Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2023/8591 E. , 2025/3896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1861 E., 2023/306 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddi, sanık ... hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBL
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2023/8591 E. , 2025/3896 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1861 E., 2023/306 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddi, sanık ... hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma 1.Sanıklar ... ve ... hakkında ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, sanıklar ... ve ... hakkında ... ...,...,'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyiz edilemez oldukları anlaşılmıştır. 2.Sanık ... hakkında ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hüküm yönünden; sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 291. maddesinde belirtilen yasal süreden sonra yapıldığı anlaşılmıştır. 3.Sanıklar ... ve ... hakkında ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1.maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, Esas No : 2023/8591 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereği kanunen reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2016/197 Esas, 2021/261 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2021/1861 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... müdafiinin istinaf başvurusunun "sanığın adli sicil kaydında bulunan mahkumiyetlerden en ağır olanının tekerrüre esas olarak gösterilmesi suretiyle" istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, meşru savunma, haksız tahrik, lehe hükümler, seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, mükerrirlik koşullarının bulunmadığına, 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça katılmadığına, delillerin yeterince tartışılmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, öldürme kastı bulumadığına, müştekilerin şikayetten vazgeçtiğine, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanıklar ..., ..., ...'ın bir grup, müştekiler...,...,...., ... ve...’in diğer grup olduğu, gece kulübü işletilmesi ile ilgili husumetten dolayı olay günü aralarında tartışma çıktığı, birden fazla silahın kullanıldığı olayda karşılıklı kavga yaşandığı, sanıkların açtığı ateş sonucu ...'ın kasık üzerinde ve sol uyluk bölgesinden birden fazla ateşli silah mermi çekirdeği isabeti ile meydana gelen yaralanmasının ince barsakta hasar ve femurda kemik kırığı nedeniyle hayati tehlike geçirmesine ve ağır (5.) derece kemik kırığı oluşmasına neden olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; a.Müştekilerin olayın hemen sonrasında alınan beyanlarında sanık ...'ın da tartışanlar içinde olduğuna, elinde silah bulunduğuna, kavgaya katıldığına dair birbirleri ile uyumlu beyanları da gözetilerek sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünde isabetsizlik görülmemiş, Tebliğnamedeki "sanık ...'ın beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki" bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. b.Sanık ...'ın adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte mahkumiyet bulunduğu halde, mükerrirlik hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. c. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik inceleme bulunmadığı, suç vasfının doğru belirlendiği, sanıklar ..., ..., ...'ın suçu iştirak halinde fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma koşulları bulunmadığı, hükmolunun sonuç cezalar itibarıyla lehe hükümler ile seçenek yaptırımların uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinn temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. d.Sanıkların mağdur ...'ı silahla kasık üzerinde ve sol uyluk bölgesinde toplam yedi adet giriş çıkış nedeniyle hayati tehlike ve ağır (5.) derece kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaraladıkları olayda; sanıklar hakkında teşebbüs nedeniyle dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makulün üzerinde oranda bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. e.Aralarında iş yeri devri konusunda anlaşmazlık bulunan tarafların karşılaşmaları sonucu meydana gelen olayda; olayın başlangıç şekli ve gelişimine dair farklı anlatımlar bulunduğu, tarafsız tanık beyanı bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tam olarak tespit edilemediği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR 1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden; Usulüne uygun şekilde 04.03.2023 tarihinde sanık ... müdafiine tebliğ olunan kararın yasal süre içinde temyiz edilmediği, kararın tekrar tebliğe çıkarıldığı, sanık müdafiine 28.05.2023 tarihinde tebliğ olunduğu, sanık müdafiinin kararı 24.05.2023 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmış ise de; usulüne uygun 04.03.2023 tarihli tebligat sonrasında 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanıklar ... ve ... hakkında..., ... ve...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükümler yönünden; 5271 sayılı kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar v e bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 3.Sanıklar ... ve ... hakkında ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükümler yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 4.Sanıklar ... ve ... hakkında ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (2-d-e) numaralı bentlerde açıklanan "sanıklar lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği ve teşebbüste eksik ceza verilmiş olması" nedenleriyle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2021/1861 Esas, 2023/306 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereği sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, haksız tahrik konusundaki bozma nedeninin temyiz istemi reddedilen sanık ...'a 5271 sayılı Kanun'un 306/1. maddesi gereğince sirayet ettirilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde karar verildi.