Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/8169 E. , 2025/2943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/201 E., 2023/740 K. SUÇ : İhmali davranışla kasten öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzeri
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/8169 E. , 2025/2943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/201 E., 2023/740 K. SUÇ : İhmali davranışla kasten öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2019/421 Esas, 2021/377 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85/1 ve 22/3. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2022/201 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında maktule yönelik ihmali davranışla kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 83/2-b maddesi delaletiyle 83/3 ve 53/1. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca cezasının 5 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, gerekçeye, sanığın bilinçli taksirle ya da ihmali davranışla hareket etmediğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Tüm dosya kapsamına göre; olay günü tanık ... ile maktulün birlikte eğlenmek için bir partiye gittikleri, burada maktul ile daha önceden tanışıklığı olan sanık ile karşılaştıkları, parti bittikten sonra sanık, maktul ... tanığın başka bir arkadaşlarının evine gittikleri, buradan da çıktıktan sonra sanığın maktul ile tanık ...'un yanından ayrıldığı, sanığın eroin maddesi ile birlikte temin ettiği enjektör ile maktulün evine gittiği, bu sırada tanık ...'un da maktul ile birlikte yaşadığı evde uyumakta olduğu, sanığın salonda uyuşturucu ile birlikte temin ettiği enjektör vasıtasıyla önce kendisine eroin enjekte ettiği, maktulün kendisine de eroin enjekte etmesini istemesi üzerine sonrasında maktule de eroin enjekte ettiği, maktulün kendisine eroin enjekte edilme anını fotoğraflayarak tanık ...'ye gönderdiği, evde bulunan tanık ...'un uyandıktan sonra kimseyi görememesi üzerine maktul ile sanığın maktulün odasında olduklarını düşünerek önce maktulün odasının kapısını çaldığı, ses gelmemesi üzerine kendi odasının kapalı olduğunu görüp orayı da çaldığı, sanığın birazdan geleceklerini söylemesi üzerine salona geçtiği ve beklemeye başladığı, bu sırada kız arkadaşı ... ile görüştüğü, ...'in sanık için damardan uyuşturucu madde kullandığını, gidip tekrar bakmasını söylediği, tanık ...'un tekrar odasına gittiği ancak sanığın kendisine birazdan geleceklerini söylediği, tanığın mutfağa geçerek kendisine yemek için bir şeyler hazırladığı sırada sanığın birkaç kez mutfağa gelip gittiği, bir kez de salondan sigara alıp odaya geçtiği, en sonunda tanığın yanına gelerek maktulün fenalaştığını ve nefes almadığını, ambulansa haber vermeleri gerektiğini söylemesi üzerine sağlık görevlilerinin geldiği ve maktulün yapılan müdahalelere rağmen olay yerinde öldüğü, maktulün ölümünün uyuşturucu madde zehirlenmesi sonucunda meydana geldiğinin anlaşıldığı olayda, maktulün kendi isteği ile uyuşturucu madde kullandığı, uyuşturucu maddenin koluna enjekte edilmesi sırasında arkadaşına whatsapp üzerinden kolunun da fotoğraflarını gönderdiği, sanığın maktulün uyuşturucu madde kullandıktan sonra nefes alamaması ve bayılmasının akabinde aradan uzun bir zaman geçmeden, ivedi olarak kolluk kuvvetlerini ya da sağlık hizmetlerini durumdan haber etmesi gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 98/2. maddesinde belirtilen yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde ihmali davranışla kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi yönünden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz sebepleri "suç vasfı" yönünden yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2022/201 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.