İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/5228 Karar: 2025/3158 Tarih: 2025

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/5228 K.2025/3158

1. Ceza Dairesi 2023/5228 E. , 2025/3158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/603 E., 2023/619 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf i

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/5228 E. , 2025/3158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/603 E., 2023/619 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf i

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/5228 E. , 2025/3158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/603 E., 2023/619 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/410 Esas, 2023/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2023/603 Esas, 2023/619 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, somut olayda sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirim hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2023/603 Esas, 2023/619 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Sanık ...'ün maktul ...'i kasten öldürdüğü sabit olan olayda sanık hakkında haksız tahrik altında adam öldürme suçundan verilen hapis cezası önce Bölge Adliye Mahkemesinde daha sonra temyiz edilmesi üzerine dairemizin çoğunluğu tarafından onanmıştır,dairemizin onama yönündeki çoğunluk görüşüne dosya da eksik inceleme bulunduğundan bahisle bozma kararı verilmesi gerektiği kanaatiyle katılmıyorum Şöyle ki; Sanık ... 56 yaşında olup dosya içindeki 2011 tarihli Erbaa Devlet Hastanesi'nden verilme heyet raporuna göre %90 görme engelli olduğu sabittir dosya da bulunan tüm ifadeler ve yine dosyadaki sanığa ait nezarethane giriş sırasında aldırılan raporda da sanığın görme engelli olduğu kayıtlıdır, sanık savunmasında kendisinin daha önce %90 görme engelli olduğunu ancak geçen yaklaşık 1 yıllık zaman içerisinde görme duyusunu tamamen kaybettiğini ve hiç göremediğini savunmuştur. Olay günü sanık ... evinde arkadaşlarıyla birlikte alkol almakta olup alkolün verdiği etkiyle taraflar karşılıklı şaka mahiyetinde küfürleşmeye başlamışlar bu sırada evde maktul ve sanığın yanında sanığın kardeşi ... yine arkadaşları ... ve ... da bulunmaktadır, Olayın oluş anını gören dosya kapsamına göre herhangi bir tanık yoktur sanık ve maktul dışında tanık ... da olayda yaralanmış ancak tanık sıfatıyla verdiği ifadelerinde kendisinin kavga anını ve öncesini görmediğini kavgadan sonra maktulün diğer odadan kendisinin bulunduğu odaya gelmesi üzerine yaralandığını anladığını kendisindeki yaranın nasıl gerçekleştiğini de bilmediğini söylemektedir. Dosyada olayın oluş şekline yönelik yapılan kabule göre sanık ve maktul her zamanki gibi alkol almaya başlamışlar maktul kendisine ait bıçağı sanıkla aynı kanepede yan yana otururken aralarına koymuş ve maktul çıkan tartışma sırasında sanık tarafından buradaki maktule ait bıçakla öldürülmüştür. Sanık savunmasında alkol alırken karşılıklı şaka mahiyetinde küfürleştiklerini ancak bir süre sonra maktulün annesine sinkaflı sözlerle hakaretler etmeye başladığını, kendisinin maktule karşı çıkarak hakaret etmemesini söylediğini ancak maktulün ayağa kalkarak sert bir cisimle kendisinin kafasına vurduğunu bunun üzerine kanepenin üzerine maktul tarafından bırakıldığını olay öncesinde yoklayarak öğrendiği bıçağı alarak kendisinin kafasına vuran maktulden kendisini korumak için salladığını, bıçağın maktule veya bir başkasına değdiğini hissettiğini ancak öldürme amaçlı bıçaklamadığını, savunma amaçlı hareket ettiğini ...’in nasıl bıçakladığını anlamadığını kendisinin hiç göremediğini ve öldürme kastı bulunmadığını savunmuştur. Dosyada bulunan sanığa ait adli rapordan kafa frontal bölgede 10 cm lik abrazyon bulunduğu bunun da sanığın maktul tarafından kendi kafasına sert bir cisimle vurulduğuna dair savunmasını desteklediği tarafımızca kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki tüm deliler birlikte değerlendirildiğinde olay öncesi aralarında hiçbir husumet olmadığı ve hatta zaman zaman maktulün kardeşi ...'nin işi olduğu günlerde maktul ... tarafından sanığa günlük işlerini görmesinde yardımcı olunduğu olay günü de tanıklar ..., ..., ... ile maktul ve sanığın sanığın evinde alkol aldıkları sırada odada tanıkların bulunmadığı bir anda aralarında çıkan tartışma üzerine sanığın maktulü göğüs bölgesinden iki kez bıçakla vurmak suretiyle öldürdüğü, bu arada olay mahallinde bulunan tanık ...’in de sırtından bıçaklandığı sabittir. Sanık olay anında kendisine saldıran maktulden korunma amaçlı bıçağı savurduğunu öldürme kastıyla hareket etmediğini savunması, dosyadaki tüm ifadelerden sanığın görme engelli olduğunu ve yine olaydan bir yıl önce alınan heyet raporunda da sanığın %90 görme kaybı bulunduğunu anlaşılması ve yine sanığın aşamalardaki savunmalarında önceden %90 görme engelli olmasına rağmen sonradan görme yetisini tamamen kaybettiğini ve hiç göremediğini belirten savunmaları karşısında; Öncelikle sanığa ait dosyadaki tüm tıbbi belgelerle birlikte sanık mevcutlu olarak Adli Tıp Kurumu ile ilgili İhtisas dairesine gönderilerek suç tarihi itibarıyla görme yetisine tamamen kaybedip kaybetmediğini, görebiliyorsa bunun yüzde kaç oranında olduğunu ve yine özellikle olayın olduğu yer ve şartlar dikkate alındığında sanığın kendisine sert bir cisimle vuran kişiyi silüet veya karartı şeklinde dahi olsa bu olay sırasında görüp göremeyeceğini, sanıktaki mevcut rahatsızlığının boyutunun tıbbi olarak belirlenmesi hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırıldıktan sonra raporun sonucuna göre sanığın olay anında kendisine yapılan saldırıya karşı savunma zaruretinde olup olmadığını, görmeyen bir kişinin böyle bir saldırıya karşı nasıl hareket edebileceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesi gerekirken gözleri gören normal bir insanmış gibi kafasından darbe alan sanığın maktulü bıçaklayarak öldürdüğü kabul edilerek verilen mahkumiyet kararının onanmasını doğru olmadığını ve dosyada eksik inceleme nedeniyle bozma karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden dairemizin bu yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla