Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/6235 E. , 2024/7197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1485 E., 2022/3827 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelem
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/6235 E. , 2024/7197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1485 E., 2022/3827 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/435 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3.e, 87/1.d, 87/2.b, 87/2.son, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/1485 Esas, 2022/3827 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca koşulları oluştuğu halde ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmaması eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ve meşru savunmaya ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Dosya içeriğine göre; sanığın, katılanı Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 05.11.2020 tarihli raporuna göre yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaraladığı, 29.09.2021 tarihli rapora göre de katılanda meydana gelen yaralanmanın sol gözünün işlevini yitirmesine neden olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 86/1 maddesi uyarınca ceza belirlenirken tehlike ve zararın ağırlığı birlikte değerlendirilerek üst sınıra yakın bir ceza tayini gerekirken yazılı şekilde 2 yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, mağdurda meydana gelen yaralanma ve suçta kullanılan silahın niteliği nazara alındığında sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna dair takdir ve değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz veya eylemin ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirimin oranının isabetli olduğu, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, olayda meşru savunmanın koşullarının bulunmadığı, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre belirlenen "3 yıl hapis cezasının, aynı Kanun'un 87/2-b maddesine göre iki kat arttırılarak "9 yıl hapis cezası"na hükmedilmesine rağmen devamında 5237 sayılı Kanun'un 87/1-d maddesinin belirtilmesi ve uygulama yeri olmayan 5237 sayılı Kanun'un 87/2-b-son maddesinin yazılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuşsa da bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/1485 Esas, 2022/3827 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm kısmından ''87/1-d ve 87/2-b son'' ibarelerinin çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle sanık müdafiin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstabul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2024 tarihinde karar verildi.