Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1002 E. , 2023/7054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1248 E., 2022/1427 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incele
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1002 E. , 2023/7054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1248 E., 2022/1427 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/73 Esas, 2022/195 Karar sayılı Kararı Sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrasının, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/1248 Esas, 2022/1427 Karar sayılı Kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suç işleme kastıyla hareket edilmediğine, mahkûmiyete yeterli delillerin mevcut olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, şüpheden sanığın yararlandırılması gerektiğine, taksirle hareket edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ile maktulün çocukluk arkadaşı olup, olay tarihinde sanığın ev taşıma işlerine yardımcı olması amacıyla maktulü ikametine çağırdığı, ikamette yalnız bulundukları esnada belirlenemeyen bir sebeple ve ani gelişen kast ile sanığın ele geçmeyen tabanca ile maktule bir el ateş ederek çene sağ alt kısmından isabet eden ateşli silah isabetine bağlı büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama ve beraberinde gelişen komplikasyonlar sonucu ölümüne neden olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık kasıtlı hareket etmediğini savunmuş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, kamera görüntülerinin içerir CD ve inceleme tutanağı, kriminal raporlar, İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 28.01.2021 tarihli otopsi raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 19.01.2023 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafiinin suç işleme kastıyla hareket edilmediğine, mahkûmiyete yeterli delillerin mevcut olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, bilinçli taksirle hareket edildiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın suçu işledikten sonra tabanca ile mermi kovanını ayrı ayrı yerlere atarak delilleri karartmaya matuf davranışlarına kendisini suçtan kurtarmaya yönelik aşamalardaki çelişkili beyanlarına, otopsi raporunda belirtilen ateşli silah yaralanmasının trajesine, merminin başka bir materyale çarpmadan, herhangi bir yerden sekmeden, doğrudan vücuda girmiş olmasına tetiğe iradı baskı yapılmaksızın silahın patlamasının mümkün bulunmamasına ve maktulün silaha ve tetiğe dokunduğuna daim bir savunmaya rastlanmamasına göre, sanığın taksirle hareket ettiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık müdafiinin suç vasfına (kast-olası kast ayrımı) ilişkin temyiz sebebi yönünden Sanığın çocukluk arkadaşı olan maktulü ev taşıma işlerine yardımcı olması amacıyla ikametine çağırdığı, maktulün de kendi isteği ile sanığa ait ikamete geldiği, aralarında önceye dayalı herhangi bir husumet bulunmadığının tanıkların beyanları ile sabit olduğu, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, eşyaların arasında tozlanmış halde gördüğü tabancayı eline alıp çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için üst kısmını çektiği ardından tişörtüyle silerek temizlediği esnada silahın birden ateş aldığını belirttiği, maktul tabanca ile vurulduktan sonra sanığın koluna girerek maktulü asfalta kadar götürüp çevredekilerden yardım isteğinde bulunduğu, havlu yardımı ile maktulün yarasına tampon yaptığı, bir yandan da ''..kardeşim gitme, bir şey yok, korkma, sana bir şey olmayacak..'' şeklinde söylemlerde bulunduğunun tanık ... Gö..'in beyanı ile doğrulandığı, sanığın maktulü doğrudan hedef almadığı, ancak silah elinde iken maktulün odaya girdiğini gördüğü, sanığın eylemleri ile maktulün bulunduğu konum aradaki mesafe ve mermi giriş açısı nazara alındığında, tabancanın ateş alıp maktulün vurulabileceğini öngörmesine rağmen sonucu kabullenerek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca olası kastla insan öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/1248 Esas, 2022/1427 Karar sayılı kararının, sanığın olası kastla insan öldürme suçundan cezalandırılması yerine, suç vasfında yanılgıya düşülmesi sebebiyle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.