Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/2898 E. , 2023/5267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5260 E., 2022/2873 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayı
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/2898 E. , 2023/5267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5260 E., 2022/2873 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2018/601 Esas, 2019/492 Karar sayılı kararı Esas No : 2023/2898 ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2019/5260 Esas ve 2022/2873 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığın, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde katılanı yaralaması eyleminden dolayı, yaralamanın nitelikli hallerinin bulunmadığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 ila 3 yıl arasında hak ve nesafet ilkelerine uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, orantılılık ölçütü gözetilmeden fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; hükmün gerekçesiz olduğuna, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, haksız tahrik nedeniyle yapılan indirimin yetersiz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumet bulunduğu olay günü tarafların karşılaştıkları ve aralarında tartışma çıktığı, sanığın itekleyerek katılanı uzaklaştırmaya çalıştığı ve sanığın üzerinde bulunan tabanca ile katılanın bacaklarını hedef alarak ateş ederek yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir. 3. Katılan ve tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 4. Katılan hakkında düzenlenen adli muayene raporlarında katılanının yaralanmalarının yaşamını tehlike sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı bildirilmiştir. 5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, olay anına ilişkin görüntülerin çözümünü içeren bilirkişi raporu, uzmanlık raporları ve tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kastı, güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet Esas No : 2023/2898 hükmünde temel ceza tayin edilirken asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinden ilk derece mahkemesinin sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurduğu mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık müdafiinin gerekçeye, meşru savunmaya, haksız tahrike yönelen temyiz sebepleri yönünden; İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olay anına ilişkin görüntü kayıtlarında katıalndan sanığa yönelen ve tekrarı muhakkak bir saldırı bulunmadığından meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak ve indirimin oranının isabetli olarak belirlendiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Katılan hakkında 14.03.2017 tarihli ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli raporda; "Desteksiz yürüyebildiği, sağ bacak çevresi 39 cm,sol bacak çevresi 40.5 cm, sağ ayak bileği dorsal fleksiyonu 1/5, plantar fleksiyonu 4+/5 kuvvetinde, ayak parmakları ekstansiyon 1/5, fleksiyon 2-3/5 kuvvetinde olduğu tespit edilmiş olup, kesin raporunun olay tarihinden 18 ay sonra (24 .06.2017) şahsın ikametine yakın Eğitim Araştırma veya Üniversite Hastanesinin nöroloji bölümünce muayene edilerek ve EMG tetkiki yapılarak düzenlenecek raporun tarafımıza gönderilmesinden sonra verileceği" belirtilmesine rağmen anılan bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulduğu görülmekle; katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafilerinin ilgili yerlerden temini ile birlikte, Adli Tıp Kurumundan katılanın yaralanmasının duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine ve/veya iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olup olmadığı hususlarında duraksamaya yer vermeyecek ve 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı ve 87 nci maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin adli raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de ; Katılan hakkında düzenlenen adli muayene raporlarında katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek ve hayati tehlike oluşturmayacak şekilde yaralandığı, kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin bulunmadığı ve suçta kullanılan araç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi üçüncü fıkrası (e) bendi gereğince sanığın cezasında artırım yapıldığı, bu hususun ayrıca temel cezada asgari hadden uzaklaşma gerekçesi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezaya hükmedilirken neticeye etkili olacak şekilde alt ve üst sınır arasında makul bir ceza belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2019/5260 Esas ve 2022/2873 Karar sayılı kararının eksik inceleme ve temel ceza tayini yönlerinden 5271 sayılı Esas No : 2023/2898 Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.