İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2023/6607 Karar: 2023/8329 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/6607 K.2023/8329

1. Ceza Dairesi 2023/6607 E. , 2023/8329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet sanık müdafii İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Esastan red onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/3301 Esas, 202

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2023/6607 E. , 2023/8329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet sanık müdafii İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Esastan red onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/3301 Esas, 202

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2023/6607 E. , 2023/8329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet sanık müdafii İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Esastan red onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/3301 Esas, 2023/4799 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.07.2023 tarihli ve KD-2023/30350 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 ... maddesi gereğince yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 ... maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinden bahisle esastan red onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık aşamalardaki savunmalarında, maktul ile tanık Y.A. arasındaki telefon görüşmesinde kendisini mezarlığa götüreceklerinin konuşulduğunu, maktulden kurtulamayacağını düşünerek korku içinde cebinde bulunan bıçak ile maktule vurduğunu beyan etmiş ise de dosyada mevcut olay anına ilişkin görüntü kayıtlarından olay yerinin çarşı merkezi olup etrafta insanlar bulunduğu, maktulün sanık ile yan yana yürürken sanığı kendisiyle birlikte yürümeye zorlayacak şekilde herhangi bir fiziki teması olmadığı, ayrıca yol boyu telefon ile konuştuğundan dikkatinin de sanığın üzerinde yoğunlaşmadığı, sanığın savunmalarında belirttiği üzere kendisine zarar verileceği hususunda bir korku ve panik hâline girmiş ise gerek etrafta bulunan insanlardan yardım istemesinin gerekse maktul ile birlikte yürümeyip onun yanından ayrılmasının mümkün olduğunun anlaşıldığı, ayrıca sanığın Mahkemede soruşturma aşamasındaki beyanlarından farklı olarak maktulde bıçak bulunduğuna ilişkin savunmalarına da olay yerinde başkaca bir bıçak bulunmaması, maktul ile sanığın arbede hâline girmiş olmaları ve sanık hakkında düzenlenen adli raporda, kesici alet ile yaralanma bulgusu tariflenmemesi hususları birlikte değerlendirilerek sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ üye sayın ...'ın "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile sanık lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bozulması" yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/3301 Esas, 2023/4799 Karar sayılı esastan red onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Olay tarihinden yaklaşık 5-6 ay kadar önce sanık ile maktul ve maktulün ağabeyi olan tanık ... arasında adı geçen tanık ...’un işletmekte olduğu bilardo salonunda tartışma yaşandığı, taraflar arasında bu tartışmadan dolayı husumet bulunduğu, olay günü, saat 13.00 sıralarında sanığın, yanında arkadaşı olan tanıklar ... ve ... bulunduğu hâlde çarşıda yürürken tanık ... ile karşılaştığı, sanık ile tanıklar ... ve ...'in beyanlarına göre, bu karşılaşmada tanık ...'un sanığa ters ters bakıp bir şeyler mırıldandığı, tanık ...'un beyanına göre ise sanığın kendisine ters ters bakıp kafa sallayarak yürümeye devam ettiği, daha sonra tanık ...'un, kardeşi olan maktulü telefonla arayarak durumu anlattığı ve maktulden sanığın yanına giderek onu tutmasını isteyip sanık ile konuşacağını söylediği, bu arada, tanıklar ... ve ... yanından ayrıldığı için yürümeye tek başına devam eden sanığın bu kez arkadaşı olan tanık Emrah ile karşılaştığı, sanık ile adı geçen tanık ayak üstü konuşurlarken maktulün yanlarına gelerek tanık Emrah'ın aşamalardaki beyanlarına göre maktulün sanığın omzuna sert şekilde vurup "iki dakika gel" diyerek sanığı yanına çağırdığı, devamında sanık ile maktulün çarşı merkezinde yan yana yürümeye başladıkları, bu sırada maktulün tanık ...'u telefonla arayarak sanığın yanında olduğunu söylediği, sanığın aşamalardaki savunmalarında, maktul ile tanık ... arasındaki telefon görüşmesinde, kendisinin maktul tarafından mezarlığa götürüleceği hususunun kararlaştırıldığını duyarak kendisini tehdit altında hissetmesi üzerine eylemini gerçekleştirdiğini beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın itirazının kabulü ile sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla