Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/2167 E. , 2025/681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/516 E., 2022/827 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tara
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/2167 E. , 2025/681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/516 E., 2022/827 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2020/268 Esas, 2022/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/516 Esas, 2022/827 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, eksik araştırmaya, suç vasfına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gerekçeye ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve eylemin ağırlığından bahisle lehine olan hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay günü sanık ...'in kız arkadaşı olan tanık ... ile otururken telefonunda katılan ... Özel tarafından atılan mesajları görmesi üzerine sinirlendiği ve Beyza Nur'dan katılanın telefon numarasını kendisine vermesini istediği, Beyza Nur'un numarayı vermemesi üzerine sanığın yanından ayrıldığı ve katılanın arkadaşı tanık ...'ı arayarak katılanın telefon numarasını istediği, tanık ...'in katılandan izin alarak sanığa telefon numarasını gönderdiği, sanığın katılanı arayarak sinkaflı sözlerle küfür ettiği ve olay yerine gelmesini aksi halde evine geleceğini söylediği, katılanın bunun üzerine kardeşi tanık ... ve arkadaşı tanık ... ... ile birlikte sanık ve arkadaşlarının bulunduğu parka gittikleri, katılanın sanığın yanına giderek kız arkadaşından sadece babasının telefon numarasını istemek için mesaj attığını söylediği sırada sanığın katılana küfür ettiği ve aralarında arbedenin başladığı, sanığın cebinden çıkardığı bıçak ile katılanı batın üst kısım, batın sağ orta kadran ve batın sol orta hatta toplam 4 kez bıçakladığı, bu yaralanmalarının katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bozma nedeni dışında eksik araştırmanın bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ilk haksız eylemin sanıktan geldiği, katılandan sanığa yönelen etki-tepki dengesini bozacak nitelikte haksız söz veya davranış bulunmadığı, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olduğu, sanık ile katılan arasında oluşan husumetin varlığı, darbe ve isabet sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanın yaralanmasının ağırlığı, sanığın ... öncesi ve sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanığın bıçakla katılanı batın üst kısım, batın sağ orta kadran ve batın sol orta bölgesinden yaraladığı olayda, katılan hakkında aldırılan doktor raporunda, sağ retroperitonda hematom ve sağ böbrekte aktif kanamalı 4 cm laserasyon, intraoperatif batında yaygın kanama, karaciğerde multipl laserasyonlar, sağ böbrekte hematom olduğu, karaciğerin primer onarımının yapıldığı, akciğerde solda belirgin pnömotoraks görünümü izlendiği, katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtilmesi karşısında katılan hakkında aldırılan raporların hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı anlaşılmakla, katılana ait tüm tedavi evrakları ve grafileri getirtilerek dosya aslı veya onaylı örneği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek katılanın kaç adet yaralanması olduğu, yaralanmaların niteliği, yaralanmalarının ayrı ayrı yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığına dair kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapor ile hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri "eksik inceleme ve yetersiz rapor" yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/516 Esas, 2022/827 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.