynı şekilde intihar eylemlerinden ötürüde iki kez takipsizlik kararı verildiği, TCK’nın 84/4. maddesinde bahsedilen kişinin intihara mecbur edilmesi şeklindeki fiilde bahsedilen cebir ve tehdidin objektif olarak bakıldığında kişiyi intihara mecbur etmesi gerektiği, sıradan tehdit ve cebirin TCK’nın 84/4. maddesinde bahsedilen cebir ve tehdit olmadığı, ölen ...'nın intihara mecbur edilecek şekilde darp edildiğine dair dosyada rapor bulunmadığı gibi yargılamada kabul edilen tehdit sözlerinin söylendiği kabul edilse bile bu sözlerin basit tehditler olup kişiyi intihara mecbur edecek boyuta ulaşmadıkları, böylece TCK’nın 84/4. maddesinin uygulanma yeri bulunmadığı, neticeden intihara yönlendirme suçunun işlendiğine dair mahkûmiyete yeter kesin inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığını, sanığın beraatinin gerektiği kanaatiyle karara muhalifim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla