İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/4086 Karar: 2024/5612 Tarih: 2024

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/4086 K.2024/5612

1. Ceza Dairesi 2023/4086 E. , 2024/5612 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4002 E., 2023/246 K. MAKTULE : ... KATILANLAR : ..., ..., ..., SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vek

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/4086 E. , 2024/5612 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4002 E., 2023/246 K. MAKTULE : ... KATILANLAR : ..., ..., ..., SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vek

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/4086 E. , 2024/5612 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4002 E., 2023/246 K. MAKTULE : ... KATILANLAR : ..., ..., ..., SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin düzeltilerek esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1 maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/284 Esas, 2022/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-d-f, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.02.2023 tarihli ve 2022/4002 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın mahkumiyetine ilişkin delil bulunmadığına, olayın kazara meydana geldiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Maktule ile sanığın 28.10.2017 tarihinde evlendikleri, sanığın henüz maktule ile nişanlı olduğu dönemde ve maktulenin yanında olmadığı bir sırada bankaya başvurarak maktule adına, kendisini lehdar olarak göstererek bir hayat sigortası yaptırdığı, suç tarihinde yedi aylık hamile olan maktuleyle birlikte Fethiye'ye geldiği ve onu, sağlıklı bir insan için bile inilmesi zor olan Kelebekler Vadisinin seyir terasına indirdiği, burada etraftaki ziyaretçilerin gitmesi ve maktuleyle yalnız kalabilmek için yaklaşık üç saat beklediği, çevrede kimsenin olmadığı bir anda uçuruma daha yakın oturan maktuleyi aşağıya ittiği, yaklaşık 250 metre yükseklikten düşen maktulenin yüz, omur ve kafatası kırıklarıyla birleşik iç organ harabiyeti ve kanama sonucu öldüğü anlaşılmıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve suç vasfının tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Katılan kurum vekilinin, vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine yönelik istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince karşılanmadığı dolayısıyla katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesi uyarınca 10.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.02.2023 tarihli ve 2022/4002 Esas, 2023/246 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümüne; "Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 10.200,00TL. maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak, katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğaname'ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Sanık ile maktulün olaydan yaklaşık 8 ay önce evlendikleri, olay günü tatil için Fethiye'de bir süre gezdikten sonra Kelebekler Vadisi olarak bilinen yere gittikleri, buradan seyir terası olarak bilinen yere inerek yaklaşık 3 saat vakit geçirdikten sonra maktulün bir anda aşağı düşerek hayatını kaybettiği sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk sanığın maktulü kasten öldürmesine ilişkin cezanın onanmasına karar vermiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki, sanık aleyhine olan en önemli delil evlenmeden önce sanığın maktul ile ilgili hayat sigortası yaptırması ve tek lehdarın sanık olması hususudur. Oysa ki sanığın bu sigortayı yaptırdığı kanıtlanamamıştır. Poliçedeki imza ve yazılar maktule ait olmamakla birlikte sanığa da ait değildir. Sanığın ölümden sonra parayı almak için bir müracaatının olup olmadığı anlaşılmamıştır. Kaldı ki sanık ile maktul arasındaki münasebet nazara alındığında tek lehdarın sanık olması gayet normal bir durum olup, teminat miktarı itibariyle sanığın bu parayı alabilmek için maktul ile evlenmiş olması ve bunun için bir yıla yakın bir süre beklemesi hayatın olağan akışına aykırı olup maktulenin öldüğünde 7 aylık hamile olduğu, sanığın öldürmeyi planladığı maktulü hamile bırakmasının anlamlı olmadığı, sanığın beyanları arasındaki küçük farklılıkların mahkumiyet için yeterli olmayacağı maktulenin düştüğü yerin özellikleri itibariyle bir an için dengesini kaybedip düşmesinin son derece olanaklı olduğu, sanık ile ilgili iddianın şüpheden öteye gidemediği, mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği ve bu nedenle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz. 02.10.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla