İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/4864 Karar: 2025/1883 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/4864 K.2025/1883

1. Ceza Dairesi 2023/4864 E. , 2025/1883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/138 E., 2023/268 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik isti

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/4864 E. , 2025/1883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/138 E., 2023/268 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik isti

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/4864 E. , 2025/1883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/138 E., 2023/268 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/362 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/138 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın maktulün oğlu olduğu ve sanığın düzenli olarak uyuşturucu ve alkol kullanması nedeniyle babası tarafından uyarıldığı, bu nedenle taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışma sonrası maktulün minderlerin üzerine yattığı, sanığın ise mutfağa giderek aldığı bıçak ile yerde yatmakta olan maktulün sol ve sağ kalçalarından yaraladığı, maktulün kaldırıldığı hastanede bir süre tedavi görüp vefat ettiği olayda maktuldeki yaralanmalardan sağ kalçadaki yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olmadığı, sol kalçadaki yaralanmanın ise büyük damar delinmesine neden olduğu ve tek başına öldürücü nitelikte olduğu, maktulün ölümü ile kesici delici alet yaralanması arasında illiyet bağı olduğu anlaşılmıştır. 1.5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, gerçekleştirilen kasten yaralama eylemi 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası veya birinci fıkrası ile birlikte üçüncü fıkrası kapsamında bulunur ve bunun sonucunda da ölüm meydana gelirse, en azından taksirle hareket etmiş olmak şartıyla faile belirtilen cezaların verileceği öngörülmektedir. Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması için; failin yaralama kastı ile hareket etmesi, mağdurun 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yaralanmış olması veya 86 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamındaki yaralama fiilinin üçüncü fıkra da ihlâl edilmek suretiyle gerçekleştirilmesi, failin eylemi ile arasında illiyet bağı bulunacak şekilde mağdurun ölmesi, failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.Buna göre, fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmeli, mağdurun yaralanacağını bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Bununla birlikte fail mağdurun yaralanmasını değil de ölmesini istemiş ve ölüm meydana gelmiş ise bu durumda kasten öldürmeden sorumlu tutulacaktır. Failin eylemi ile mağdurun ölümü arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir. Failin meydana gelen bu ölüm sonucundan, en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığın maktulün başı, göğsü ve batın bölgesi gibi hayati kısımlarını hedef almak suretiyle etkili mesafeden bıçaklayarak öldürme eylemini gerçekleştirmesinin mümkün olduğu, oysa sanığın, sabit durumda minderde yatan öleni hayati bölgeleri olmayan kalçalarını hedef alarak bıçakladığı, otopsi raporunda belirtildiği üzere ölenin, sol ve sağ kalça bölgelerinden yaralandığı ve bu yaralanmalardan sadece sol kalçadakinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu, diğerinin öldürücü nitelikte olmadığı anlaşılmakla sanığın eyleminin kasten yaralama neticesinde ölüme sebep olma suçunun kanunî unsurlarını taşıdığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca üst sınıra yakın bir ceza verilerek hüküm kurulması gerekirken, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile eylemin nitelikli kasten öldürme suçu olarak nitelendirilmesi suretiyle suç vasfında hataya düşülmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanığın eylemini evde ailenin diğer fertleri önünde gerçekleştirdiği, olayı doğrudan gören tanıklar ..., ... ve ...'in soruşturmada sıcağı sıcağına alınan ilk ifadelerinde maktulün sanığa yönelik ve haksız tahrik oluşturacak bir eyleminden bahsetmedikleri halde kovuşturma aşamasında beyanlarını değiştirerek maktulün sanığa hakaret ettiği ve dövdüğünü belirtmeleri nedeniyle sonradan değişen bu ifadelere itibar edilerek 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde suç vasfına ve haksız tahrike ilişkin açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.04.2023 tarihli ve 2023/138 Esas, 2023/268 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykrı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla