Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/4935 E. , 2023/7607 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E T U T U K L U V E T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum vekili, sanık ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek On
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/4935 E. , 2023/7607 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E T U T U K L U V E T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum vekili, sanık ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/28 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 83 üncü maddesinin birinci ikinci, üçüncü fıkraları 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/28 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, suçtan zarar gören kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2018/2283 Esas, 2018/4100 Karar sayılı kararı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nin 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK'un mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 4. Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan kurum vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.03.2020 tarihli ve 2020/173 Esas, 2020/948 Karar sayılı kararı ile hükmün sanığın eylemi nedeniyle hakkında kasten nitelikli öldürme suçundan TCK'nin 82/1-d-e maddesi ile hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde ihmali davranışla kasten öldürme suçundan TCK'nin 83/3. maddesi ile hüküm kurulması nedeniyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verildiği, bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın onanması gerektiği gerekçesiyle itirazda bulunulduğu, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 26.10.2020 tarihli ve 2020/3645 Esas, 2020/2504 Karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.11.2022 tarihli, 2020/1-466 Esas, 2022/709 Karar numaralı kararı ile itirazın reddine karar verilerek dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/23 Esas, 2023/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, delillerin yeterince tartışılmadığına, eksik incelemeye, sanığın kasti bir davranışı bulunmadığına ilişkindir. 2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri, takdiri indirime, vekalet ücretine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın eşinin ölümünden sonra, kayınbiraderi ... ile evlilik dışı ilişki yaşamaya başladığı, bu ilişkiden hamile kalan sanığın Erzurum il merkezindeki bir hastanede dünyaya getirdiği ismi konmamış iki günlük kız bebeğini, Erzurum - Tekman kara yolu arasında bulunan tenha bir ağaçlık bölgede bırakıp olay yerinden ayrıldığı, sanığın bebekten kurtulmak maksadıyla bu şekilde davrandığını ifade ettiği, 2012 yılında meydana gelen olayın üzerinden ... zaman geçmesi nedeniyle bebeğin cesedinin bulunamadığı anlaşılan olayda; sanığın kayınbiraderi ... ... ile birlikteliğinden doğurduğu bebeği beslemek, bakımını yapmak ve korumak gibi hukuki yükümlülük altında bulunduğu, bu bakımdan garantör konumunda olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, sanığın bu hukuki yükümlülüklerini de yerine getirmemekle birlikte, yeni doğmuş, savunmasız hâlde bulunan ve hiçbir ihtiyacını kendisi karşılayamayan iki günlük bebeği, güvende olduğu ortamdan alarak başkaları tarafından bulunması mümkün olmayan ıssız bir yere götürüp ölüme terk etme eyleminin, bebeğin karnını doyurmamak gibi ihmali bir hareket olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı, zira bebekten kurtulmak amacını taşıyan sanığın, öleceğini bildiği ve ölmesini istediği bebeğini ıssız bir yere götürerek kendi hâlinde bıraktığı ve bu şekilde kaçınılmaz netice olan ölümün meydana geldiği, bu nedenle sanığın öldürme eylemini, doğrudan kasıtla ve icrai bir davranışla gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık ...'in icrai davranışa eşdeğer kanundan kaynaklanan göstermesi gereken velayet yükümlülüğü kapsamında ...'i kasten öldürme eyleminin sübuta erdiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmaları, tanık beyanları, uzmanlık raporları, Adlî Tıp Kurumu raporları, kolluk tutanakları dava dosyasında mevcuttur. 3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... müdafiinin sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, delillerin yeterince tartışılmadığına, eksik incelemeye, sanığın kasti bir davranışı bulunmadığına, katılan kurum vekilinin ise takdiri indirime yönelen temyiz sebepleri yönünden İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından kasten ve icrai hareketlerle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik inceleme bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair yönler hususlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Katılan vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz sebepleri yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/23 Esas, 2023/45 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.