Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/8240 E. , 2023/7729 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumh
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/8240 E. , 2023/7729 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/598 Esas, 2022/747 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesini üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 02.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/13324 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93898 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93898 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 14.08.2009 tarihinde işlediği, 22.06.2011 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 30.06.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 15.01.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.06.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 15.01.2013 tarihleri arasını kapsayan 1 yıl 6 ay 15 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın mahkeme huzurunda ifadesinin alındığı 22.06.2011 tarihinden kararın verildiği 11.10.2022 tarihine kadar geçen 11 yıl 3 ay 19 günlük süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 3 yıl 30 günlük süre düşüldüğünde kalan 9 yıl 9 ay 14 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün kızı olan mağdura vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendine göre; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer." 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre ise; "Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Buna göre hükümlü hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir. 3. Hükümlünün atılı suçu 14.08.2009 tarihinde işlediği, Mahkemesince 22.06.2011 tarihinde savunmasının alındığı, 22.06.2011 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 11.10.2012 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 15.01.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 11.10.2012 ilâ 15.01.2013 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 15 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 15.01.2013 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; 22.06.2011 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 11.10.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 07.01.2021 tarihinde dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/598 Esas, 2022/747 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.