Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1124 E. , 2025/2019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1350 E., 2022/2189 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1124 E. , 2025/2019 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1350 E., 2022/2189 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/102 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararı ile; a. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27/2. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, b. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, c. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d.Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e. Sanık ... hakkında maktul ...'ya yönelik kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, f. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 27/2. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/1350 Esas, 2022/2189 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılan sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...’nın maktul ...’e yönelik eylem nedeniyle vefat eden ... ile 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğine, sanık ... hakkında maktul ...’e yönelik eyleminde takdiri indirim koşullarının oluşmadığına, 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında maktul ...’ya yönelik kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, 3. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın maktul ...’i öldürdüğüne ilişkin yeterli delil bulunmadığına, üzerine atılı suçu işlemediğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın katılan ...’e yönelik eyleminde ise meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna, ancak sanık ...’in kendisine yönelik eyleminde meşru savunmada sınırın aşılmasının şartlarının oluşmadığına, sanık ... hakkında maktul ...’ya yönelik kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, 4. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...’nın maktul ...’e yönelik eylem nedeniyle vefat eden ... ile 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğine, sanık ... hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk ...’nin kendisine yönelik eyleminde meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığına, sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...’ya yönelik eylemleri nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken hatalı şekilde meşru savunmada sınırın aşılması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ...'nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığına ilişkin aldırılan adli raporun yetersiz ve hüküm kurumaya elverişsiz olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığına” ilişkin olarak, tereddüte yer bırakmayacak şekilde Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna gönderilerek cezai ehliyetiyle ilgili olarak rapor alındıktan sonra suça sürüklenen çocuk ...'nin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/1350 Esas, 2022/2189 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ... yönünden eksik inceleme nedeniyle diğer sanıklar ... ve ... yönünden ise bağlantı sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak olarak, üye ... ve ...'ün farklı gerekçeyle kararın bozulması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarih ve 2012/9-1468 Esas, 2013/101 Karar ve 04.04.2017 tarih ve 2014/13-518 Esas, 2017/208 Karar sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31. maddesinin gerekçesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (5395 sayılı Kanun) 35 ile Çocuk Koruma Kanunu Yönetmeliğinin (ÇKKY) 20/3 ve 21/3. maddelerinde belirtildiği üzere kusur yeteneğinin var olup olmadığı mahkeme veya hâkim tarafından tespit edilecektir. Bu tespit yapılırken de ÇKKY'nin 20/4. maddesi uyarınca mahkeme veya hâkim, bu yaş grubu bakımından zorunlu olarak alınması gereken suça sürüklenen çocuğun aile koşulları, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında uzman kişilerce düzenlenen sosyal inceleme raporu ile suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği hakkında adlî tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk hâlinde uzman hekim tarafından düzenlenen bilirkişi raporundaki gözlem, tespit ve değerlendirmeleri göz önünde bulundurarak, raporlarla bağlayıcı olmaksızın, her delil gibi bunları da serbestçe değerlendirip, sosyal inceleme raporu (SİR) ile birlikte suça sürüklenen çocuğun kusur yeteneğinin olup olmadığını takdir edecektir. Dosya içeriğine göre; on iki yaşını doldurmuş olup onbeş yaşının bitirmemiş olan suça sürüklenen çocuk ...’nın SİR raporunun alındığı, Adli Tıp Kurumu Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 24.12.2020 tarihinde “olayın niteliği ve yaşı da dikkate alındığında sorulan hususun Adli Tıpın yanı sıra farklı uzmanlık bilgisi (Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi) bilgisi ve deneyimi gerektirdiğinden, kişinin bu şartlara haiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına gönderilerek rapor alınmasının uygun olduğu” mütalaa edilmiş, mütalaa doğrultusunda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nın çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları hususunda akademisyen olan uzmanlar Doç Dr. ..., Doç, Dr. ... ve Dr. ... tarafından oybirliği ile verilen 20.04.2021 tarihli raporu ile bu raporla uyumlu olan aynı fakültenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 26.04.2021 tarihli raporuna göre; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten öldürmeye teşebbüs ve yaralama fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını suç tarihi itibariyle kavrayabileceği ancak fiillerin işlenişi öncesinde yaşananlar, babasının vurulması vb. göz önüne alındığında bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yetisinin henüz yeterince gelişmemiş olduğu bildirilmiştir. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli olup Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan yeniden rapor alınmasına kanaatimizce lüzum bulunmamaktadır. Yukarıda özetlenen yargı içtihatları, kanuni dayanakları ve 5237 sayılı Kanun’un 31. maddesinin gerekçesinde de açıklandığı gibi on beş yaşından küçük suça sürüklenen çocuk sanığın yargılama konusu eylemin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının ya da irade yeteneğinin azalıp azalmadığının, 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi gereğince alınan SİR raporu ile uzman hekim raporu da dikkate alınarak bizzat mahkemece belirlenmesi gereği yerine getirilmeden 5237 sayılı Kanun’un 31. maddesinden hiç bahsetmeksizin anılan Kanun’un 27/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçeyle eksik inceleme bulunduğundan bahisle anılan kararın bozulmasına ilişkin görüşe katılmamaktayız.