İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/2572 Karar: 2024/7020 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/2572 K.2024/7020

1. Ceza Dairesi 2023/2572 E. , 2024/7020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2321 E., 2022/1662 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk De

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/2572 E. , 2024/7020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2321 E., 2022/1662 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk De

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/2572 E. , 2024/7020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2321 E., 2022/1662 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2022 tarihli ve 2022/292 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2321 Esas, 2022/1662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tasarlamaya ilişkin uygulama maddesinin hükümden çıkartılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; tasarlama hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vekalet ücreti takdiri gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, tasarlamanın yasal koşullarının oluşmadığı, katılandan kaynaklanan haksız bir söz ya da eylem bulunmadığından sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirim hükümleri yönünden mahkemenin takdir yetkisi dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Katılan hakkında Batman Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 18.05.2022 tarihinde düzenlenen raporda yaralanmanın duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hakkında olay tarihinden 6 ay sonra rapor aldırılmasının gerektiği belirtildiği halde bu raporun aldırılmadığı da dikkate alındığında katılan hakkındaki epikriz, hasta yatış ve takip evraklerı ile ameliyat notları, film ve grafi gibi tüm tedavi evraklarının temininden sonra katılandaki kesici delici alet yaralanmalarının tereddüte yer vermeyecek ve raporlar arasındaki farklı nitelendirmeleri ortadan kaldıracak şekilde tam olarak yerlerinin tespiti, her bir yaranın müstakilen öldürücü nitelikte olup olmadığı, toraksa, batına nafiz olup olmadığı ve iç organ hasarına neden olup olmadığı, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumundan ayrıntılı rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanığın boşanma aşamasında olduğu katılan eşini kalp yaralanması, hemopnömotoraks, büyük damar yaralanması, sağ kolda kesi oluşturacak şekilde yaraladığı olayda, 13 ila 20 yıl aralığında hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanması sırasında, katılanda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek, makul ile üst sınır arasında bir ceza verilmesi yerine, yazılı biçimde 20 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte rapora, (3) numaralı bentte teşebbüsün derecesine, (4) numaralı bentte vekalet ücretine ilişkin açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/2321 Esas, 2022/1662 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla