İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/6450 Karar: 2023/6402 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/6450 K.2023/6402

1. Ceza Dairesi 2023/6450 E. , 2023/6402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/606 E., 2022/846 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/60

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/6450 E. , 2023/6402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/606 E., 2022/846 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/60

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/6450 E. , 2023/6402 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/606 E., 2022/846 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/606 Esas, 2022/846 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 17.11.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3784 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64816 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64816 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2014 kararına karşı diğer hükümler yönünden yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09.02.2022 tarihli ve 2020/24254 Esas, 2022/1794 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verildiği, itiraz incelemesi sonucunda ise mercii Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2022/484 değişik iş sayılı kararı ile sanığın aynı fiil ile kasten yaralama suçu ile mala zarar verme suçunun oluşması ve 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca fikri içtima hükmü gereğince daha ağır olan mala zarar verme suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına karar verildiği, merci kararından sonra yapılan yargılama sonunda Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/322 Esas, 2022/656 sayılı kararı ile şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla; sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2014 tarihli ve 2013/580 Esas, 2014/416 sayılı kararının esasen kesinleşmediği ve bu nedenle denetim süresinin de başlamadığı cihetle; denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir. 2. Hâkim veya mahkemenin, kovuşturma aşaması sonucunda verdiği karar ya da hüküm, kanun yolu incelemesi ile ortadan kaldırılmadıkça veya yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü söz konusu olmadıkça aynı davaya bakma imkânı olmadığı hâlde, mahkemenin, yeniden dosyayı ele alarak verdiği karar ya da hüküm hukuken geçersizdir. Bu hüküm veya karar, kural olarak olağan kanun yolu olan itiraz, istinaf ve temyiz yoluna konu olamayacağı gibi olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluna da konu olamaz. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.10.2009 tarihli ve 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında; "...Hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu nedenlerle kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin bu nedenlerle reddine karar verilmesi” gerektiği kabul edilmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun'un "Fikri içtima" başlıklı 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "(1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. " Şeklindeki düzenleme ile, kanun koyucu, işlediği bir fiille birden fazla farklı suçu işleyen failin, fiilinin tek olması nedeniyle en ağır ceza ile cezalandırılmasını yeterli görmüş, bu şekilde non bis in idem (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz) ilkesi gereğince bir fiilden dolayı kişinin birden fazla cezalandırılmasının önüne geçilmesini amaçlamış, erime sistemini kabul etmek suretiyle, bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilmesi ile yetinilmesini tercih etmiştir. 5. 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur..." 5237 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin birinci fıkrasında ise; "(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. " Şeklindeki düzenlemeler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.09.2014 tarihli ve 2013/9-431 Esas, 2014/377 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, mağduru basit nitelikte yaralayıp ayrıca malına zarar verilmesi hâlinde failin, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme de gözetilerek daha ağır cezayı ihtiva eden mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi ile yetinilmeli, kasten yaralama suçundan ayrıca cezalandırılmasına karar verilmemelidir. 6. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralayıp gözlüğünü kırdığı iddiasıyla kamu davası açıldığı, Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2014 tarihli ve 2013/580 Esas, 2014/416 Karar sayılı kararları ile hükümlü hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından fikri içtima kuralı gereği sadece mala zarar verme suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle yapılan itirazın, merci Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/484 Değişik İş sayılı kararı ile kabulüne karar verilerek anılan kararın kaldırılmasına müteakip Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/322 Esas, 2022/656 Karar sayılı kararı ile hükümlünün eyleminin fikri içtima kuralı gereği mala zarar verme suçunu oluşturduğu kabul edilip şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, anılan kararın ise temyiz edilmeksizin 21.10.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2014 tarihli ve 2013/580 Esas, 2014/416 Karar sayılı kararına itiraz üzerine hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, merci tarafından kaldırıldığı dikkate alınmadan Mahkemece hükümlü hakkında inceleme konusu hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de anılan mahkûmiyet kararının, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu belirlenmiştir. 7. Hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi olanaklı değil ise de mevzuatta hukuken geçersiz nitelikteki kararların kendiliğinden yok sayılmasını düzenleyen bir hüküm de bulunmadığından hukuken geçersiz olan kararlar, olağan veya olağanüstü kanun yolları vasıtasıyla, hukuken geçersiz olduklarına ilişkin bir tespit yapılmadıkça şeklen varlığını koruyacaktır. 8. Yukarıda (3) numaralı paragrafta zikredilen YCGK, 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hukuken geçerli olmayan, yok hükmünde olan inceleme konusu kararların kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla