Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/5967 E. , 2024/211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/215 E., 2022/393 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ... vekili, suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/5967 E. , 2024/211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/215 E., 2022/393 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur ... vekili, suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen tefrik kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle temyiz isteminde bulunmuş ise de tefrik kararının niteliği itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası anlamında davayı sonuçlandıran bir hüküm olmadığı ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin anılan temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdur ...'e ... sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2010/475 Esas, 2014/550 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a ... sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2010/475 Esas, 2014/550 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/3351 Esas, 2017/17221 Karar sayılı kararı ile temel cezaların 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunması gerekirken aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tayin edilmesi, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 3. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2018/215 Esas, 2022/393 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a ... sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin sanık müdafii sıfatıyla temyiz isteği; zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, eksik incelemeye, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, meşru savunma ya da ağır tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın kazanılmış hakkının ihlal edildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanık ... ile mağdurlar ... ve ... arasında yaşanan, ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığı kesin olarak tespit edilemeyen tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanığın kesici bir aletle mağdurları yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, mağdurların beyanı, mağdur ...'un yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 04.09.2013 tarihli raporu, mağdur ...'ın yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 23.12.2009 tarihli raporu, sanığın yaralanmasının niteliği hakkında düzenlenen ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 23.12.2009 tarihli raporu, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur. 3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında... Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'a ... Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca bir kat artırılması sırasında hesap hatası yapılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası yerine 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmedilen cezanın 5 yıla çıkartılması nedeniyle neticeye etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi gereğince asgari (1/4) oranda indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde (1/3) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkraları gereğince 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve bu sürelerin temyiz inceleme tarihi itibarıyla gerçekleşmediği, taraflar arasında yaşanan kavga olayında ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, sanık hakkında bozma öncesi mağdurlara karşı ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezasına, bozma sonrası ise ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmediği, sanık lehine haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı, hükmedilen ceza miktarı da dikkate alındığında başkaca uygulanabilecek lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdur ...'e ... Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle mağdur vekilinin kanun yolu başvurularının itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Mağdurlar ... ve ...'a .... Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2018/215 Esas, 2022/393 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.