Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1113 E. , 2024/6771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1720 E., 2021/2882 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik ist
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1113 E. , 2024/6771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1720 E., 2021/2882 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/349 Esas, 2021/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/1720 Esas, 2021/2882 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; kasten öldürmeye teşebbüs suçunun yasal unsurları oluşmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, re’sen gözetilecek temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE Olay günü sanık ...'ın kullandığı araç ile trafikte hatalı manevra yapması üzerine, 10 yolcu ile birlikte seyir halinde olan minibüs şoförü mağdur ...'in kendisine korna çalması nedeniyle yan yana gelerek içeriği kamera görüntülerinden anlaşılmayan şekilde yaklaşık 5 saniye karşılıklı olarak araçların içerisinden konuştukları, minibüsün hareket ederek yola devam etmesi üzerine sanığın aracından aşağıya indiği, ruhsatsız ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet teşkil eden tabanca ile minibüsün arka camından giriş yapıp yolcu koltuğunu delip şoför koltuğunun yan üst kısmına denk gelecek şekilde ve elde edilen kovan sayısına göre bir adet olduğu kabul edilen sayıda ateş ettiği, sonrasında aracına binerek minibüsün arkasından yola devam ettiği anlaşılmıştır. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, uygulanması mümkün lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ile mağdur arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, trafikte yol verme meselesinden çıkan tartışmada sanığın aracından inerek minibüs şoförü mağdur ... ile birlikte 10 yolcunun bulunduğu minibüsün arkasından hedef gözetmeksizin korkutmak amacıyla bir el ateş ettiği ve olaydan sonra sanıktan ele geçirilen silahta 8 adet daha merminin bulunduğu anlaşıldığından; sanık hakkında mağdur ... ile minibüs içerisindeki diğer 10 yolcuya karşı zincirleme şekilde silahla tehdit suçundan üst sınıra yakın bir şekilde cezalandırılması gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri "suç vasfı" yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/1720 Esas, 2021/2882 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf isteminin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine ilişkin karara karşı sanık müdafiinin temyiz istemi sonucunda Dairemizce yapılan incelemede sanığın eyleminin zincirleme silahlı tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle verilen bozma kararına katılmıyorum. Şöyle ki; Dairemizce de uygun görülen oluş ve kabule göre sanık ... ile müşteki ... birbirini önceden tanımamaktadır. Olay günü sanık ... 06 DNJ ... plakalı aracıyla trafikte seyir halindeyken hatalı manevra yapmış, bunun üzerine 06 J ... plakalı ticari minibüsü sevk ve idare eden ve o sırada 12 yolcu taşıyan müşteki ... sanığı korna çalarak ikaz etmiştir. Taraflar akan ve zaman zaman da duran trafikte yan yana şeritlerde durduklarında içeriği anlaşılamayan ve kısa süren bir tartışma yaşamışlar, sonrasında harekete geçen ve sanığın kullandığı aracın önünden giden minibüsü takip eden sanık arka taraftan 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunan ruhsatsız tabancasıyla tek el ateş etmiştir. Gerek dosyadaki tutanak ve bulgulara, gerekse olaya ait Dairemizce de izlenen kamera görüntülerine göre minibüsün arka camından giren mermi camı parçalamış, araç içinde bulunan yolcuların panikle başlarını eğmelerine neden olmuş, büyük bir şans eseri kimseye isabet etmeden aralarından geçerek yine bulgulara göre şoför koltuğu tavan yan döşemesi üzerine isabet etmiş, deforme mermi çekirdeği gömlek parçası ise ön konsolda klima ve vitesin bulunduğu yere düşmüştür. Bu tespit ve bulgulara göre, Dairemizin benzer olaylardaki uygulamaları da nazara alındığında, araç içindeki hedeflere yönelik silahlı saldırı eylemlerinde, kullanılan silahın niteliğine göre mermi veya saçma tanelerinin isabet ve yoğunlaşma bölgeleri sanığın suç kastını belirlemede ölçüt olarak ele alınmakta, özellikle aracın kapıları, cam bölgeleri gibi yerlere kaydedilen isabetlerde araç içinde bulunan şoför veya yolcuların isabet almasının hedeflendiği kabul edilmektedir. Somut olayda, sanığın trafikte tartıştığı şikayetçinin kullandığı araca arka taraftan ve özellikle camlı kısmı hedefleyerek yaptığı atışın koltuklarında seyahat etmekte olan 12 yolcudan herhangi birine isabet etmeyip şoför olan şikayetçinin baş bölgesinin çok yakınında koltuğun üzerindeki tavan döşemesine gelmesi, arka camın hemen önündeki koltuğun başlık kısmında mermi sıyırması izinin bulunması, olay öncesi yaşanan kısa süreli tartışma, kullanılan elverişli silah ve olayın gelişimi birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin korkutma ve gözdağı vermenin çok ötesine geçerek öldürmeye teşebbüs boyutuna ulaştığı, dolayısıyla sayın çoğunluğun sanığın silahlı tehdit suçunu işlediği yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, öte yandan bir an için bu değerlendirmenin yerinde olduğu düşünülse bile sanığın minibüsü sevk ve idare eden trafikte tartıştığı ve hedef aldığı şikayetçiye yönelik tehdit fiilini, araçta bulunan 12 yolcuya karşı da aynı suç işleme kararı altında gerçekleştirme kastıyla hareket etmediği için eyleminin zincirleme tehdit suçunu oluşturmayacağı kanısında olmam nedeniyle sayın çoğunluğun suç vasfına ilişkin bozma kararına katılmıyorum.