Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/4461 E. , 2025/2867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2177 E., 2022/2606 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Katılan sanık ...'in 08.02.2019 tarihli celsede sanık
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/4461 E. , 2025/2867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2177 E., 2022/2606 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Katılan sanık ...'in 08.02.2019 tarihli celsede sanık ...'den şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve bu sanık yönünden katılan sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından katılan sanık ...'in sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan sanık ... müdafinin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Katılan ...'in sanıklar ..., ... ve ... hakkında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstinaf bozması üzerine verilen Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/139 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, kazanılmış hak sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereği sanıkların ayrı ayrı 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/2177 Esas, 2022/2606 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan sanık ... müdafii ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıklar ... ve ... hakkında ceza miktarı yönünden kazanılmış hak hükümlerinin uygulanma yeri bulunmadığına, 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; üst sınırdan ceza tayini gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanma yeri bulunmadığına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından birlikte gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; iştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan sanıkların, birinin savunulmasının diğer sanık(lar) yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla sanıklar arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu halde sanıkların aynı vekille temsil edilerek savunma haklarının kısıtlanması, 3. 5237 sayılı Kanun'un 73/5. maddesinde belirtilen "İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar." şeklindeki hükmün, madde başlığından da anlaşılacağı üzere sadece "soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" açısından geçerli olduğu, sanıkların eylemlerine uyan suçun ise şikayete tabi olmadığı dikkate alındığında, katılan ...'in ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 08.02.2019 tarihli celsede sanık ...'den şikayetçi olmadığını bildirmesinin, diğer sanıklara sirayet etmeyeceği, istinaf bozması öncesi verilen kararın katılan ... vekili tarafından sanıklar aleyhine istinaf edildiği de gözetildiğinde; sanıklar ... ve ... hakkında ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak bulunmadığı halde, bu sanıklar hakkında uygulanma yeri olmayan 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca kazanılmış haktan bahisle önceki hükümde yer alan ceza miktarları üzerinden cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle sanıklar ... ve ... haklarında eksik cezalar tayini, 4. Uygulamaya göre de; katılan ...'in aldığı 5 bıçak darbesi ile hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayat fonksiyonlarına orta (2.) derecede etki edecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; sanıklar hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasını öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek makul cezalar belirlenmesi yerine yazılı şekilde makule yakın hadden cezalar tayin edilmesi suretiyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında eksik cezalara hükmolunması, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılan sanık ...'in konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ve sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri yönünden; Katılan sanık ...'in 08.02.2019 tarihli celsede sanık ...'den şikayetçi olmadığını beyan ettiği ve bu sanık yönünden katılan sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından katılan sanık ...'in sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığından, Katılan sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alınarak, Temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (2), (3) ve (4) nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/2177 Esas, 2022/2606 Karar sayılı kararının "hatalı kazanılmış hak uygulaması, teşebbüsün derecesi, menfaat çatışması" yönleriyle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.