Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/1723 E. , 2024/7507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2096 E., 2022/1041 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/1723 E. , 2024/7507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2096 E., 2022/1041 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenini hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2019/37 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/2096 Esas, 2022/1041 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince teşebbüs nedeniyle eksik ceza tayini nedeniyle eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi özetle; eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suçun vasfına ve haksız tahrike ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ve mağdurun evli iken boşandıkları ve müşterek çocuklarından birinin cezaevinde bulunduğu, olay günü cezaevindeki çocukları ile alakalı bir meseleden dolayı sanık ve mağdurun telefonda tartıştıkları, tartışma üzerine sinirlenen sanığın yanına bıçak alarak mağdurun dükkanına gittiği, burada tartışmaya devam ettikleri, öfkelenen sanığın yanında getirdiği bıçak ile mağduru hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı, eylemine devam etmek isterken çevrede bulunan tanık tarafından engellendiği anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükmün denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçeyi içerdiği, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, yaralanmanın niteliği, sanığın mağduru tekrar bıçaklamaya çalıştığı sırada engellenmesi hususları nazara alındığında sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair takdir ve değerlendirmede isabetsizlik görülmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanığın ilk ifadesinde mağdurun müşterek çocuklarına hakaret ettiğini ve bu nedenle tartıştıklarını belirttiği, tartışmadan sonra olay yerine giden sanığın burada da mağdur ile tartışmaya devam ettiği, bu durumun tanık ... tarafından da doğrulandığı, aksi ispatlanamayan ilk ifadesinde mağdurun müşterek çocuklarına hakaret etmesi üzerine tartışmanın başladığı anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi gereği haksız tahrik nedeniyle cezasında asgari oranda indirim yapılması gerekirken indirim yapılmayarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Kabule göre de mağdurun yaralanmasının niteliğine göre sanık hakkında teşebbbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek makul oranda ceza belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklanan koşulları oluştuğu halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve teşebbüs nedeniyle eksik ceza belirlenmesi nedenleriyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/2096 Esas, 2022/1041 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereği sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.a maddesi uyarınca Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.