Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2024/1012 E. , 2025/7842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/18 E., 2023/467 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2024/1012 E. , 2025/7842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/18 E., 2023/467 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2023/18 Esas, 2023/467 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2021/188 Esas, 2021/484 Karar sayılı kararına konu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2 ve 86/3-a maddelerince öngörülen cezanın üst sınırı, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi ilgili bölümünde yer verilen; “…İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Sanık ... hakkında, mağdur eşi İlknur’a karşı (05.06.2020 tarihinde işlediği) basit kasten yaralama suçundan, yerel mahkeme olan Kilis Asliye Ceza 2. Asliye Ceza Mahkemesince 13.04.2021 tarih, 2021/188 Esas ve 2021/484 sayılı kararı ile TCK 86/2, 86/3-a, 62/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasına ve sanık hakkında (1. Kez) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın katılan tarafından aleyhe istinafı üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 10.04.2023 tarih, 2023/18 Esas ve 2023/467 sayılı kararı ile sanık hakkında, sabıkası nedeniyle ikinci kez mükerrir olmasına rağmen birinci kez mükerrirliğine karar verildiğinden hakkında, “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verilerek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu bu kararın kesin olduğu belirtilerek, temyizen incelemeyerek, CMK 286/2-d. Maddesi gereğince RED’dine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe istinaf üzerine, TCK 58. ve CGTİHK 108/3. Maddeleri gereğince ilk defa “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk kararına muhalifim. İlk derece mahkemesince verilen kesin bir hükme, aleyhe istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf(BAM)’si tarafından TCK 58/6-7. ve CGTİHK 108/3. Maddeleri gereğince “İkinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmiş ise, bu durumda bölge adliye mahkemesinin kararı temyize konu teşkil edebilecek midir? Mükerrirlere özgü infaz rejimi TCK 58. Maddesi bir güvenlik tedbiri olarak kanunda yazılı olmasına rağmen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 tarih, 2012/364 Esas ve 2012/180 sayılı kararında,“TCK 58. Maddesinde belirtilen tekerrürü maddi ceza hukukuna ilişkin görmüş ve mahkeme kararında mutlaka mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanacağının belirtilmesi gerektiğini, belirtilmemesi halinde bunun kazanılmış hakka konu teşkil edeceğini” belirtmiştir. Yine 5275 Sayılı CGTİHK’nun 108/3. Maddesinde “Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.” Şeklinde düzenleme getirilerek, ikinci kez mükerrirliğin kararda belirtilmesi gerektiği, aksi durumda kazanılmış hakka konu teşkil edeceği belirtilmiştir. Yargıtay CGK kararlarına göre, hükümlünün cezaevinde daha fazla kalmasını sağladığından, maddi ceza hukukuna konu teşkil ettiğinden ve yine kazanılmış hakka da konu teşkil edeceğinden, kesin kararın aleyhe istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesinin TCK 58/6-7. ve CGTİHK 108/3. Maddeleri gereğince “İkinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ilk defa karar vermesi durumunda, kesin hüküm mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanarak temyizi kabil hale gelecektir. Yargıtay CGK’nun 30.11.2010 tarih, 2010/5-237 Esas ve 2010/242 sayılı kararı uyarınca, miktar itibariyle kesin nitelikte adli para cezasına hükmedildiği halde, sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirliğe özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi halinde verilen hüküm kesin olmayıp, temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Temyiz için geçerli olan bu husus, İstinaflar yürürlüğe girdiği nedenle şu an BAM’lar için de aynen geçerlidir. Yine Yargıtay CGK’nun 04.10.2023 tarih, 2023/347 Esas ve 2023/500 sayılı kararı uyarınca, “İlk derece mahkemesince verilen hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede TCK 58. Maddesi eklenmek suretiyle “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin verilen kararın temyizinin mümkün olduğuna” dair karar verilmiştir. Bu Ceza Genel Kurul kararı ile birlikte, yerel mahkemece 5 yıl veya 5 yılın altında hapis cezası verilmesi durumunda, aleyhe istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk defa TCK 58. Maddesini ekleyerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair karar vererek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar vermesi durumunda, bu karar kesin olmayacak, temyizi kabil olacaktır. İlk defa bölge adliye mahkemesince sanık hakkında tayin olunan hapis cezasına TCK 58. Maddesi eklenerek mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine uygulanmasına karar verilmesi veya istinaf tarafından ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmesi nedeniyle kesin hüküm, temyizi kabil hale gelecektir. Örneğin-1; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında neticesi sebebiyle kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. Maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-2; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında 4 yıl hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. Maddeleri gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-3; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62... maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise, -İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-b-e, 29, 62, 53... maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile mahkumiyetine “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar vermiş ise, -Bu durumda, suçun türü itibarıyla TCK 86/2. Maddesi basit kasten yaralama suçunun üst sınırı 2 yıldan az olduğu için ceza istinaf mahkemesince artırılmış olsa da CMK 286/2-d maddesi gereği ceza kesin olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına karar verdiğinden, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Sonuç olarak; Yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararları gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince katılanın aleyhe istinafı üzerine, TCK 58/6-7. ve CGTİHK’nun 108/3. Maddeleri uygulanarak, ilk defa “İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kesin kararın temyizi kabil hale geleceği nedenle, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun kararına muhalifim.